TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR AYŞE ÇİLEK VE DİĞERLER İ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/34924) Karar Tarihi: 29/6/2022 R.G. Tarih ve Sayı: 7/9/2022-31946 Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 1BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucular : 1.Ayşe ÇİLEK 2.Erhan Ç İLEK 3.Recep Ç İLEK Başvurucular Vekili : Av. Menderes KARATA Ş I. BAŞVUR
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR AYŞE ÇİLEK VE DİĞERLER İ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/34924) Karar Tarihi: 29/6/2022 R.G. Tarih ve Sayı: 7/9/2022-31946 Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 1BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucular : 1.Ayşe ÇİLEK 2.Erhan Ç İLEK 3.Recep Ç İLEK Başvurucular Vekili : Av. Menderes KARATA Ş I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, mesai bitiminde kurum içinde b ırak ılmas ı gereken ate şli silahla kurum dışında işlenen cinayet ve bu cinayet temelinde aç ılan tam yarg ı davas ı süreci nedeniyle yaşam hakk ı ile adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 19/11/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 28. Devlet Malzeme Ofisi ( İdare) İstanbul Bölge Müdürlü ğü bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çal ışan C.M., görevi nedeniyle bulundurdu ğu ateşli silah ı (tabanca) 4/8/2001 tarihi mesai bitiminde i şyerinde b ırakmas ı gerekirken bu gereklili ği ihlal ederek yan ına alm ıştır. C.M., ayn ı gün gerçekle ştirdiği gasp eylemi s ıras ında daha önceden tan ımad ığı K.D. ve Y.Ç.yi yan ına ald ığı tabanca ile saat 22.00 s ıralar ında öldürmü ştür. Vefat eden ki şilerden Y.Ç., başvurucular Ay şe ve Recep Çilek'in mü şterek çocuklar ı, Erhan Çilek'in ise a ğabeyidir. 9. C.M.; K.D. ile Y.Ç.yi gasp eylemini kolayla ştırmak için öldürdü ğü hususu sabit görülerek Kartal 1. A ğır Ceza Mahkemesinin 8/7/2008 tarihli karar ı ile iki ayr ı öldürme eylemi için ayr ı ayr ı ağırlaştırılm ış müebbet hapis cezas ı ile cezaland ırılm ıştır. Ayn ı hükümle gasp suçundan da ayr ıca cezaland ırılan C.M.nin söz konusu cezalar ın bir bölümünü hücrede tecrit edilerek geçirmesine karar verilmi ştir. Hükmün temyiz incelemesi a şamas ında 26/4/2009 tarihinde fail C.M. tutulu bulundu ğu ceza infaz kurumunda vefat etmi ştir. 10. Başvurucular, C.M.nin silah ı kurum d ışına ç ıkarmas ında, dolay ısıyla cinayetin gerçekleşmesinde hizmet kusuru bulundu ğu iddias ıyla İdare ve fail C.M. aleyhine Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2002 y ılında tazminat davas ı açm ış ancak taraflar ın takip etmemesi üzerine 11/9/2003 tarihinde aç ılan dava i şlemden kald ırılm ıştır. Bu süreci takiben başvurucular 2003 y ılının sonunda Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde yine İdare ve C.M. aleyhine tazminat davas ı açm ıştır. Davan ın idareye yöneltilen k ısm ı için görevsizlik karar ı verilmiştir. Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 17/11/2011 tarihli karar ı ile 29.403,05 TL destekten yoksun kalma tazminat ının ve 800 TL manevi tazminat ın olay tarihinde n itibaren i şletilecek yasal faiziyle birlikte C.M.nin mirasç ılar ı taraf ından başvuruculara ödenmesine hükmetmi ştir. Hüküm 12/2/2013 tarihinde Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesi taraf ından onanm ıştır. 11. Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin tazminat davas ının İdareye yöneltilen kısm ı için verdi ği görevsizlik karar ı üzerine ba şvurucular 16/6/2004 tarihinde İstanbul 2. İdare Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde tam yarg ı davas ı açm ıştır. Mahkeme 10/4/2008 tarihli karar ı ile davay ı süre aşımı yönünden reddetmi ştir. Mahkeme, gerekçesinde "ölüm tarihi (2001 y ılı) itibar ıyla zarar ve eylem aras ındaki nedensellik ba ğının öğrenildiği, 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu uyar ınca, öğrenmeden itibaren bir y ıl içinde idareye ba şvurulmas ı suretiyle dava aç ılmas ı gerekirken ölümün üzerinden üç y ıl gibi bir süre geçmesinin ard ından, adli yarg ı merci taraf ından verilen görevsizlik karar ı üzerine açılan davada süre a şımı bulunduğunu" ifade etmi ştir. 12. Dan ıştay Onuncu Dairesi, süre a şımı gerekçesiyle verilen ret karar ını 12/12/2011 tarihinde bozmu ş; bozma gerekçesinde "tazminat davas ı aç ıldığı tarihte henüz fail hakk ında yürütülen ceza soru şturmas ının sonuçlanmad ığı, kusur ve zarar kavramlar ının da bu ceza yarg ılamas ı ile öğrenilebilece ği, dolay ısıyla tam yarg ı davas ı için süre a şımının söz konusu olmad ığını" ifade etmi ştir. 13. Bozma karar ına uyarak esas incelemesine geçen Mahkeme 30/5/2014 tarihli karar ı ile davay ı reddetmi ştir. Ret karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... İdarenin sorumlulu ğuna hükmedilebilmesi için baz ı şartlar gerekir. Öncelikle idarenin sorumlulu ğundan bahsedilebilmesi için, ortada idarenin bir fiilinin bulunmas ı gerekir. Fiil bir idari i şlem veya eylem