3. Hukuk Dairesi 2015/15549 E. , 2016/2532 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİKİLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2015 Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dav…
**3. Hukuk Dairesi 2015/15549 E. , 2016/2532 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİKİLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2015 Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası .. ile, davalı annesi ..'ın ... Aile Mahkemesi'nin ... kararı ile boşandıklarını, boşanma ile müşterek çocuklarından Sıla'nın velayetinin baba ....'a, müşterek çocuk Göktuğ'un velayetinin davalı ...'a bırakıldığını, ancak müşterek çocukların boşanma kararından sonra baba ...'un yanında kaldıklarını, Göktuğ'un tüm giderlerinin de baba tarafından karşılandığını, davacının okul giderlerinin bulunması nedeniyle davacı için aylık 700 TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş, Dairemizin ... sayılı ilamı ile "... Nafaka istemine ilişkin davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile bozulmuş, bozma sonrası mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 300,00-TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Kural olarak hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hüküm veremez (HUMK md.73, HMK md.27). Yasanın bu hükmü yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve davanın sonuçlandırılabilmesi için konulmuştur. Bu nedenle, taraf teşkilinin sağlanması ve davalının savunma hakkını kullanması kamu düzeni ile ilgili olmakla mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi öncelikle tarafların duruşma gününden usulünce haberdar edilmesi ve böylece taraf teşkilinin sağlanması ile mümkündür. Bu yolla kişi, hangi yargı merciinde duruşması bulunduğuna, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğuna, yargılamanın safahatına, duruşmanın hangi tarihte yapılacağına, verilen kararın ne olduğuna, Tebligat Kanununda açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile vakıf olabilecektir. Taraf teşkili sadece davanın açılması aşamasında değil, yargılamanın diğer aşamalarında da önem taşımaktadır. (HGK.23.11.2011 gün ve 11-554 Esas-684 Karar)