17. Hukuk Dairesi 2019/1748 E. , 2020/5947 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki hayat sigortasından kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili; davacılar murisi müteveffa ...'ın 10/06/2011 tarihinde ... ... Şubesi'nden kredi çektiğini, kredi çekilmesi sırasın…
**17. Hukuk Dairesi 2019/1748 E. , 2020/5947 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki hayat sigortasından kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili; davacılar murisi müteveffa ...'ın 10/06/2011 tarihinde ... ... Şubesi'nden kredi çektiğini, kredi çekilmesi sırasında müteveffaya uzun süreli kredi hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, davacılar murisinin 06/11/2011 tarihinde vefat ettiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine kredi borcunun davacılar tarafından kapatıldığını belirterek 42.000,00 TL ölüm teminatının 22/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; poliçenin lehdarının ... ... Şubesi olarak gösterildiğini, ilgili şubenin icazeti olmadan herhangi bir davanın açılamayacağını, davacıların aktif dava ehliyetine haiz olmadığını, poliçe tanzim tarihinden önce sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı olarak hastalığını ve tedavilerini gizlediğini, davalının yasal sürede cayma fesih hakkını kullandığını ve poliçenin hükümsüz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir. Mahkemece, hayat sigortası poliçesinde lehtarın ... A.Ş'nin olduğu, poliçenin dayanak noktası olarak lehtar şirketin icazeti olmadan herhangi bir davanın açılamayacağı, bu icazetin de dava açılırken alınmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12/12/2016 gün ve 2014/9284 Esas 2016/11400 karar sayılı ilamı ile "yargılama aşamasında dava dışı bankanın 25.07.2013 tarihli cevap yazısında kredinin kapanması nedeniyle davacıların borcunun bulunmadığı, poliçede bulunan rehin alacağının davacılara tazminat olarak ödenmesine muvafakat ettiklerinin bildirmiş olmasına ve davacıların dava açarken borcu kapattıklarını bildirir dekont sunmuş olmalarına göre davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yazılı şekilde husumetten reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında mahkemece, murisin ölüm nedeninin kanser olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle davacıların davasının kabulü ile 42.000,00 TL ölüm teminatının 22/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.