şeklinde ortaya ç ıkar. Ortada idarenin bir fiili bulunmadan Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 3idarenin sorumlulu ğundan bahsedilebilmesi mümkün de ğildir. İdarenin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için ikinci olarak idarenin fiilinin kusurlu olmas ı gerekir. Kusur mevcut bir ödevin yerine getirilmesindeki eksikliktir. İdarenin sorumlulu ğundan bahsedebilmek için üçüncü olarak ortada bir zarar ın olmas ı gerekir. Dördüncü olarak da idarenin sorumlulu ğuna hükmedilebilmesi için ortaya ç ıkan zarar ın idarenin bir fiilinden kaynaklanm ış olmas ı gerekir. Di ğer bir ifadeyle zarar ile zarar veren olay aras ında illiyet bağı bulunmal ıdır. İlliyet bağından kastedilen şey, bir zarar ile bu zarar ın sebebi olan ola y aras ındaki sebep-sonuç ili şkisidir. İdareye atfedilen bir fiilden dolay ı idarenin sorumlu tutulabilmesi için, bu fiil ile zara r aras ındaki illiyet ba ğının dolayl ı bir şekilde değil doğrudan do ğruya olmas ı gerekir.Di ğer bir ifadeyle, idareye atfedilen fiil, ortaya ç ıkan zarar ın doğrudan nedeni olmal ıdır. Dava dosyas ının incelenmesinden; İstanbul Bölge Müdürlü ğü'nde güvenlik görevlisi olarak görev yapan [C.M.] isimli şahs ın mesai bitiminde görev yapt ığı kuruma tesli m etmesi gereken silah ını teslim etmeyerek davac ılar ın oğlu olan [Y.Ç.]' yi dava dosyas ında bulunan belgeden de anla şıldığı üzere Tuzla İlçe Jandarma Komutanl ığının teslim tesellüm tutanağında belirtilen 06/08/2001 tarihinde öldürmesi üzerine daval ı idare ve san ık [C.M.] aleyhine Kartal 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2002/1038 esas say ılı davas ının 03/12/2002 tarihli dilekçe ile 20/12/2002 tarihinde aç ıldığı fakat davan ın taraflarca takip edilmemesi üzerine, 11/09/2003 tarihinde i şlemden kald ırıldığı, bunun üzerine 19/12/2003 tarihinde yine daval ı idare ve san ık [C.M.] aleyhine Kartal 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2003/1337 esas say ılı davan ın aç ıldığı bu defa an ılan mahkemece 18/05/2004 tarihl i karar ı ile daval ı idareyi, davadan ay ırarak yarg ı yolu yönünde reddi karar ı vermesi üzerine bak ılan davan ın aç ıldığı anlaşılmaktad ır. Dava konusu olayda güvenlik görevlisi olan ki şiye işinden dolay ı silah verilmi ş olmas ı ve bu silahi i şyeri d ışına ç ıkararak bu silahla cinayet i şlemesi aras ında doğrudan illiye t bağı bulunmamaktad ır. Bu olayda idare cinayeti i şleyen kişiye silah vermeseydi vey a silah ını geri alsayd ı, belki cinayet i şlenmeyebilecekti. O nedenle idarenin silah verme veya geri almama i şlemi asl ında ortaya ç ıkan zarar ın bir nedenidir. Ancak bu neden hayat ın normal ak ışında kabul edilebilecek makul bir neden de ğildir. Zira söz konusu ki şi s ırf cinayet işlemek için güvenlik görevlisi olmam ıştır. Kald ı ki, bu ki şi, bu cinayeti, güvenli k görevlisi olmas ı sebebiyle kendisine silah verilmese bile ba şka bir araçla i şleyebilirdi. İşte bu nedenlerden dolay ı idarenin verdi ği silahla cinayet i şlenmesi halinde silah ın verilmesi veya geri al ınmamas ı işlenen cinayetin do ğrudan bir nedeni olmad ığından böyle bir olayd a uygun illiyet ba ğı yoktur. Dolay ısıyla idarenin ortaya ç ıkan zarardan sorumlu tutulmas ı mümkün de ğildir..." 14. Esasa ili şkin olarak verilen ret hükmünü ba şvurucular temyiz etmi ştir. Dan ıştay Onuncu Dairesi İdareden temin etti ği belgeler uyar ınca İdare bünyesinde güvenlik görevlisi olan personele zimmetlenen silahlar ın soyunma odas ında bulunan çelik kasalarda muhafaz a edildiğini, silahlar ın nöbete geli ş ve gidişlerde ilgili personel taraf ından kasadan al ınarak nöbet bitiminde kasaya b ırak ıldığını, söz konusu kasalar ın da güvenlik amiri taraf ından her saat, idari i şler şefi taraf ından ise günübirlik kontrol edildi ğini ancak C.M.nin i şlediği suçt a kulland ığı silah ın ne zaman ve ne şekilde kasadan al ındığının İdarece belirlenemedi ğini tespit etmiştir. Daire 15/4/2015 tarihli karar ı ile ret hükmünü bozmu ştur. Bozma gerekçesinin ilgili kısm ı şöyledir: "... Anayasan ın 125 inci maddesinin son f ıkras ında; idarenin eylem ve i şlemlerinden doğan zarar ı ödemekle yükümlü oldu ğu hükme ba ğlanm ıştır. İdarenin kamu hizmetinin Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 4yürütülmesinden do ğan zarardan sorumlu tutulmas ını gerektiren kuramlardan birisi d e hizmet kusurudur. İdarenin yürütmekle yükümlü oldu ğu bir hizmetin kurulu şunda , düzenleni şinde veya i şleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksakl ık veya bo şluk olarak tan ımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü i şlemesi, geç i şlemesi veya hiç i şlememesi hallerinde gerçekle şmekte ve idarenin tazmin yükümlülü ğünün doğmas ına yol açmaktad ır. 2495 say ılı mülga Baz ı Kurum Ve Kurulu şlar ın Korunmas ı Ve Güvenliklerini n Sağlanmas ı Hakk ında Kanun'un 'k ıyafet ve teçhizat' ba şlıklı 12. maddesinde, özel güvenli k teşkilat ı personelinin İçişleri Bakanl ığınca saptanan özel k