Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4151 E. , 2024/5145 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4151 Karar No : 2024/5145 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü … VEKİLİ : Av. … 2-(DAVACI) … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. …
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4151 E. , 2024/5145 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4151 Karar No : 2024/5145 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü … VEKİLİ : Av. … 2-(DAVACI) … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, … Seyahat ve Ticaret Pazarlama Limited Şirketi'nden alınamayan 2006 ila 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu …, …, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin dayanağı olan ve şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilânen tebliği öncesinde şirket adresinde tebliğe çıkarıldığı, adresten daimi olarak ayrıldığı hususunun muhtar nezdinde düzenlenen adres tespit tutanağıyla tespit edildiği ancak adres tespit tutanağı ile ödeme emirleri ilişkilendirilmediğinden ilânen tebliğin usulüne uygun olmadığı dolayısıyla usulüne uygun kesinleşmeyen kamu alacağı için davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, 5 takip numaralı ödeme emrinin dayanağı olan asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının ise dosyaya sunulmadığı, bu haliyle söz konusu alacak için şirket nezdinde tüm takip yollarının usulüne göre tüketildiğinden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 14/12/2010 tarihinde ortaklığından ayrıldığı şirketin ticaret sicil kaydının 13/08/2014 tarihi itibarıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca re'sen terkin edildiği hususunun 19/08/2014 tarih ve 8634 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı, … ve … takip numaralı ödeme emri içeriği 2010 ve 2011 yıllarına ait vergi ve cezalara ilişkin şirket adına düzenlenen ihbarnameler şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği tarihten sonra düzenlendiğinden ve hukuk aleminde var olmayan şirket adına tarhiyat yapılamayacağından 31/12/2015 ve 31/12/2016 tarihi itibarıyla söz konusu vergi ve cezaların tarh zamanaşımına uğradığı, 4 takip numaralı ödeme emri içeriği 2009 yılına ait vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin ise şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiği tarihte düzenlendiği ancak ihbarnamelerin ilânen tebliği, şirketin sicilden silindiği tarihten sonrasına rastladığından ve hukuk aleminde var olmayan şirket adına ilânen yapılan tebliğin herhangi bir hukuki etkisi bulunmadığından sözü edilen alacağın da 31/12/2014 tarihinde tarh zamanaşımına uğradığı, … ve … takip numaralı ödeme emirleri içeriği alacağın 2006 ve 2007 yıllarının muhtelif dönemleri ile 2008 yılının Mart dönemine ait olduğu, 06/06/2008 tarihinden önce 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanunu'nun 35. maddesinde ortaklar için getirilen sorumluluk, ortaklık sıfatına ve payına bağlı bir sorumluluk olduğundan ve ortaklık payını devreden ortağın gerek devirden önceki, gerek devirden sonraki dönemlere ilişkin vergi borçlarından sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığından söz konusu alacak için davacının takibinde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emirleri iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi hata ile gerekçeyle çelişecek şekilde davalı idarenin davasının kabulüne denilerek hüküm kurulduğu, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olmasına rağmen kararın sonuç kısmında infaza tereddüt oluşturacak şekilde davanın kabulüne ibaresinin yazıldığı ancak vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak tarafına verildiği, karar gerekçesine uygun olmayan sonuç kısmının yanlış olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …IN DÜŞÜNCESİ: Limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan yasal düzenleme karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, bu dönemden sonra paylarını devretmiş olsalar da ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin şirketin kamu borçlarından kaynaklanan sorumluluklarının kalkacağından söz edilemeyeceğinden, dava konusu 2 ve 3 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının diğer hususlar yönünden araştırma yapılarak hukuka uygunluk denetiminin yeniden yapılmak üzere bozulması, 4 ila 6 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının onanması, aleyhine hüküm bulunmadığından davacı temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Asıl borçlu ... Seyahat ve Ticaret Pazarlama Limited Şirketi'ndeki hisselerini 14/12/2010 tarihli noter onaylı hisse devir sözleşmesi ile devrederek ortaklıktan ayrılan davacı adına söz konusu şirketten alınamayan 2006 ve 2007 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağı ile 2008 yılının Mart dönemine ait kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla dava konusu … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinin uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan şeklinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacağı ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu 4, 5, 6 takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Ortakların şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulması icap eder. Limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan söz konusu yasal düzenleme karşısında, tahsili gereken kamu alacağını yaratan vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortakların, bu dönemden sonra paylarını devretmiş olsalar da ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin şirketin kamu borçlarından kaynaklanan sorumluluklarının kalkacağından söz edilemeyeceğinden dolayısıyla davacının 14/12/2010 tarihli hisse devri öncesi dönemlere ait borçlardan sorumlu tutulması mümkün olduğundan Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu 2 ve 3 takip numaralı ödeme emrinin yazılı gerekçeyle iptaline yönelik hüküm fıkrasının, davacının ödeme emri içeriği kamu alacaklarından ortak sıfatıyla sorumluluğu diğer hususlar yönünden değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir. Yargı yerlerince verilen kararlardan, ancak davanın tarafları aleyhine sonuç doğuran hüküm fıkralarına karşı yasal başvuru yolları kullanılabilecek olup Vergi Dava Dairesince dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verildiği anlaşıldığından değinilen kararın bozulmasının istenilmesinde hukuki yararı bulunmayan davacı temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının dava konusu … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın; … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 5. Davacı TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 07/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.