Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/5744 E. , 2024/809 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2018/5744 Karar No : 2024/809 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tur. Tes. İşlet. Yatır. İnş. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ba…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/5744 E. , 2024/809 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2018/5744 Karar No : 2024/809 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tur. Tes. İşlet. Yatır. İnş. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Balıkesir İli, Ayvalık İlçesi, Ayvalık Orman İşletme Şefliği sınırları içerisinde bulunan Pınareli Turistik Tesisinin 1995, 1998 ve 2002 yıllarında izinsiz hisse devri gerçekleştirildiğinden bahisle cari yıl proje maliyet bedelinin %3'ü oranında olmak üzere 305.291,40 TL cezanın ödenmesinin istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ayvalık Orman İşletme Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 19.01.2015 günlü inceleme raporunun, dosyadaki diğer bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesinden, davacı şirketin, 4916 sayılı Kanunun Geçici 2'nci maddesinin yürürlüğe girdiği 19.07.2013 tarihten önce 1995, 1998 ve 2002 yıllarında hisse devrirlerine ilişkin bildirimleri yapmadığı, ayrıca, davacı şirket tarafından, anılan Kanun hükmü uyarınca hesaplanan cari yıl proje maliyet bedelinin %3'ü oranında hesaplanacak miktarı ödeyeceğine ilişkin olarak 29.04.2015 günlü taahhütnamenin verildiği (iradesinin, izninin devamı yönünde olduğu) görüldüğünden 2016 yılı proje maliyet bedeli üzerinden usulüne uygun biçimde hesaplandığı anlaşılan bedelin ödenmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirketin hali hazırdaki yönetim kurulunu oluşturan ..., ... ve ... ile şirketin diğer ortağı ... Ltd. Şti.'nin şirkete 2008 yılından sonra hissedar oldukları, ilgili Bakanlıkların herhangi birinin yazılı izni alınmadan adına tahsis yapılan şirketin hisselerinin %50 ve daha fazlasının üçüncü kişilere devredilmesi, aynı oranda hisselerin üçüncü kişilere ait olan başka bir şirket ile birleşmesinin, cezayı gerektiren bir eylem olarak düzenlenmediği, 4916 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinde açıklanmayan ve ceza gerektirdiği belirtilen eylemlerin, genelge ile düzenlenebilmesinin de mümkün olmadığı, cezanın, izinsiz işlemlerin yapıldığı yıllara ilişkin proje maliyetleri üzerinden hesaplanmasının yasal bir mecburiyet olduğu, cezanın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 22/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : Dava, davacı şirketin işletmekte olduğu, Balıkesir İli, Ayvalık İlçesi, Ayvalık Orman İşletme Şefliği sınırları içerisinde bulunan Pınareli Turistik Tesisinin, 1995, 1998 ve 2002 yıllarında izinsiz hisse devri gerçekleştirildiğinden bahisle cari yıl proje maliyet bedelinin %3'ü oranında olmak üzere 305.291,40 TL cezanın ödenmesinin istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ayvalık Orman İşletme Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun "Taşınmaz malların turizm amaçlı kullanımı" başlıklı 8. maddesinin (A.) fıkrasında; "Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde bulunan, Bakanlık tarafından turizm amaçlı değerlendirilmesinde yarar görülen ve ilgili Bakanlığa bildirilen taşınmazlardan; (...) Hazine mülkiyetinde yeterli alanın bulunmadığı durumlarda, 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman sayılan yerlerden; a) Sağlık turizmine yönelik fizik tedavi tesisi veya rehabilitasyon merkezi tesislerini kapsayan konaklamalı tesisler yapılabilmesi için iklimsel