ıyafetleri ile silah, teçhizat, araç ve gereçlerinin ba ğlı olduklar ı kuruluş taraf ından temin edilece ği, sağlam ve işler hald e bulundurulaca ğı, görev süresi d ışındaki zamanlarda bu kurulu ş taraf ından muhafazas ı sağlanacağı; özel güvenlik te şkilat ı mensuplar ının özel k ıyafetlerini, silah ve teçhizat ını ancak görev alanlar ı içinde veya görev d ışarıda sürdürülüyorsa, görev süresince d ışarıda da giyebilece ği ve taşıyabileceği düzenlenmi ştir. Baz ı Kurum Ve Kurulu şlar ın Korunmas ı Ve Güvenliklerinin Sa ğlanmas ı Hakk ında Kanun'un uygulanmas ına ilişkin yönetmeli ğin 'Silah, Mermi ve Teçhizat ın Muhafazas ı' başlıklı 27. maddesinde; silah, mermiler ve teçhizat ın özel oda, kasa veya dolaplarda muhafaza edilece ği, bu depo ve odalar ın beton veya ta ştan muhkem duvarl ı, kapal ı tavanl ı olacağı, kap ı ve pencerelerinin demirden yap ılacağı, muhafaza edilecek silah ve mermini n adedi az ise, demirli ku şakl ı ve takviye kilitli çelik dolap veya kasalard a bulundurulabilece ği, bu silah, mermi ve teçhizat ın muhafazas ında statülerine göre yetkil i amir veya sahiplerinin sorumlu olduklar ı hükmüne yer verilmi ştir. ... Bak ılan uyuşmazl ıkta, daval ı idarece, yukar ıda yer verilen mevzuat hükümlerinde n anlaşıldığı üzere görev alan ı dışına ç ıkar ılmas ı yasak olan ve daval ı idare bünyesind e görev yapan güvenlik görevlisine görevi gere ği tahsis edilen silah ın görev alan ın d ışına çıkar ılmas ını önlemeye yönelik etkili tedbirlerin al ınmad ığı, söz konusu silah ın ne zaman ve ne şekilde kasadan al ındığının daval ı idarece bilinmemesinin de bu durumu kan ıtlar nitelikte oldu ğu dikkate al ındığında olay ın meydan gelmesinde daval ı idarenin hizmet kusuru bulundu ğu sonucuna var ılmıştır. Bu itibarla, davan ın reddi yolunda verilen mahkeme karar ında hukuki isabet bulunmamaktad ır." 15. Mahkeme 30/5/2016 tarihinde, bozma hükmüne direnerek davan ın reddi yönündeki karar ında ısrar etmiştir. 16. Dan ıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 24/5/2018 tarihli karar ı ile ret yönündeki ısrar hükmünü onam ıştır. 17. Başvurucular an ılan nihai hükmü 3/11/2018 tarihinde tebellü ğ etmelerini n ard ından 19/11/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 18. 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci f ıkras ının (b) bendi şöyledir: "1. İdari dava türleri şunlard ır: Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 5 ... b) İdari eylem ve i şlemlerden dolay ı kişisel haklar ı doğrudan muhtel olanlar taraf ından açılan tam yarg ı davalar ı " 19. Olay tarihi itibar ıyla yürürlükte bulunan 22/7/1981 tarihli ve 2495 say ılı mülga Baz ı Kurum ve Kurulu şlar ın Korunmas ı ve Güvenliklerinin Sa ğlanmas ı Hakk ında Kanun'un "Amaç" kenar başlıklı 1. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Milli ekonomiye veya Devletin sava ş gücüne önemli ölçüde katk ısı bulunan, k ısmen veya tamamen y ıkılmalar ı, hasara u ğrat ılmalar ı veya geçici bir zaman için dahi olsa çal ışmadan al ıkonulmalar ı,ülke güvenli ği,ülke ekonomisi veya toplum hayat ı bak ımından olumsuz neticeler yaratacak, kamuya veya özel ki şilere ait kurum ve kurulu şlar ın sabotaj, yang ın, h ırsızlık, soygun, ya ğma, y ıkma burada bulunanlar ın zorla i şten al ıkoyma, sağlıklar ını ve vücut bütünlüklerini tehdit ve tehlikelere kar şı korunmas ı ve güvenliklerinin sağlanmas ı, yurt d ışına giriş çıkış yap ılan yerlerde giri ş ve ç ıkışa yarayan belgelerin kontrolu ile giri ş çıkış işlemlerinin yap ılmas ı, aranan ve giri ş çıkışı yasaklananlar ın resmi güvenlik görevlilerine tesliminin sa ğlanmas ıdır." 20. 2495 say ılı mülga Kanun'un "K ıyafet ve teçhizat" kenar ba şlıklı 12. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Özel güvenlik te şkilat ı personelinin İçişleri Bakanl ığınca saptanan özel k ıyafetleri ile silah, teçhizat, araç ve gereçleri ba ğlı olduklar ı kuruluş taraf ından temin edilir, sa ğlam ve işler halde bulundurulur, görev süresi d ışındaki zamanlarda bu kurulu ş taraf ından muhafazas ı sağlan ır. Özel güvenlik te şkilat ı mensuplar ı özel k ıyafetlerini, silah ve teçhizat ını ancak görev alanlar ı içinde veya görev d ışarıda sürdürülüyorsa, görev süresince d ışarıda da giyebilir ve taşıyabilirler." 21. 2495 say ılı mülga Kanun'un gerekçesini içeren 18/2/1981 tarihli ve 202 say ılı Baz ı Kurum ve Kurulu şlar ın Korunmas ı ve Güvenliklerinin Sa ğlanmas ı Hakk ında Kanun Tasar ısı ve İçişleri Komisyonu raporunun ilgili k ısm ı şöyledir: "Gerekçe Madde 12. 