10. Hukuk Dairesi 2020/1667 E. , 2021/13024 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece uyulan bozm…
**10. Hukuk Dairesi 2020/1667 E. , 2021/13024 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemece uyulan bozma ilamımızda, “…davalı Kurum tarafından verilen cevabi yazıda, geç bildirilen ilgili belgelere nazaran tahakkuk eden primlerin davalı ... tarafından 6552 sayılı Yasa kapsamında ödendiği, hizmetlerin işleme alınması için ilgili denetmen raporunun sonucunun beklendiği belirtilmiş olduğundan, mahkemece, dava konusu hizmetlerin davacıya mal edilip edilmediği araştırılıp (ilgili denetmen raporu da ikmal edilmek suretiyle) sonucuna göre hüküm kurulması…” hususları belirtilmiş olup, bozma sonrası davalı Kurum tarafından, her ne kadar prim borcu 6552 sayılı Yasa kapsamında ödenmiş ise de, yasal defterlerde davacı adına bir ödeme gözükmediğinden işbu davanın sonucunun beklendiği belirtilmiş, mahkemece, işverenin davacının çalıştığına dair belgeleri kuruma vermesi ve çıkan borcu ödemesi nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de, söz konusu hüküm eksik incelemeye dayalıdır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, her ne kadar mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, işbu davada davalı işverenin beyanının yeterli olmadığı, mahkemece tarafların sunacağı deliller ile birlikte re’sen araştırma ilkesinden hareketle ayrıntılı araştırma yapılıp elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.