11. Hukuk Dairesi 2008/8989 E. , 2010/408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2007/71 - 2008/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihala
**11. Hukuk Dairesi 2008/8989 E. , 2010/408 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2007/71 - 2008/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1971 yılından buyana güzellik ve kozmetik alanında faaliyette bulunan tanınmış bir kuruluş olduğunu, “Şekil + EzFlow Nail Systems” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı nezdinde yapılan başvurunun önce Markalar Dairesi ve daha sonra itiraz üzerine YİDK tarafından reddedildiğini, redde mesnet alınan markanın sahibinin müvekkilinin eski temsilcisi olduğunu, kötüniyetli olarak marka tescili yaptırdığını, anılan markanın hükümsüzlüğü için açtıkları davanın derdest olduğunu bekletici mesele yapılması gerektiğini, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yapılan işlemde usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, YİDK kararının iptali davalarında incelemenin YİDK kararının tesis edildiği tarihlerdeki koşullara göre yapılması gerektiği, bu nedenle hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, daha önceden tescil edilen markanın davacının başvurusu ile birebir aynı olduğu, davacı markasının tanınmış nitelikte olmasının veya davacının gerçek hak sahibi olmasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesindeki düzenlemenin önüne geçmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.