3 ncü maddenin gerekçesinde de aç ıkland ığı gibi, öze l güvenlik te şkilat ının bütün giderleri, bu te şkilat ın bağlı bulundu ğu kurulu ş taraf ından karşılanacakt ır. Herhangi bir tereddüde yer b ırak ılmamas ı için, bu te şkilat personelinin biçimi ve di ğer nitelikleri İçişleri Bakanl ığınca saptanacak özel k ıyafetlerinin, silah, teçhizat, araç ve gereçlerinin ayn ı kuruluşça karşılanacağının ayr ıca belirtilmesinde yarar görülmüştür. Özel güvenlik te şkilat ı mensuplar ının, görevlerini yapacaklar ı ve yetkilerin i kullanabilecekleri alan Kanunda aç ık ve kesin hükümlerle belli edilmi ş olduğundan özel kıyafetin, silah ve teçhizat ın ancak bu görev alan ı içinde, görev d ışarıda sürdürülüyorsa bu görev süresince, d ışarıda da giyilmesi ve ta şınmas ı öngörülmü ş, bu haller d ışında giyilmesinin ve ta şınmas ının yasaklanmas ı, hizmetin niteli ğine uygun ve kötü kullanmalar ı engelleyici bir önlem olarak dü şünülmüş ve hükme ba ğlanm ıştır." 22. Anayasa'n ın 125. maddesinin son f ıkras ında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden do ğan zarar ı ödemekle yükümlü oldu ğu belirtilmi ştir. Bu hüküm Türk hukukunda idarenin mali sorumlulu ğunun anayasal temelini olu şturmaktad ır. İdarenin kamu hukukundan kaynaklanan mali sorumlulu ğunun Anayasa'n ın 125. maddesinin son f ıkras ı Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 6haricinde bir yasal dayana ğı bulunmamaktad ır. Özel hukuktan farkl ı olarak -somut baz ı konular ı düzenleyen birkaç istisna d ışında- idarenin idari nitelikteki i şlem ve eylemlerinden doğan zararlara ili şkin mali sorumlulu ğunu düzenleyen genel bir kanun hükmü yoktur. İdarenin kamu hukuku alan ından kaynaklanan mali sorumlulu ğunun çerçevesi ile hüküm ve esaslar ı, Anayasa'n ın an ılan hükmünden yola ç ıkılmak suretiyle Dan ıştay içtihatlar ıyla belirlenmi ştir. Dan ıştay içtihatlar ına göre idarenin mali sorumlulu ğu, kusur sorumlulu ğu ve kusursuz sorumluluk şeklinde ikiye ayr ılmakta; kusursuz sorumluluk da dayand ığı sebebe göre tehlikeli faaliyetler, mesleki risk, sosyal risk ve fedakârl ığın denkleştirilmesi biçiminde tasnif edilmektedir. Kusur sorumlulu ğunda idarenin kusurlu bulunmas ı sorumlulu ğun teme l şart ı iken kusursuz sorumluluk hâllerinde idarenin kusuru bulunmasa dahi idarenin mali sorumlulu ğu diğer şartlar ın da (zarar, illiyet ba ğı) gerçekle şmesi koşuluyla- söz konusu olabilmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 28, 29, 30). V.İNCELEME VE GEREKÇE 23. Anayasa Mahkemesinin 29/6/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucular ın İddialar ı 24. Başvurucular; güvenlik görevlisi failin i şyerinde b ırakmas ı gereken silah ını, -aç ıkça yasaklay ıcı norm bulunmas ına karşın- amirlerinin ihmali nedeniyle i şyeri d ışına çıkarabildiğini, bu suretle gasp eylemini kolayla ştırmak için Y.Ç.yi öldürdü ğünü, bu bağlamda Y.Ç.nin hayat ını kaybetmesinde İdarenin sorumlulu ğu olduğunu, ayr ıca aç ılan tazminat davas ının makul süreyi a şacak şekilde oldukça uzun bir sürece yay ıldığını belirterek yaşam ve adil yarg ılanma haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 25. Anayasa n ın "Kişinin dokunulmazl ığı, maddî ve manevî varl ığı" kenar ba şlıklı 17. maddesi şöyledir: Herkes, ya şama, maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yaz ılı haller d ışında, kişinin vücut bütünlü ğüne dokunulamaz; r ızas ı olmadan bilimsel ve t ıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye i şkence ve eziyet yap ılamaz; kimse insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlar ının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmas ının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyan ın bast ırılmas ı veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdi ği emirlerin uygulanmas ı s ıras ında silah kullan ılmas ına kanunun cevaz verdi ği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci f ıkra hükmü d ışındad ır." 26. Anayasa n ın "Devletin temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Devletin temel amaç ve görevleri, ... ki şinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal huku k devleti ve adalet ilkeleriyle ba ğdaşmayacak surette s ınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 7engelleri kald ırmaya, insan ın maddî ve manevî varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmakt ır. 27. Anayasa'n ın "Hak arama hürriyeti " kenar ba şlıklı 36. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 28. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 29. Başvurucular yak ınlar ının öldürülmesine ili şkin olaylar silsilesinde İdarenin silah ın kurum d ışına ç ıkar ılmas ını engellememek suretiyle tezahür eden ihmalini esas alarak ölümde İdarenin kusurlu oldu ğu temelinde ya şam hakk ının -koruma yükümlülü ğü bağlam ında- ihlal edildi ğini, ayr ıca aç ılan tazminat davas ının uzun sürmesini esas alarak adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmektedir. Ba şvurucular ın faile ili şkin ceza yarg ılamas ı sürecine yönelik bir ihlal iddias ı bulunmamaktad ır. Başvurucular ın ileri sürdü ğü hususlar do ğrultusunda inceleme, ya şam hakk ı bağlam ında pozitif yükümlülükler (koruma) üzerinden, uzun yarg ılama iddias ı nedeniyle de adil yarg ılanma hakk ı yönünden yap ılacakt ır. 1. Yaşam Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 30. Yaşam hakk ının doğal niteliği gereği, yaşam ını kaybeden ki şi aç ısından bu hakka yönelik bir ba şvuru ancak ya şanan ölüm olay ı nedeniyle ölen ki şinin mağdur olan yak ınlar ı taraf ından yap ılabilecektir ( Serpil Kerimo ğlu ve di ğerleri , B. No: 2012/752, 17/9/2013, 41). Ba şvurucular, ba şvuruya konu olan süreçte hayat ını kaybeden Y.