Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4051 E. , 2024/2154 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4051 Karar No : 2024/2154 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … VEKİLİ: Av. … 2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGIL…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4051 E. , 2024/2154 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4051 Karar No : 2024/2154 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … VEKİLİ: Av. … 2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Güvenlik ve Temizlik Malzemeleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2010 yılına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve … ila …, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu … takip numaralı ödeme emri ve … takip numaralı ödeme emri içeriği 8, 9, 14, 15, 16, 18, 19, 20 sıra numaralarında yer alan kamu alacağının, davacı tarafından 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırılarak ödendiği, …, …, … ve … takip numaralı ödeme emirleri ve … takip numaralı ödeme emrinin diğer kısmına ilişkin kamu alacağının 2011 ila 2014 yıllarına ait olduğu, 31/12/2010 tarihli hisse devri ile şirket ortaklığı sona eren davacının söz konusu amme alacağından sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk görülmediği, 9 takip numaralı ödeme emri içeriği 7, 8, 9, 13, 14,15, 19, 20, 21, 25 ila 29 , 37, 38, 39, 43 ila 48 sıra numaralarındaki amme alacağının takdir komisyonu tarafından belirlenen matrah üzerinden salınan ve 09/01/2016 tarihinde tebliğ edilen 2010 yılına ait vergi ve cezalardan kaynaklandığı, ilgili yıla ait hesap ve işlemleri üzerinde vergi incelemesi devam ederken salt zamanaşımını durdurma amacıyla takdir komisyonuna başvurulması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesinde belirtilen zamanaşımı süresini durdurmayacağından ödeme emrinin, 31/12/2015 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayan vergi ve cezalardan kaynaklanan kısmının hukuka aykırı düştüğü, … takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının diğer kısmının da 2011 ve 2014 yıllarına ilişkin olduğu dikkate alındığında, davacının söz konusu ödeme emirleri içeriği amme alacağından da sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; … takip numaralı ödeme emrinin 7, 8, 9, 13, 14,15, 19, 20, 21, 25 ila 29, 37, 38, 39, 43 ila 48 sıra numaralı kısmında yer alan amme alacakları dışında kalan kısmı ile …, …, …, …, …, …, … takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Dava konusu … takip numaralı ödeme emrinin 7, 8, 9, 13, 14,15, 19, 20, 21, 25 ila 29, 37, 38, 39, 43 ila 48 sıra numaralı kısmında yer alan amme alacağına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarname ve ödeme emirlerinin usule uygun şekilde tebliğ edildiği, şirket nezdinde yürütülen takibat neticesinde şirket adına kayıtlı malvarlığının bulunmadığı, amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından bu borçlar yönünden davacının takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının … takip numaralı ödeme emrinin bahsi geçen kısımlarının iptaline yönelik hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra anılan ödeme emrinin belirtilen kısmı bakımından dava reddedilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu … takip numaralı ödeme emri içeriği amme alacaklarının ait olduğu dönemde ortak sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı, takdir komisyonunca yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, malvarlığı araştırmasının usulüne uygun olmadığı, 6736 sayılı Kanunla yapılandırma talep edildiği ve ödendiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NİN DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin kabulü; davalı temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, asıl borçlu … Güvenlik ve Temizlik Malzemeleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2010 ila 2014 yıllarına ilişkin kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla dava konusu ödeme emirleri düzenlenmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, dava konusu … takip numaralı ödeme emrinin 7, 8, 9, 13, 14,15, 19, 20, 21, 25 ila 29 , 37, 38, 39, 43 ila 48 sıra numaralarında amme alacağına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin, şirketin kanuni temsilcisi …'ın ikametgah adresinde 09/12/2016 tarihlerinde annesine tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinin birinci fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. 213 sayılı Kanununun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirmeyle ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edileceği, 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenlere veya temsilcilere yapılacağı, tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı, 102. maddesinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, bu işlemlerin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyetin taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tespit olunacağı, 103. maddesinde muhatabın adresi hiç bilinmezse, bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilanen yapılacağı kurala bağlanmış, 104. maddesinde, ilan yazısının bir örneğinin muhatabın bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderileceği belirtilmiş olup, 101. maddesinde ise bilinen adresler sayılmak suretiyle gösterilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; … takip numaralı ödeme emrinin 7, 8, 9, 13, 14,15, 19, 20, 21, 25 ila 29, 37, 38, 39, 43 ila 48 sıra numaralı kısmında yer alan amme alacakları dışında kalan kısmı ile 1, 2, 3, 4, 5, 6, 10 takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Dava konusu … takip numaralı ödeme emrinin 7, 8, 9, 13, 14,15, 19, 20, 21, 25 ila 29 , 37, 38, 39, 43 ila 48 sıra numarasında yer alan amme alacağına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin şirket yetkilisinin ikametgah adresinde annesine tebliğinin 213 sayılı Kanun'un 94. maddesindeki usule uygun olduğundan söz edilemeyeceği dikkate alındığında, söz konusu ödeme emrinin belirtilen kısmına ilişkin cezalı verginin tarh zamanaşımını süresi içinde kanuna uygun şekilde tebliğ edilemediği anlaşıldığından söz konusu ödeme emrinin belirtilen kısımlarında hukuka uygunluk görülmemiş olup Vergi Dava Dairesince davanın bu yönden yazılı gerekçeyle reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idare temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; … takip numaralı ödeme emrinin 7, 8, 9, 13, 14,15, 19, 20, 21, 25 ila 29, 37, 38, 39, 43 ila 48 sıra numaralı kısmında yer alan amme alacakları dışında kalan kısmı ile …, …, …, …, …, …, … takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Davacı temyiz isteminin kabulüne, 4. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının: … takip numaralı ödeme emri içeriği 7, 8, 9, 13, 14,15, 19, 20, 21, 25 ila 29 , 37, 38, 39, 43 ila 48 sıra numaralı amme alacağına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 18/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Mahkemesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, davacı temyiz isteminin de reddi gerektiği görüşüyle kararın buna ilişkin hüküm fıkrasına katılmıyorum.