4. Hukuk Dairesi 2021/16092 E. , 2023/2511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/105 Değişik İş, 2021/105 Karar SAYISI : 2021/İHK-2871 HÜKÜM/KARAR : İtirazın Kısmen Kabulü/ Davanın Reddi SAYISI : K-2020/71355 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacılar v
**4. Hukuk Dairesi 2021/16092 E. , 2023/2511 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/105 Değişik İş, 2021/105 Karar SAYISI : 2021/İHK-2871 HÜKÜM/KARAR : İtirazın Kısmen Kabulü/ Davanın Reddi SAYISI : K-2020/71355 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...’ın Halk Bankası A.Ş.’den kullandığı krediler nedeniyle davalı ile 3 adet ayrı ayrı hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, sigortalı muris ...’ın 18.11.2019 tarihinde vefatı nedeniyle riskin gerçekleştiğini belirterek toplam 102.462,66 TL teminattan, murisin vefat tarihi itibariyle dain-i mürtehin bankaya olan kredi borçlarının ödenmesini, kalan tutarın 18.11.2019 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davacılara ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı murisin poliçe düzenlenmeden önce kalp rahatsızlıklarının olduğunu ancak bunu bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını belirterek davanı reddini savunmuştur. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; düzenlenen sigorta poliçelerinden 2 tanesinde dain-i mürtehin olan bankanın şartlı muvafakat verdiği, muvafakatın şartsız olması gerektiği, bu nedenle aktif husumetin olmadığı gerekçesiyle, poliçelerden birinde ise, sigortalının poliçe başlama tarihi olan 12.04.2019’dan öncesine dayanan ve beyan edilmeyen rahatsızlıklarının olduğu, sigortalı muris Şahin ...’ın ölüm sebebinin hayat sigortalarının başlangıcından öncesine dayanan bu rahatsızlıklara dayandığı, sigortalının bilgi verme yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; başvuru formundaki sağlık sorularının sigortalı tarafından cevapsız bırakılıp, imzalanmamış olduğu halde sigorta sözleşmesinin yapılmış olduğunu, bu durumda sözleşmeden cayma hakkının bulunmadığını, sigorta şirketi tarafından bilgilendirme yapılmadığını, bu nedenle beyan yükümlülüğünün ihlal edilmediğini, dain-i mürtehin bankanın davaya davacılar yanında müdahil olarak katılmak istemesinin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigortalı murisin davalı tarafından belirtilmiş rahatsızlığının, ölüm sebebi göze alındığında hayatın olağan akışında kasıt derecesinde bir beyan yükümlülüğünün ihlali olarak nitelendirilebilecek durumda olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin itirazının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, başvuru sahiplerinin talebinin kısmen kabulüne, 24800589 nolu poliçe kapsamında, İpeksu ... için 9.000,00 TL, ... için 9.000,00 TL ve ... için 6.000,00 TL vefat tazminatının 25.12.2019 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalı tarafından başvuru sahiplerine ödenmesine, 22246659 ve 24800022 numaralı poliçeler için yapılan talebin aktif husumet yokluğundan usul yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; reddedilen 2 adet sigorta poliçesine ilişkin taleplerine yönelik, dain-i mürtehin bankanın, yapılan başvuruya muvafakat verdiğini, bankaya olan borcun ödenerek kapatıldığını, başvuru formunda yer alan sağlık sorularına cevap verilmediğini, dolayısıyla sigortacının sözleşmeden cayamayacağını, sigortalı murisin ölüm belgesinde ölüm nedeni olarak kalp hastalığının değil, akut böbrek yetmezliğinin gösterildiğini, sigorta tazminatının banka alacağı 68.474,75 TL kadar kısmının bankaya, bakiye kısmının başvuru sahiplerine ödenmesi talebiyle, bankanın davanın görülmesine muvafakat ettiklerini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı ...’ın sözleşmelerinin başlangıç tarihinden önce gelen, mevcut bulunan kalp hastalığını sağlık beyan formunda beyan etmemesi nedeniyle tazminat talebinin reddedildiğini, sigortalı muris ...’ın ölüm sebebinin kalp hastalığı olup hayat sigortası kurulmasından evvel de bu hastalığının mevcut olduğunu, 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davalı tarafından başvurana ödenmesine karar verilmesinin de ayrıca hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerekirken ticari faize hükmedildiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bireysel kredi sözleşmeleri nedeniyle yapılan hayat sigorta sözleşmelerine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1439 uncu maddesi, Hayat Sigortası Genel ve Özel Şartları, Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik ilgili hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Somut olayda davacıların murisi ... 12.04.2019-18.04.2024, 28.11.2017-28.11.2021 ve 12.04.2019-12.04.2020 tarihlerini kapsayan 3 ayrı hayat sigortası poliçesi yaptırmıştır. Muris 18.11.2019 tarihinde, ölüm belgesinde yazan şekliyle akut böbrek yetmezliği nedeniyle, Mersin Toros Devlet Hastanesi Epikriz Raporunda yazan şekliyle kalp yetmezliği, akut böbrek yetmezliği ve hipertansiyon nedeniyle vefat etmiştir. Dosya içerisinde bulunan hayat sigortası başvuru formlarında murisin sağlığı ile ilgili sorulara ilişkin kutucukların işaretlenmediği ancak "sorulara cevap vermediğim takdirde hayır cevabı hükmünde olacağını kabul ederim" ifadesinin yer aldığı ve sigortalının bu başvuru formlarını imzaladığı anlaşılmıştır. Davalı taraf, davacılar murisinin poliçe tanziminden önce mevcut olan kalp hastalığını bildirmeyip sözleşmenin kurulması sırasında beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu aykırılık nedeniyle de zararın teminat dışı kaldığı savunmasında bulunmuştur. Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 1435, 1439 ve 1440. maddeleri, Yargıtayın yerleşik kararları ile hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi ile sözleşme hükmü halini almıştır. Gerek TTK’nın düzenlemeleri ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya her hangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmesinin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olup şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur. Bu durumda, hakem heyetince davacıların murisinin daha önce tedavi gördüğü hastanelerden, poliçe tarihinden öncesine ait tedavi evraklarının tümünün celp edilerek murisin kalp hastalığının poliçe tanzim tarihi öncesinde var olup olmadığına ve murisin kalp hastalığı ile ölümüne neden olan akut böbrek yetmezliği ve kalp yetmezliği arasında illiyet bağı olup olmadığına ilişkin kalp-damar hastalığı ile ilgili uzman hekimin de içerisinde bulunduğu bilirkişilerden oluşan heyetten ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alındıktan sonra, illiyet bağının bulunduğunun tespiti halinde murisin doğru beyan yükümlülüğüne uymadığı; HSGŞ C.2.2. maddesi ve TTK'nun 1439 uncu maddesi uyarınca sigortacının zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi, illiyet bağının kurulamaması halinde ise; davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde, poliçede dain mürtehin kaydı olan kredi alacaklısı bankanın bakiye alacağını aşan miktar için davacılar lehine hüküm tesisinin talep edildiği; poliçedeki vefat tazminatının bakiye kredi borcu kadar mürtehin bankanın alacaklı olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu dikkate alınmak suretiyle, ilgili banka şubesinden güncel bakiye kredi borcu miktarının sorulması, davacılar tarafından borcun ödendiğine ilişkin iddia da bulunduğundan bunun tespiti ve bu miktarı aşan kısım bulunması halinde davacılar lehine hüküm tesisi gerekirken, bu araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılar ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.