ve çevresel zorunluluk bulunan, b) Termal turizmine yönelik jeotermal kaynakları bulunan, c) Kış turizmi kapsamında uygun yapı ve tesislerin yapılabileceği yeterli pist uzunluğunu ve gerekli rakımı sağlayan, d) Eko-turizm kapsamında yer alan yayla turizmi, kırsal turizm ve benzeri turizm türlerine yönelik tesislerin yer alabileceği çevresel ve sosyal anlamda imkan sağlayan, e) Golf turizmine yönelik olarak uygun iklim yapısı ve topografik özellikler dikkate alınarak uluslararası standartlara uygun tesisler gerçekleştirilmesine imkan sağlayan, f) Kıyıların coğrafi ve fiziksel yapısı nedeniyle kumsallardan, doğal manzaradan, çevresel zenginlikten, biyolojik çeşitlilikten yararlanma bakımından alt yapı ve üst yapı tesisi konusunda kolaylık sağlayan, g) Kruvaziyer ve yat gibi deniz turizmine yönelik olarak kıyıdan başka bir yerde gerçekleştirilmesi mümkün olmayan, h) Uluslararası yarışmaların yapılabileceği turizm amaçlı spor tesisleri yapılabilmesi için uygun iklim yapısı veya coğrafi özellikler sağlayan, yerler de Tarım ve Orman Bakanlığınca, bu fıkrada belirtilen usulle Bakanlığa tahsis edilir." hükmüne yer verilmiştir. 19/7/2003 tarih ve 25173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4916 sayılı Kanunun Geçici 2'nci maddesinde, "'Kanunları uyarınca turizm yatırımı yapılmak amacıyla adlarına kamu arazisi tahsis edilen ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce, ilgili bakanlıkların iznine tabi işlemleri izinsiz olarak gerçekleştiren veya sözleşmelerine aykırı davranan yatırımcılar ve işletmeciler hakkında açılan davalardan; cari yıl proje maliyet bedelinin %3'ü ile dava masraflarını defaten ödemeleri, sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve ilgili bakanlıklar ile yeniden sözleşme yapmaları kaydıyla vazgeçilir, bu şartların yerine getirilmesi kaydıyla, dava açılması gerekenler için ise dava açılmaz ve tahsisleri devam eder. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınmak kaydıyla Maliye Bakanlığınca belirlenir." hükümlerine yer verilmiştir. 4916 sayılı Kanunun Geçici 2'nci maddesinin gerekçesinde; "Turizm sektörünün ve yatırımlarının ülkemiz ekonomisi açısından önemi, yarattığı istihdam ve katma değer, ülkemizin tanıtılmasına olan katkısı, yabancı sermayenin ülkemize gelmesini sağlaması gibi hususlar ile söz konusu aykırı davranışların esasa değil de şekle ilişkin olduğu dikkate alınarak, maddede belirtilen koşulların bu yatırımcılar ve işletmeciler tarafından yerine getirilmesi kaydıyla, haklarında açılan davalardan vazgeçilmesi ve dava açılmayanlar hakkında ise, dava açılmaması ve tahsislerinin devamı amaçlanmaktadır...." açıklamalarına yer verilmiştir. Dava konusu olayın, Balıkesir İli, Ayvalık İlçesi, Altınkum Mevkiindeki ormanlık sahada otel yapımı maksadıyla 23.11.1990 tarihli Olurla 49 yıl süreyle verilen ve 03.05.1994 tarihli Olurla davacı şirkete devredilen kesin iznin iptaline ilişkin olmadığı, orman izni şartlarına aykırı olarak izinsiz hisse devri yapılmış olduğunun tespit edildiğinden bahisle iznin iptalini gerektiren bu durum için 4916 sayılı Yasayla getirilen düzenleme uyarınca tesisin cari yıl proje maliyet bedelinin %3'ü oranında bir bedelin yatırılmasının istenilmesinden kaynaklandığı anlaşılmakta olup, geçici 2. madde uyarınca bu miktarın yatırılmaması halinde dava yoluyla uyuşmazlığın çözümleneceği açık olduğundan, bu işlem dava yolu öncesi hatırlatma ve bilgilendirme amaçlı bir işlem olup kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem değildir. Bu sebeple, davanın incelenmeksizin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararının gerekçesine katılmıyorum.