3. Hukuk Dairesi 2012/9845 E. , 2012/14126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, TMK'nın 328 ve 364. maddeleri gereğince açılan yardım nafakası talebine ilişkindir.Davada; 1988 doğumlu üniversite öğrencisi d
**3. Hukuk Dairesi 2012/9845 E. , 2012/14126 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava, TMK'nın 328 ve 364. maddeleri gereğince açılan yardım nafakası talebine ilişkindir.Davada; 1988 doğumlu üniversite öğrencisi davacı; giderleri için aylık 500,00 TL nafakanın davalı babasından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, Mahkemece, daha önce açılmış ve kesinleşmiş karar ile davacı lehine yardım nafakasına hükmolunduğu için yeniden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdüğü maddi olaylar, sonuç ve istemlerle bağlıdır. Tarafların dayandığı kanun hükümleri ile ve onların nitelendirmeleriyle bağlı değildir. Bunun doğal sonucu, hakim kanunları doğrudan doğruya uygulayarak iddia ve savunmadaki sonuç ve istemleri karara bağlamakla yükümlüdür. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmesini yapmak ise hakime aittir. Diğer taraftan bir uyuşmazlık dava ile mahkeme önüne getirildikten sonra artık kamu yararı alanına girmiş sayılır ve davanın hızlı şekilde sonuçlandırılmasında taraflar kadar toplumun da yararı bulunmaktadır. Bu nedenle hakimin davayı mümkün olduğu kadar çabuk, düzenli ve ekonomik şekilde sonuçlandırma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bunun için hakim, tarafların hangi hususlarda çekişme içinde bulunduklarını iyi tespit etmelidir. Somut olayda; davacı, davalıdan yardım nafakası talep etmektedir. Her ne kadar davacı vekili duruşmadaki beyanında; daha önce açtıkları davanın tedbir nafakası, halihazırdaki davanın yardım nafakası davası olduğunu ve nafaka artırım davası olmadığını ifade etmiş ise de; dosya içerisinde bulunan ... Aile Mahkemesi'nin 2007/20 E., 2007/828 K. sayılı kararının tetkikinden; 23.11.2007 tarihinde davacı lehine aylık 150.00 TL yardım nafakasına hükmedildiği, kararın temyiz incelemesi sırasında nafakanın aylık 200,00 TL olarak düzeltildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, daha önce açılan davanın yardım nafakası talebi olduğu; huzurdaki davanın da daha önce hükmedilen yardım nafakasının artırılması talebi niteliğinde olduğu hususu değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.O halde Mahkemece yapılacak iş; davayı yardım nafakasının artırılması talebi olarak değerlendirip; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını tam olarak araştırmak suretiyle; paranın alım gücünü ve nafakanın niteliğini de gözönüne alarak daha önce takdir edilen 200,00 TL yardım nafakasında hakkaniyete uygun bir artırım yapmak olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.