Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/13590 E. , 2024/19584 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/13590 Karar No : 2024/19584 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine y
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/13590 E. , 2024/19584 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/13590 Karar No : 2024/19584 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasından, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat veya iltisakının olup olmadığı hususunun diğer tespitler yönünden değerlendirilmesi gerektiği, ... kod adlı gizli tanığın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede; "paralel yapı Adliyede faaliyet yürütürken ben bu yapının bazı kilit isimleri ile birlikte ve onların himayesinde çalışmam nedeniyle Adliyedeki yapıya dahil olan personel hakkında daha çok bilgi sahibi olmaya başladım. Bu şekilde bilgi sahibi olduğum kişilerden bazıları (...) ... isimli kişilerdir. (...) Bu kişilerden ... diğerlerine göre örgüt içerisinde daha faal olup, bunların amirleri ya da kendi deyimleriyle abileri konumundaydı." şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyandan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat içinde olduğu kanaatine varıldığından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava aşamasında yasallık ilkesinin ihlal edildiği, öngörülebilirlik ilkesine aykırı muğlak ifadelerle mesleki ve özel hayatına müdahale edilmesinin orantısız sonuçlar doğuracağı, iltisak ve irtibat kavramlarının ceza ve disiplin hukuku açısından bir anlamının ve karşılığının olmadığı, FETÖ/PDY ile irtibatına ilişkin herhangi bir somut delilin bulunmadığı, üzerine atılı suçlamayı ve ... kod adlı gizli tanığın beyanlarını kabul etmediği ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturmada hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 19/07/2018 tarihinde sona ermiştir. 06/01/2017 tarih ve 29940 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkına Kanun Hükmünde Kararname'nin, yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun Hükmünde Kararname, 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7084 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Daire Kanun ile kanunlaşmış olup, anılan Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E:2018/79, K:2022/135 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan adli soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Uyuşmazlıkta, ilk derece Mahkemesince, herhangi bir araştırma yapılmaksızın dava konusu işlemde bulunan tespitlere yer verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olup, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge İdare Mahkemesince 31/03/2022 tarihli ara kararı yapılarak davalı idareden ve ilgili kurumlardan davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek bilgi ve belgelerin istenildiği, ancak örgütle iltisak veya irtibatına ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulamadığı görülmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturmada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, söz konusu soruşturma dosyasında, ... kod adlı gizli tanığın davacı ile ilgili olarak adliyedeki örgüt yapılanması ile ilgili bilgi sahibi olduğu, davacının yapıya dahil kişiler arasında daha faal olup ağabey konumunda bulunduğunu ifade etmesine karşılık FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı, yer, zaman ve oluşa uygun kesinliği bulunmayan bu iddia dışında davacının örgütle iltisak veya irtibatına ilişkin başkaca bir delilin elde edilemediğinin belirtildiği, dava konusu işlemde de bu tespitin dışında başkaca bir tespite yer verilmediği, Bölge İdare Mahkemesince 31/03/2022 tarihli ara kararı ile davalı idareden ve ilgili kurumlardan davacının örgütle irtibat ve iltisakını gösterecek bilgi ve belgelerin istenildiği, ancak dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden ... kod adlı gizli tanığın beyanı dışında davacının örgütle iltisak veya irtibatını gösterecek herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı görülmektedir. Bu durumda, tüm dosya kapsamında ... kod adlı gizli tanığın beyanı dışında davacının örgütle iltisakını veya irtibatını gösterecek herhangi bir delil veya tespitin dosyaya sunulmadığı, gizli tanık beyanının da yer ve zaman belirtilerek somutlaştırılmadığı ve başkaca delillerle desteklenmediği görüldüğünden tek başına davacının örgütle iltisak veya irtibatına yeterli delil oluşturmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 27/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.