Ç.nin yak ınlar ı olduğundan başvuru ehliyeti aç ısından bir eksiklik bulunmamaktad ır. 31. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 32. Anayasa'n ın 17. maddesinde düzenlenen ya şam hakk ı Anayasa'n ın 5. maddesiyle birlikte de ğerlendirildi ğinde devlete pozitif ve negatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, 50) .Söz konusu pozitif yükümlülükler, bireyler aras ı ilişkiler alan ında olsa da belirtilen haklara sayg ıyı sağlamaya yönelik tedbirlerin al ınmas ını zorunlu kılar (Marcus Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, 36, 40). Al ınmas ı gereken tedbirlerin neler oldu ğu her somut olay ın kendi ko şullar ı çerçevesinde de ğerlendirilmelidir. 33. Devlet bireyin maddi ve manevi varl ığını her türlü tehlikeden, tehditten ve şiddetten korumakla yükümlüdür ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri, 51; AYM, E.2005/151, K.2008/37, 3/1/2008; E.2010/58, K.2011/8, 6/1/2011). Devletin sorumlulu ğunu Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 8gerektirebilecek şartlar alt ında can kayb ının gerçekle ştiği durumlarda Anayasa n ın 17. maddesi devlete elindeki tüm imkânlar ı kullanarak ya şam hakk ını korumak için olu şturulan yasal ve idari çerçevenin gere ği gibi uygulanmas ını, bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezaland ırılmas ını sağlayacak etkili idari ve yarg ısal tedbirleri alma görevi yüklemektedir. Bu yükümlülük -kamusal olsun veya olmas ın- yaşam hakk ının tehlikeye girebilece ği her türlü faaliyet bak ımından geçerlidir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri, 52). 34. Devlet, öncelikle ya şam hakk ına yönelen tehdit ve risklere kar şı cayd ırıcı ve koruyucu yasal düzenlemeler yapmal ı; bununla da yetinmeyerek gerekli idari tedbirleri almal ıdır. Bu ödev ayr ıca bireyin ya şam ını her türlü tehlike, tehdit ve şiddetten koruma yükümlülü ğünü de içerir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri, 51). Pozitif yükümlülükler kapsam ında devletin sahip oldu ğu koruma yükümlülü ğü, hem hukuki hem de fiilî tedbirle r alınmas ını gerektirmektedir ( R.K., B. No: 2013/6950, 20/4/2016, 75). Öte yandan ya şam hakk ının gerektirdi ği pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesi kapsam ında al ınacak tedbirlerin belirlenmesi, idari ve yarg ısal makamlar ın takdirinde olan bir husustur. Hak ve özgürlüklerin güvence alt ına al ınmas ı ad ına pek çok yöntem benimsenebilir ve mevzuatta düzenlenmi ş herhangi bir tedbirin yerine getirilmesinde ba şarısız olunsa bile poziti f yükümlülükler di ğer bir tedbirle yerine getirilebilir ( Bilal Turan ve di ğerleri, B. No: 2013/2075, 4/12/2013, 59). 35. Bir ki şinin yaşam ına yönelik gerçek ve yak ın bir tehlikenin bulundu ğunun kamu makamlar ınca bilindi ği ya da bilinmesi gereken durumlarda makul ölçüler çerçevesinde kamu makamlar ının bu tehlikenin gerçekle şmesini önleyebilecek şekilde önlem almas ı gerekir ancak özellikle insan davran ışlar ının öngörülemezli ği, öncelikler ve kaynaklar değerlendirilerek yap ılacak işlem veya yürütülecek faaliyet tercihi dikkate al ındığında poziti f yükümlülük kamu makamlar ı üzerinde a şırı yük oluşturacak şekilde yorumlanamaz ( Serpi l Kerimoğlu ve diğerleri , 53). ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 36. Yaşam ı koruma yükümlülü ğü aç ısından somut olay ın gerçekle şme biçimi, olay ı çevreleyen ko şullar ve ba şvurucular ın ileri sürdü ğü hususlar ba ğlam ında incelenmesi gereken husus; yetkili kamu makamlar ının faile ait kurum içinde b ırak ılmas ı gereken tabancan ın dışarı çıkar ılmas ı ile bağlant ılı olarak Y.Ç.nin (veya herhangi birinin) öldürülme riskini bilip bilmediklerinin veya bilmelerinin gerekip gerekmedi ğinin (öngörülebilirli ğin) ortaya konulmas ı, böyle bir durum söz konusu ise kamu görevlilerinin yetkileri çerçevesinde kendilerinden makul olarak beklenebilecek etkin ve pratik tedbirleri al ıp almad ıklar ının açıklığa kavuşturulmas ıdır. 37. Bu noktada öncelikle C.M.nin eylemine ba ğlı ölüm olay ının görevden kaynaklanan bir eylemle ilgisinin bulunmad ığının, görevin ifas ı s ıras ında gerçekleşmediğinin, bir ba şka ifadeyle kamusal bir güç kullan ımına bağlı bulunmayan ki şisel bir eylem oldu ğunun alt ı çizilmelidir. Bu perspektiften mevcut süreçte ya şama yönelen gerçek ve yak ın bir riskin varl ığının kamu makamlar ı taraf ından bilindi ği veya bilinmesi gerektiğinin söylenebilece ği bir durumun/öngörülebilirli ğin somut olayda var olup olmad ığına bakmak gerekir. 38. Fail C.M., bir kamu kurumunda çal ışan ve mesle ği gereği mesai saatleri içinde tabanca bulunduran bir güvenlik görevlisidir. İlgili normdan da anla şıldığı üzere güvenlik görevlileri belirli bir alanla (kurumla) s ınırlı olarak hizmet vermekte, o alan s ınırlar ı dâhilinde Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 9cana/mala yönelik tehlikelerin bertaraf edilmesi ve güvenli ğin sağlanmas ı maksad ıyla görev yapmaktad ır. Yukar ıda al ıntı yap ılan 2495 say ılı mülga Kanun'un 12. maddesi uyar ınca C.M.nin mesai saati bitiminde tabancas ını kurum içinde b ırakmas ı, kurum d ışına çıkarmamas ı gerekmektedir. Bu gereklili ğin ilgili yasal düzenleme ve gerekçesine bak ıldığında güvenlik görevlisinin görev alan ı ve yetkisinin belirli bir alanla s ınırlanmas ı, ilgili teçhizat ı ancak görev alan ı sınırlar ı içinde kullanmas ının mümkün olmas ı, bu kullan ım kısıtının hizmetin niteli ğine uygun dü şmesi ve son olarak kötü kullan ımın engellenmesi gibi mülahazalardan ileri geldi ği anlaşılm ıştır. 39. C.M.nin silah ını mesai bitiminde kurum içinde b ırakmas ının şart olduğu hususunda bir duraksama bulunmamaktad ır. C.M.nin gasp eyleminde ve gasb ı gerçekleştirmek için i şlediği cinayette kurum taraf ından kendisine görevi nedeniyle verilmi ş tabancay ı kulland ığı aç ıktır. Hatta söz konusu tabancan ın eylem s ıras ında C.M.nin yan ında bulunmas ının suçu kolayla ştırdığı da söylenebilecektir. Ancak ya şam ı koruma yükümlülü ğüne ilişkin güvenceler perspektifinde de ğerlendirildi ğinde gerçekle şen olumsu z neticenin güvenlik görevlisinin silah ının kurum içinde tutulmamas ı biçimindeki idarenin fiilinin do ğrudan ve uygun sonucu oldu ğu söylenememektedir. Ya şam hakk ı bağlam ında bir ihlal sonucuna ula şılabilmesi için ya şama yönelik gerçek, yak ın bir riskin öngörülebili r olmas ı ve buna kar şın makul önlemlerin al ınmam ış olmas ı şartt ır. 40. Tüm bu belirlemelerle birlikte tabancan ın C.M.nin yan ında bulunmas ının, daha doğru ifadeyle -gerçekle şen sonuçtan ba ğıms ız olarak- C.M.nin tabancay ı kurum d ışına çıkarm ış olmas ının herhangi birinin ya şam ı yönünden gerçek, aç ık ve öngörülebilir bir risk oluşturduğunu söylemek için tek ba şına yeterli bir veri oldu ğunu değerlendirmek mümkün görünmemektedir. Zira kamu makamlar ı için riskin öngörülebilirli ği bağlam ında, görev ve yetki alan ının s ınırlılığı itibar ıyla tabancas ını kurum içinde b ırakmas ı gereken C.M.nin daha önce benzer suçlar i şlediğine, suç i şlemeye e ğilimli oldu ğuna, tabanca ta şımas ının risk taşıdığına/tehlikeli biri oldu ğuna, Y.Ç.ye husumet besledi ğine ve/veya eyleminin pek muhtemel oldu ğuna ilişkin bir iddia ba şvurucular taraf ından ileri sürülmemi ş; bu hususlara işaret eden/emare te şkil edebilecek herhangi bir veri sunulmam ış/tespit edilememi ştir. Tabancan ın görev bitiminde kurum içinde b ırak ılmamas ına dair ihmal d ışında yaşama yönelik riskin öngörülebilirli ğin başka verilerle desteklenmesi gerekmektedir. Ayr ıca 2495 say ılı mülga Kanun'un gerekçesinde yer verilen kötü kullan ımın engellenmesi yönündeki mülahaza, kategorik olarak ate şli silah bulunduran her kamu görevlisinin -ço ğu zaman öngörülemez eyleminin- do ğrudan aç ık öngörülebilir risk olarak kabulü için yeterli de ğildir. Aksi düşünceyle, görevi nedeniyle silah bulunduran tüm çal ışanlar ın kurum içinde ve/veya dışında insanlar ın yaşam ına yönelik aç ık, gerçek ve öngörülebilir bir risk ta şıdığını kabul etmek kamu makamlar ına s ınırlar ı belirsiz, a ğır bir külfet yüklemek anlam ına gelecektir. 41. Bu perspektif ba ğlam ında görevi gere ği mesai saatleri ile s ınırlı da olsa ate şli silah taşıyabilen, daha önce benzer -suça yönelik- davran ışlar gösterdi ğine, sab ıkas ı bulunduğuna, tehlike arz eden biri oldu ğuna dair emare bulunmayan güvenlik görevlisinin silah ının kurum içinde muhafaza edilmemesi şeklindeki idari ihmalin ölüm sonucu ve riskin öngörülebilirli ği ile doğrudan ve uygun bir ba ğlant ı teşkil etmedi ği değerlendirilmi ştir. Bir başka ifadeyle ate şli silah ın mesaiden sonra muhafaza alt ına al ınmamas ı ile -öngörülemez insan davran ışlar ına bağlı olarak, görev sonras ı/kişisel alanda gerçekle şen- ölüm sonucu aras ında doğrudan ba ğlant ı kurulmas ının kamu makamlar ı üzerinde a şırı bir külfet yüklenmesi anlam ına geleceği değerlendirilerek ya şam hakk ına yönelik bir ihlal bulunmad ığı sonucuna ula şılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 1042. Aç ıklanan gerekçelerle ya şam hakk ının ihlal edilmedi ğine karar verilmesi gerekir. Selahaddin MENTE Ş bu görüşe kat ılmam ıştır. 2. Adil Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 43. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden 44. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyu şmazl ıklara ilişkin idari yarg ılaman ın süresi tespit edilirken sürenin ba şlang ıç tarihi olarak davan ın ikame edildi ği tarih; sürenin sona erdi ği tarih olarak -ço ğu zaman icra a şamas ını da kapsayacak şekilde- yarg ılaman ın sona erdi ği, yarg ılamas ı devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin şikâyetle ilgili karar ını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Aky ıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, 45, 47). 45. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyu şmazl ıklara ilişkin idari yarg ılama süresinin makul olup olmad ığı değerlendirilirken yarg ılaman ın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, taraflar ın ve ilgili makamlar ın yarg ılama sürecindeki tutumu ve ba şvurucunun yarg ılaman ın süratle sonuçland ırılmas ındaki menfaatinin niteli ği gibi hususlar dikkate al ınır (Selahattin Aky ıl, 41). 46. Başvurucular ın hizmet kusuruna dayal ı olarak do ğru yarg ı yolu olan idari yarg ı merciinde 16/6/2004 tarihinde açt ığı tam yarg ı davas ı 24/5/2018 tarihinde sonuçlanm ıştır. An ılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer ba şvurularda verdi ği kararlar dikkate alındığında 14 y ıl gibi bir sürede gerçekle şen yarg ılaman ın makul sürede tamamlanmad ığı sonucuna varmak gerekir. 47. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 48. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir. (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 11tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 49. Başvurucular, adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddia yönünden toplam 300.000 TL manevi tazminat talep etmi ştir. 50. Somut olayda, makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. 51.İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında net 81.000 T L tutar ındaki manevi tazminat ın başvuruculara mü ştereken ödenmesine, tazminata ili şkin diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekir. 52. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 4.500 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 4.794,70 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara mü ştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Ya şam hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA OYB İRLİĞİYLE, 2. Adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYB İRLİĞİYLE, B. 1. Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ının İHLAL EDİLMEDİĞİNE Selahaddin MENTE Ş'in karşıoyu ve OYÇOKLU ĞUYLA, 2. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ı nan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki makul sürede yarg ılanma hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE OYBİRLİĞİYLE, C. Makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlali nedeniyle net 81.000 TL manevi tazminat ın başvuruculara MÜ ŞTEREKEN ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDDİNE, D. 294,70 TL harç ve 4.500 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 4.794,70 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara MÜ ŞTEREKEN ÖDENMES İNE, E. Ödemelerin karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin bilgi için İstanbul 2. İdare Mahkemesi (E.2016/850, K.2016/1143) ile Dan ıştay Onuncu Dairesine (E.2014/5412, K.2015/1852) GÖNDER İLMESİNE, Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 12G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 29/6/2022 tarihinde karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Üye Üye Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 13KARŞIOY Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm 2018/34924 esas say ılı dosyada, say ın çoğunluk başvurucunun ya şam hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna ancak Anayasa Mahkemesi nin 17. Maddesinin güvence alt ına al ınan yaşam hakk ının ihlal edilmediğine karar vermi ştir. Aşağıda aç ıklad ığım sebeplerle ba şvurunun kabul edilebilir oldu ğuna ve ya şam hakk ının ihlal edildi ğine karar verilerek somut olay incelenip etkili soru şturma yükümlülü ğü yerine getirilmesi amac ıyla ihlal karar ı verilmesi gerekti ği düşüncesiyle say ın çoğunluğun görüşüne kat ılmad ım. Olay ve olgular mahkememizin gerekçeli karar ında özetlenmi ştir. Başvuruya konu olay, mesai bitiminde kurum içinde b ırak ılmas ı gereken ate şli silah ı kurumda b ırakmad ığı için kurum d ışında işlenen cinayet nedeniyle ya şam hakk ının ihlal edildiğine ilişkindir. Devlet Malzeme Ofisi İstanbul Bölge Müdürlü ğünde güvenlik görevlisi olarak çal ışan C.M kurumda b ırakmas ı gereken silah ı b ırakmayarak planlam ış olduğu kast eyleminde iki ki şiyi öldürmü ştür. Başvurucular vefat eden Y.