T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/479 - Karar No:2026/416 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/479 KARAR NO : 2026/416 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2023/761 E-2025/233 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/04/2026 Davacı vekili tarafı…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/479 - Karar No:2026/416 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/479 KARAR NO : 2026/416 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/03/2025 NUMARASI : 2023/761 E-2025/233 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasındaki 14.07.2016 tarihli sözleşme ile ... ilçesi ... Bölgesi İçme Suyu Şebeke Projesi Hazırlanması Hizmet Alımı İşi'nin müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, işin tamamlanarak muayene kabul işlemlerinin davalı idarece yapıldığını, sözleşme kapsamında işin %20'sinin çok üzerinde fazla imalat yapıldığını, bunun yanında müvekkili şirketin 12/10/2017 tarihinde hak edişi imzalayarak davalı idareye sunduğunu, hak ediş alacağının 06/12/2017 tarihinde muaccel hale geldiğini, hak ediş alacağının 03/09/2018 tarihinde ödendiğini, davalı idareye 1 nolu hak edişte yapılan eksiltmelere ve değişikliklere itiraz edildiğini ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek, işin bitim tarihinin 01/08/2017 olarak tespit ve revize edilmesine, iş artışından dolayı %20 ve akabinde doğan süre uzatım nedeniyle fiyat farkı toplamı olmak üzere 12/10/2017 tarihli yazı ile sunulan ek-1 nolu hak ediş tutarından bakiye 28.294,52 TL'nin temerrüt tarihi olan 06/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile tahsili ile hak ediş alacağı olan 77.408,00 TL'nin geç ödenmesi nedeni ile bu alacağın muaccel hale geldiği 06/12/2017 tarihinden itibaren ödemenin yapıldığı 03.09.2018 tarihine kadar işlemiş faiz alacağı nedeniyle 1.000,00 TL, 06/10/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; bu alacak kalemini 4.815,40 TL arttırarak, 5.815,40 TL faiz alacağının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; haksız ve mesnetsiz davanın kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle görev, yetki, zaman aşımı, hak düşürücü süre, husumet ve derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ayrıca davacı şirketin hakedişleri usulüne uygun ihtirazı kayıt koymadan almışsa, taleplerinin dinlenmesinin mümkün olmadığını, idarece sözleşme ve şartnameler doğrultusunda hareket edildiğini ve davacı iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinden kaynaklı bir gecikme ya da zararın söz konusu olmadığını, dolayısıyla davacının süre uzatımı talebinin dayanağının olmadığını, sözleşmenin 17.maddesinde bu hususun düzenlendiğini ve davacının talebinin bu madde doğrultusunda kabulünün mümkün olmayacağını, sözleşmenin 16.1.1 maddesinde ise gecikme cezaları hususunun düzenlendiğini ve meydana gelen gecikmenin davacıdan kaynaklandığını, sözleşmenin 14.maddesinde fiyat farkının düzenlendiğini, fiyat farkı verilmesinin de idareden kaynaklı bir durum olmaması nedeniyle mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 19.01.2021 tarih ve 2018/782 Esas- 2021/36 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 27.10.2023 tarih ve 2022/52 Esas- 2023/1092 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; 13.02.2024 tarihli celsede dosyanın davacının ve vekilinin duruşmada hazır olmaması, mazeret bildirmemesi ve davalı vekilinin davayı takip etmediğini beyan etmesi nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesinin 1. fıkrası gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmesi, 25.02.2025 tarihli celseye katılan davacı vekilinin 25.03.2025 tarihli celseye katılmaması, mazeret bildirmemesi, e-duruşma talebinde bulunmaması, davalı vekilinin davayı takip etmediğini beyan etmesi, Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinin 2. fıkrası gereğince davada basit yargılama usulünün uygulanması ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 320. maddesinin 4. fıkrasında yer alan basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyada yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; davacı vekilinin ağır grip rahatsızlığı(İnfluenza) nedeni ile duruşmaya katılamadığını, mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına karar verdiğini, davacı vekili rahatsızlığı mazeret olarak kabul edilerek, mahkeme kararının kaldırılması ve ıslah edilmiş hali ile alacağın 28.294,52 TL'sinin temerrüt tarihi olan 06.12.2017 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesine, alacağın 5.815,40 TL'sinin alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır