Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/3009 E. , 2024/6352 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/3009 Karar No : 2024/6352 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Gayrimenkul İnş. Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin incelenmeksizin reddine dair kararın
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/3009 E. , 2024/6352 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/3009 Karar No : 2024/6352 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Gayrimenkul İnş. Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin incelenmeksizin reddine dair kararının kaldırılması ve anılan Dairenin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:Davacı şirket adına, taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine ilişkin olarak haksız iade edilen noter harçlarının geri alınması gerektiğinden bahisle re'sen tarh edilen 2020/Aralık ve 2021/Ocak, Mart, Nisan, Haziran, Ağustos, Kasım dönemlerine ilişkin noter harçları ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı ile İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz sahipleri arasında ..., ...ve ... tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri tesis edildiği, bilahare 02/02/2021 tarihinde söz konusu taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit ve ilan edildiği, İstanbul ili, Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ..., ..., ... parsellerde kayıtlı taşınmaz sahipleri arasında 18/03/2021 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi tesis edildiği, bilahare 22/03/2021 tarihinde söz konusu taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit ve ilan edildiği, İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz sahipleri arasında 19/03/2021, 14/04/2021, 22706/2021 ve 03/08/2021 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri tesis edildiği, bilahare 28/09/2021 tarihinde söz konusu taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit ve ilan edildiği, anılan sözleşmelere istinaden davacıdan noter harcı tahsil edildiği, davacı şirket tarafından 6306 sayılı Kanunun 7/9. maddesi kapsamında ödenen noter harcının iadesinin talep edilmesi üzerine iade talebinin yerine getirildiği ancak, davalı idarece konu ile ilgili belgelerin incelenmesi sonucu anılan taşınmazlara ilişkin sözleşmelere dair noter harcı ödemelerinin riskli yapı şerhlerinin tapuya işlendiği tarihlerden önce yapıldığı, söz konusu taşınmazların sözleşme/ödeme tarihlerinde riskli yapı olduklarının resmen belirlenmediğinden bahisle iade alınan noter harçlarının geri alınması amacıyla dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatın yapıldığı,söz konusu tarhiyatın kaldırılması istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı; olayda, uyuşmazlık konusu taşınmaz sahipleri ile davacı arasında imzalanan taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca, taşınmazların yeni bir bina inşa edilmesi amacıyla davacıya teslim edildiği, bu sözleşmelerin yapılmasından kısa bir süre sonra da söz konusu taşınmazlar üzerindeki mevcut yapıların 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğunun resmen tespit ve ilan edildiği, dosyadaki kat karşılığı inşaat sözleşmelerine ekli düzenleme şeklindeki vekaletnamelerde, vekaletnamelerin taşınmaza yönelik kentsel dönüşüm işlemlerinin yapılması, 6306 sayılı Kanun gereğince riskli yapı tespit raporu alınarak gerekli işlemlerin tamamlanması yetkilerini içerdiği, dolayısıyla söz konusu inşaat sözleşmelerinin 6306 sayılı Kanun'dan faydalanmak amacıyla yapıldığının açık olduğunun görüldüğü; buna göre, anılan sözleşmelerin, taşınmaz maliklerince 6306 sayılı Kanunun getirdiği istisna ve menfaatlerden yararlanmak amacıyla imzalanması ve bu sözleşmelerin imzalanmasından hemen sonra 6306 sayılı Kanun gereğince taşınmazların resmen riskli yapı olarak belirlenmesi karşısında, söz konusu sözleşmelerin 6306 sayılı Kanun uyarınca yapıldığının kabulü gerektiği; bu durumda, 6306 sayılı Kanun uyarınca noter harcından istisna olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri nedeniyle davacıdan noter harcı alınmasının 213 sayılı Kanunun 118/1-3 maddesinde belirtilen mevzuda hata teşkil ettiğinden, davacıya iade edilen noter harçlarının geri alınması amacıyla ''işleme konu yapının sözleşme tarihlerinde riskli yapı olarak ilan edilmemiş'' olduğundan bahisle tarh edilen vergi ziyaı cezalı noter harçlarında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatların kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta, dava konusu parsellerde yer alan taşınmazlarla ilgili 6306 sayılı Kanun hükümleri kapsamında riskli yapı olarak tespit işlemlerinin ve süreçlerinin, davacı ile taşınmaz sahipleri arasında imzalanan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin tanzim edildiği tarihlerden sonra başlatıldığı ve dolayısıyla riskli yapı şerhlerinin de anılan sözleşme tarihlerinden sonra tapu kayıtlarına işlendiğinin anlaşıldığı; bu durumda, gerek riskli yapı tespit işlemlerinin ve sürecinin başlatıldığı, gerekse neticelendirilerek riskli yapı kayıtlarının şerh edildiği tarihlerden evvel imzalanmış olan sözleşmeler nedeniyle ödenmesi gereken noter harçlarının 6306 sayılı Kanun uyarınca istisna hükümleri kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık, davanın kabulü yolunda verilen Mahkeme kararında ise hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verildikten sonra davacı tarafından bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun da kararın kesin olduğu gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla temyiz kanun yolu bakımından parasal sınıra ilişkin düzenlemenin iptal edildiği, Anayasa Mahkemesince kararın yürürlük tarihi olarak dokuz ay sonrası öngörülmüş ise de usule ve hukuka aykırılığı açıkça ortaya konulan hükmün gereğinin derhal uygulanması gerektiği bu sebeple temyizen inceleme yapılması ve esasa yönelik iddialarla temyize konu kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin verdikleri hangi kararların temyiz edilebileceğinin bentler halinde sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan konusu yüz bin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemesinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararların temyiz edilebileceği düzenlemesi, Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K: 2023/142 sayılı kararıyla anılan düzenlemedeki temyize tabi kararların belirlenmesine ilişkin parasal sınırın her yıl güncellenmesi nedeniyle hangi tarihteki parasal sınıra göre temyiz kanun yoluna başvurulabileceği hususunun açık, net ve tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlenmediği ve konusu öngörülen parasal sınırın altında kalan tüm vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlerden kaynaklanan davalarda ilk kez davacılar aleyhine hüküm kuran bölge idare mahkemesi kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamamasının hükmün denetlenmesini talep etme hakkına orantısız bir sınırlama getirdiği gerekçesiyle iptal edildiği görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesi ve hukuk devleti ilkesi kapsamında, parasal sınırın altında kalan davalarda bölge idare mahkemelerince verilen "istinaf başvurusu kabul/kaldırma" kararlarıyla taraflardan herhangi biri ya da her ikisi aleyhine ilk defa aleyhe hüküm kurulması durumunda, dereceli yargılanma hakkının sağlanmak üzere anılan kararın davanın tüm tarafları açısından temyiz kanun yoluna tabi olması gerektiği değerlendirildiğinden temyize konu kararla davacı aleyhine ilk defa hüküm kurulduğu anlaşıldığından ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra davacının anılan Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik esasa ilişkin temyiz isteminin incelenmesine geçilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket adına, taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine ilişkin olarak haksız iade edilen noter harçlarının geri alınması gerektiğinden bahisle re'sen tarh edilen 2020/Aralık ve 2021/Ocak, Mart, Nisan, Haziran, Ağustos, Kasım dönemlerine ilişkin noter harçları ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 492 Sayılı Harçlar Kanununun 57.maddesinde; tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olacağı, (4) sayılı tarifenin 20 (a) fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 6306 sayılı Kanun'un vergi ve harç istisnası ile ilgili 7.maddenin 9.fıkrasında 7153 sayılı Kanunla yapılan ve 10/12/2018 tarihinden itibaren geçerli olan değişiklikle; “Bu Kanun uyarınca yapılacak olan ve Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşüme konu yapıların inşası işini yüklenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu; a) Bu Kanun kapsamındaki taşınmazların dönüşüme (“yapıların dönüşüme” ibaresi 04/07/2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanunla “taşınmazların dönüşüme” şeklinde değiştirilmiş) tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların malik, işi yüklenen müteahhit ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerine ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri, b) Bu Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, bu Kanun kapsamındaki parsellerde veya alanlarda veya söz konusu parsel ve alanların dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması veya ipotek tesis edilmesi işlemleri, c) Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden, bu Kanun kapsamındaki yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere bu amaçlarla kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınacak paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır. Bu Kanun kapsamındaki iş, işlem ve uygulamalar, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi ve İdarenin, sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri tarafından yürütülüyor ise, bu şirketlerce yapılan iş, işlem ve uygulamalarda da bu fıkrada belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.” hükmü getirilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının noter harcına tabi olduğu, ancak 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin harçtan istisna olduğu anlaşılmaktadır. Olayda; davacı ile taşınmaz malikleri arasında imzalanan taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin riskli yapı niteliği taşıyan taşınmazların yıkılarak yeniden inşası amacına yönelik olduğu, bu itibarla sözleşmelerin 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıların bulunduğu alanlarda fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam çevreleri teşkil etmek amacına hizmet ettiği ve bu Kanun kapsamında düzenlenen sözleşmeler olduğu, bu durumda anılan Kanunun 7.maddesinin 9.fıkrası uyarınca vergi ve harçtan müstesna olduğu anlaşılmaktadır.Yine, sözleşmelerin imzalandığı tarihte tapuda "riskli yapı" şerhinin bulunmamasının ve daha sonra konulmasının yapının riskli olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği açıktır. Bu durumda, davacı ile taşınmaz malikleri arasında imzalanan sözleşmeler noter harcından istisna olduğundan davanın kabulü yolundaki Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu kabul edip, kararın kaldırılmasına, "gerek riskli yapı tespit işlemlerinin ve sürecinin başlatıldığı, gerekse neticelendirilerek riskli yapı kayıtlarının şerh edildiği tarihlerden evvel imzalanmış olan sözleşmeler nedeniyle ödenmesi gereken noter harçlarının 6306 sayılı Kanun uyarınca istisna hükümleri kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.