Ç nin yasal mirasç ılar ı ve ağabeyidir. Başvurucular ın Asliye Hukuk Mahkemesine açm ış olduklar ı dava adli ve idari yarg ıda geçen süreçlerden sonra Dan ıştay İdari Dava Daireler Kurulunun 24/05/2018 tarihli karar ı ile ret yönündeki ısrar hükmünü onamas ıyla yarg ısal süreç nihayete ermi ştir. Başvurucular bu süreci Anayasa Mahkemesine ta şımışlard ır. Anayasa Mahkemesinin ya şam hakk ı kapsam ında devletin sahip oldu ğu poziti f yükümlülükler aç ısından benimsedi ği temel yakla şıma göre devletin sorumlulu ğunu gerektirebilecek şartlar alt ında gerçekle şen ölüm olaylar ında Anayasa n ın 17. maddesi devlete, elindeki tüm imkânlar ı kullanarak bu konuda ortaya konulmu ş yasal ve idari çerçevenin ya şam ı tehlikede olan ki şileri korumak için gere ği gibi uygulanmas ını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup sorumlular ın ortaya ç ıkar ılmas ını sağlayacak etkili idari ve yarg ısal tedbirleri alma görevi yüklemektedir. Bu yükümlülük -kamusal olsun vey a olmas ın- yaşam hakk ının tehlikeye girebilece ği her türlü faaliyeti kapsamaktad ır (Serpi l Kerimoğlu ve diğerleri , 52). Yaşam hakk ı kapsam ında hukuki sorumlulu ğu ortaya koymak ad ına adli ve idari yarg ıda aç ılacak tazminat davalar ında makul derecede ivedilik ve özen şart ının yerine getirilmesi, dolay ısıyla derece mahkemelerinin bu tür olaylara ili şkin yürüttükleri yarg ılamalarda, Anayasa'n ın 17. maddesinin gerektirdi ği seviyede bir inceleme yap ıp yapmad ıklar ının Anayasa Mahkemesi taraf ından değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira derece mahkemeleri taraf ından bu konuda gösterilecek hassasiyet, yürürlükteki yarg ı sisteminin daha sonra ortaya ç ıkabilecek benzer hak ihlallerinin önlenmesinde sahip oldu ğu önemli rolün zarar görmesine engel olacakt ır (Perihan Uçar , B. No: 2013/5860, 1/12/2015, 52). Bu ilkeler ışığında somut olay incelendi ğinde idareye kar şı aç ılan davada idari yarg ı organlar ı cinayet zanl ısının silah ı idareye teslim etmemesi nedeniyle yap ılan başvurularda Başvuru Numaras ı: 2018/34924 Karar Tarihi : 29/6/2022 14cinayet ile silah ın teslim edilmemesi aras ında doğrudan illiyet ba ğı olmad ığını gerekçe göstererek idareyi sorumlu tutmam ışlard ır. Ancak Anayasa n ın 125. Maddesinin son fıkras ında; idarenin eylem ve i şlemlerinden do ğan zarar ın ödemekle yükümlü oldu ğu hükme bağlanm ıştır. İdarenin kamu hizmetinin yürütülmesinden do ğan zarardan sorumlu tutulmas ını gerektiren durumlardan birisi de hizmet kusurudur. İdarenin yürütmekle yükümlü oldu ğu bir hizmetin kurulu şunda düzenleni şinde veya i şleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksakl ık veya boşluk olarak tan ımlanabilen hizmet kusuru; hizmetinin kötü i şlemesi, geç i şlemesi veya hiç i şlememesi hallerinde gerçekle şmekte ve idarenin tazmin yükümlülü ğünün doğmas ına yol açmaktad ır. 2495 say ılı mülga Baz ı Kurum Ve Kurulu şlar ın Korunmas ı ve güvenliklerinin Sağlanmas ı Hakk ında Kanun un k ıyafet ve teçhizat ba şlıklı 12. Maddesinde, özel güvenlik teşkilat ı personelinin İçişleri Bakanl ığınca saptanan özel k ıyafetleri ile silah, teçhizat, araç ve gereçlerinin ba ğlı olduklar ı kuruluş taraf ından temin edilece ği, sağlam ve i şler halde bulundurulaca ğı, görev süresi d ışındaki zamanlarda bu kurulu ş taraf ından muhafazas ı sağlanacağı; özel güvenlik te şkilat ı mensuplar ının özel k ıyafetlerini, silah ve teçhizat ını ancak görev alanlar ını içinde veya görev d ışarıda sürdürülüyorsa, görev süresince d ışarıda da giyebilece ği ve taşıyabileceği düzenlenmi ştir. Baz ı Kurum Ve Kurulu şlar ın Korunmas ı Ve Güvenliklerinin Sa ğlanmas ı Hakk ında Kanun un uygulanmas ına ilişkin yönetmeli ğin Silah, Mermi ve Teçhizat ın Muhafazas ı başlıklı 27. Maddesinde; silah, mermiler ve teçhizat ın özel oda, kasa veya dolaplarda muhafaza edilece ği, bu depo ve odalar ın beton veya ta ştan muhkem duvarl ı, kapal ı tavanl ı olacağı, kap ı ve pencerelerinin demirden yap ılacağı, muhafaza edilecek silah ve merminin adedi az ise, demirli ku şakl ı ve takviye kilitli çelik dolap veya kasalarda bulundurulabilece ği, bu silah, mermi ve teçhizat ın muhafazas ında statülerine göre yetkili amir veya sahiplerini n sorumlu olduklar ı hükmüne yer verilmi ştir. Yukar ıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anla şıldığı üzere görev alan ı dışına çıkar ılmas ı yasak olan ve daval ı idare bünyesinde görev yapan güvenlik görevlisine görevi gereği tahsis edilen silah ın görev alan ın d ışına ç ıkar ılmas ını önlemeye yönelik etkili tedbirlerin al ınmad ığı, söz konusu silah ın ne zaman ve ne şekilde kasadan al ındığının daval ı idarece bilinmemesinin de bu durumu kan ıtlar nitelikte oldu ğu dikkate al ındığında olay ın meydan gelmesinde daval ı idarenin hizmet kusuru bulundu ğu somut olay çerçevesinde değerlendirilmelidir. Başvuruya konu olay nedeniyle idare, silah ın görev alan ına d ışına ç ıkmas ıyla ilgili adli ve idari bir süreç i şletmemiştir. İdarenin hizmet kusurunun aç ık olmas ına rağmen adli süreç başvurucular ının aleyhine sonuçlanm ıştır. Kamu görevlilerinin yerine getirmedikleri sorumluluklar ı ile ölümler aras ındaki illiyet ba ğı tart ışılıp göz önünde tutulmal ıdır. Yarg ısal sürecin bu şekilde sonuçlanmas ı kamu görevlilerinin sorumluluklar ının tespit edildi ğinin ve benzer olaylar ın gerçekle şmesi önlenerek ya şam hakk ının korunmas ı amac ıyla yarg ısal sürecin etkin bir şekilde uyguland ığı sonucunu do ğurmad ığı izlenimini vermektedir. Yukar ıda belirtti ğim gerekçelerle ya şam hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılarak Say ın çoğunluğun görüşüne kat ılmad ım. Üye Selahaddin MENTE Ş