15. Ceza Dairesi 2015/3059 E. , 2015/29467 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.
**15. Ceza Dairesi 2015/3059 E. , 2015/29467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Suça sürüklenen çocuğun... Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunduğu, müşahede bölümünde bulunduğu sırada söz konusu bölümdeki elektrik prizi, floresan, çağrı butonu, banyo duş başlığı, klozet, camlar ve süngerli odanın duvarlarında bulunan süngerlere zarar verdiği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, suça sürüklenen çocuk ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK'nın 50/3.maddesi gereğince, fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/10/2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. Karşı oy; Karşı oy yazısının konusu, kamu malına zarar verme suçundan mahkûm olan ve önceden kesinleşmiş hapis cezalarından sabıkası bulunan sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesi gereğince para cezasına çevrilmesinin zorunlu olup olmadığına ilişkindir. Suç tarihi 26.4.2012'dir ve sanık 13.2.1995 doğumludur. Sanığın önceden 5237 sayılı TCK'nın 265/1,4, 31/3 md.lerinden 1 yıl 2 ay hapis; 125/1,3, 31/3 md.lerinden 1 yıl 2 ay hapis, 142/1 A, 31/3 2 yıl 8 ay hapis cezası ile başka suçlardan para cezasına dair kesinleşmiş mahkûmiyetleri ve ayrıca HAGB ile sonuçlanan bilgileri mevcuttur. 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmündeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla,” ibaresi, ön şart niteliğindedir. Çünkü bu ön şart, cümlenin başında belirtilmiş ve vürgül ile ayrılarak devamında diğer hususların alt özellikleri gösterilmiştir. Bu bağlamda; a) Mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası, b) Fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış, c) Altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, Birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir; ayırımlarının uygulanabilmesi için ön şart, sanığın daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmasıdır. Nitekim bu durum madde gerekçesinde “Maddenin üçüncü fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının adli para cezası veya diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi açısından mahkemenin takdir yetkisinin olmadığı hâller belirlenmiştir. Bu hâllerde, mahkeme kısa süreli hapis cezasını adli para cezasına veya diğer seçenek tedbirlerden birine çevirecektir. Bunun için kişinin daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve hükmolunan hapis cezasının otuz günden fazla olmaması gerekir.” şeklinde belirtilmiş ve devamında, “Keza, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” denilerek onsekiz yaşını dolduramış sanıklar için de “keza” vurgusuyla “daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla,” ibaresi ikinci kez ifade edilmiştir. Başka bir anlatımla, madde gerekçesinde hapis cezasının otuz günden fazla olmadığı hallerde “daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak” koşulu söylendikten sonra, aynı koşulun onsekiz yaşını dolduramış sanıklar için de gerekli ve geçerli olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmiştir. Anayasa'nın 38. ve 5237 sayılı TCK'nın 2. maddesindeki “suçta ve cezada kanunilik ilkesi” de gözetildiğinde “daha önce hapis cezasına mahkûm edilmiş olan” onsekiz yaşını doldurmamış sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesindeki şartlar bulunmadığından mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesiyle bozma yönündeki Sayın Çoğunluğun kararına katılamıyorum.