10. Hukuk Dairesi 2024/6409 E. , 2025/4570 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı d…
**10. Hukuk Dairesi 2024/6409 E. , 2025/4570 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; eşi ...'nun 23.07.2012 tarihinde Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ile ...Sk no:1 Beşiktaş/İSTANBUL adresinde ... Müdürü olarak ... Otel de işe başladığını, son aldığı maaşın 12.450,00 TL olduğunu, 23.12.2016 tarihinde eşi ...'nun iş adresinde beyin kanaması geçirdiğini, oteldeki hemşirenin kendisine müdahale ettiğini ve otelin karşısında bulunan sağlık merkezinde refakat eşliğinde yürüyerek eşini götürdüğünü, müteveffanın ...Hastanesine nakil edildiğini ve burada 10 gün yoğum bakımda kaldıktan sonra vefat ettiğini, oğulları ... nun derin bir üzüntü yaşadığını, bu nedenlerle iş kazası sonucu ölümü gerçekleşen eşinin destekten yoksun kalma tazminat tutarının belirlenerek şimdilik 1.500,00 TL maddi, 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar ...ve ... Otel vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yönelttiği ... Otel açısından husumet itirazlarının bulunduğunu, davaya konu vefatın, müvekkili şirket nezdinde çalışmakta olan müteveffanın rahatsızlanması ve müvekkil şirket hemşiresinin refakati ile götürüldüğü hastanede beyin kanaması geçirmesi sonucu meydana geldiğini, müvekkili şirketin, ilgili mevzuatlar kapsamında iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tedbirlerini alıp buna ilişkin yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmesine rağmen kaçınılmaz olan üzücü ölüm olayının gerçekleştiğini, bu nedenlerle, müvekkili şirkete atfedilebilecek herhangi bir sorumluluğun olmaması sebebiyle davacı tarafın taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta ve ... AŞ vekili cevap dilekçesi ile müvekkili şirket ile diğer davalı ...nin birbirinden bağmsız iki ayrı tüzel kişilikleri olduğunu, taraflarına husumet yöneltilmemesi gerektiğini, ayrıca müvekkilinin şirket tüzel kişi tacir olup görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin bir sigorta broker şirketi olup sadece sigortalı adına poliçe temini için sigortacılar ile iletişimi gerçekleştiren bir şirket olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesi ile davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, görevli Mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, uyuşmazlık konusunun riziko nedeniyle, gerek işveren Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartları ve gerekse özel şartlar gereği, somut olay nedeniyle mağdur olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir tazminat ödemesi söz konusu olmadığını, iddia olunan ölümün bir iş kazası olmadığını, iş kazası olarak kabul edilse dahi işverenin bir kusuru olmadığı gibi nedensellik bağının kesildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "...Sigortalıyı işyerinde bulunduğu sırada bedence zarara uğratan her olay 5510 sayılı Kanunu'na göre iş kazası sayılacak sosyal güvenlik yardımları yapıldığı halde, kaza işçinin gördüğü işle ilişkili değilse işveren sigortaca karşılanmayan zararı tazminle yükümlü tutulamaz. İlliyet bağının kesildiği veya hiç kurulmadığı durumlarda zararı ortaya çıkaran davranışı yaptığı iddia edilen kişiye herhangi bir sorumluluk yüklenemez. (..., İş Kazaları, ... Yayıncılık, ..., 2022, s.116) Uygun illiyet bağını kesen nedenler, kazaya uğrayan işçinin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru veya mücbir nedendir. Gerek öğretide gerekse uygulamada benimsendiği üzere mağdurun ve üçüncü kişilerin ağır kusuru ile işverenin sorumluluğu için gerekli olan illiyet bağı kesilir. 22.06.1966 ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, kusursuz sorumluluk hallerinde dahi uygun illiyet bağının gerçekleşmesi ve kesilmemiş olması gerekir. Somut olayda; ... Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi tarafından tanzim edilen 03.12.2021 tarihli raporda müteveffanın işyerinde geçirmiş olduğu beyin kanaması ile vefat etmesi olayı ile işyeri hekimliğinin aktif veya pasif herhangi bir davranışı arasında illiyet bağı illiyet bağı bulunmadığı belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 8. Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporunda da; rutin tetkiklerle müteveffanın rahatsızlığının tanısının konulamayacağı, meydana gelen olayla ilgili müteveffaya uygulanan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu görüşünü belirtmiştir. Tüm bu hususların ışığında müteveffanın ölümüne sebebiyet veren olay ile işverenler ile sigorta şirketlerin davranışları arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı gibi herhangi bir kusurlarının da bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... ...'nun, 23.12.2016 tarihinde çok şiddetli bir baş ağrısı yaşadığını işyeri hekimine ilettiğini, işyeri hekimi tarafından 22/12 tansiyonu ölçüldüğünü, ancak işyeri hekiminin hiçbir müdahale yapmadığını, işyeri hekimi tarafından metrelerce yürütülerek hastaneye götürüldüğünü ve dosyaya konu iş kazası nedeniyle ...'nun vefat ettiğini, müteveffanın beyin kanaması geçirmesinin sebebinin işyeri çalışma şartları olduğunu, dosya kapsamında görevlendirilen bilirkişi heyetinin bu gerçekleri dikkate almadığını ve mahkemeden yeni bir bilirkişi heyeti atanması talebinin defalarca reddedildiğini, tek bir bilirkişi heyetinin gözardı ederek hazırlamış olduğu rapora istinaden verilen kararın eksik inceleme ile verilmiş karar olduğunu, müteveffanın beyin kanamasından dolayı vefat etmesinin sebebinin işyeri hekimliğinin eksik ve hatalı davranışları olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; heyette mevcut ...isimli nöroloji uzmanının neredeyse hiçbir tıbbi değerlendirme yapmadığını, iş kazasının ilahi güçler nedeniyle meydana geldiğini onlarca farklı cümle ile ispatlama çabasına girdiğinin görüldüğünü, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ortaya koyduğunu, ATK tarafından dosyaya sunulan 26.08.2020 tarihli yazının 5. maddesinde ilgili sağlık çalışanının alınacak ifadesinin celbi gerektiğinin belirtildiğini, ATK'nın yazısına rağmen işyeri hekimi dinlenmeden alınan rapora dayanılarak verilen hükmün eksik inceleme ile verildiğine dair bir tereddüt bulunmadığını, dosya kapsamında dinlenen tanıkların da davanın haklılığını ortaya koyduğunu ancak ne bilirkişi raporlarında ne de hükümde tanık anlatımlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.