T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/292 - 2026/121 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/292 KARAR NO : 2026/121 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2023 NUMARASI : 2020/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... HESABI - VEKİLİ : Av. - DAVA : Cismani Zara…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/292 - 2026/121 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/292 KARAR NO : 2026/121 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2023 NUMARASI : 2020/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... HESABI - VEKİLİ : Av. - DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.11.2023 tarih ve 2020/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.09.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı müvekkili olan ...'un idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile seyir halindeyken Geyikkırı yol ayrımında aniden bir aracın yola çıkması sonucunda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, ...'un yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacı adına tazminat talebinin karşılanabilmesi amacıyla 11.06.2020 tarihinde ... Hesabı İdaresi'ne başvuru yapıldığını, maddi tazminat ve temerrüt tarihinden işletilmek üzere faiz istendiğini ancak yasal süre geçmesine rağmen talebin sonuçlanmadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu, görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davacı müvekkilin bedensel zarara uğraması nedeniyle maddi tazminat tutarı belirlenmesine, sürekli iş gücü kaybı tazminatının, sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek faizi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, davalı ... Hesabı Yönetmeliği'ne göre belirtilen belgeler ile başvurmalarının gerektiğini, başvuru karşı tarafın kusurunu gösteren kaza tespit tutanağı ya da raporun sunulmadığını, kazaya sebebiyet veren bir aracın bulunduğuna dair herhangi bir delilin ibraz edilmediğini, bu nedenle başvurunun usulüne uygun sayılmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, yapılan şikayetten sonra ekip aracıyla polis memurlarının olay mahalline gitmesi sonucunda yapılan araştırma ve tespitte şahsın iddia ettiği kazaya sebebiyet veren araçla ilgili herhangi bir ize rastlanılmadığını, kazayı gören kimse ve kamera kaydının bulunmadığını, kazanın meydana gelişi ile ilgili iddiaların dayanıksız kaldığını, davada kusur tespitinin yapılmadığını, plakası bilinmeyen araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespiti ve kabulünün mümkün olmadığını, davalı ... Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davalı müvekkil ... hesabının ihbar tarihi itibari ile temerrüde düşmediğini, muaccel bir alacak olmadığını, bu nedenle faiz talep edilmesinin yersiz olduğunu, müvekkili kurumun tacir niteliği taşımadığını, ticari işletme de olmadığını, ancak yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, davacının mütefarik kusurunun sabit olduğunu, hesaplanacak tazminattan indirime gidilmesi gerektiğini, davacı tarafından talep edilen kalemlerin zaman aşımınına uğradığını, talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olan maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 25/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; davacı tarafından kuruma gerektiği şekilde başvuru yapılmadığını, soyut iddia dışında meçhul şüphelinin kazaya sebep olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, kazanın ne şekilde meydana geldiğinin ispatlanamadığını, mahkemede görülen dava haksız ve kötü niyetli olduğu, şikayetten sonra polis memurlarının olay mahalline gitmesi neticesinde yapılan araştırma ve tespitte şahsın iddia ettiği kazaya sebebiyet veren araçla ilgili herhangi bir iz ve emareye rastlanılmadığını ve kamera kaydının bulunamadığını, olayın meydana gelmesinden 6-7 ay sonra beyanlarında bulunmuş olup tanıklardan birisinin kazaya karışan araç hızının 130-140 km hızda olduğunu beyan ederken bir başka tanığın kazaya tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiğini görmediğini beyan ettiğini, kusuru ilişkin alınan raporda ikili bir değerlendirme yapılmış olmasının hatalı olduğunu, davacıya ait olarak sunulan maluliyet raporunun ... Hesabı'nın talebi değerlendirmeye alması için gerekli niteliği taşımadığını, yapılacak hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu %1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, ... Hesabının temerrüde düştüğü tarihin yanlış yorumlandığını, davacının müterafik kusuru sabit olup hesaplanacak tazminattan indirime gidilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen yaralanma nedeniyle kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Usulüne uygun başvuru yapılmadığına yönelik yapılan incelemede; Davacının davalı ... Hesabına 12.06.2020 tarihinde başvurduğu, dosyanın içinde vekalet, soruşturma evrakları ve tüm hastane/tedavi evraklarının bulunduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu, ayrıca davacının ara buluculuğa başvurmuş olup tarafların anlaşamadığı anlaşıldığından yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Kazaya plakası tespit edilemeyen arac yönelik yapılan istinaf incelemesinde: Olaydan 3 gün sonra dinlenen tanık ...'nun kazayı duyup hemen olay yerine geldiğini, kazaya sebep otobüsü görmediğini ancak köy kahvesini aradığında kahveci ...'ın hızla bir otobüsün geçtiğini gördüğünü, otobüsün 63 plakalı Urfalı işçilere ait olduğunu söylediğini beyan etmiştir. 21.03.2019 tarihinde ifadesi alınan tanık ...'ın ise ...'un önüne beyaz renkte transit marka, yan tarafında mavi yazısı olan bir aracın aniden çıktığını ve kazaya sebep olduğunu beyan etmiştir. Yine 12.03.2019 tarihinde dinlenen tanık Münip Barlık da benzer ifade de bulunmuştur. 30.12.2018 tarihinde dinlenen ... olay günü kahvenin önünden 63 plakalı beyaz renkli Ford transit aracın hızla geçtiğini, sağ kapısında mavi desen bulunduğunu ancak plakasını almadığını beyan etmiştir. Tüm soruşturma dosyasından, olayın başından itibaren kazaya plakası tespit edilemeyen bir minibüsün sebep olduğu, bu sebeple davalının zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik itirazları yönünden yapılan incelemede; Mahkemece alınan 02.09.2020 tarihli trafik bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda davacının kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından %25, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kavşakta düz giden araca ilk geçiş hakkını vermediğinden %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun tanık beyanlarına ve olayın oluşuna uygun olduğu, 22.02.2021 tarihli ATK raporunun da kazanın belirtilen araç varsa davacının kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığından %25, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kavşakta düz giden araca ilk geçiş hakkını vermediğinden %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, araç yoksa davacının tam kusurlu olduğunun belirtildiği, tanık beyanları ile aracın varlığının belirlendiği, olayın birinci ihtimale de uygun olduğu anlaşılmakla kusur oranına yönelik istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Maluliyet raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde: Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden, olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre alınacak rapora göre belirlenmesi gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/... K sayılı kararları) Dosyadan alınan maluliyet raporunun incelenmesinde, İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde göre hazırlandığı anlaşılmıştır. Olay tarihi 18.09.2019 olup raporun bu tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. ATK raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından rapora karşı süresinde itirazda bulunulduğu görülmüştür. O halde yapılacak iş, İstanbul ATK'dan yada Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden, 18.09.2019 kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre trafik kazası nedeni ile maluliyet oranı hususunda davacı tarafın itirazları da dikkate alınarak rapor aldırılması olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Kararın kaldırma sebebine göre sair istinaf sebepleri incelenmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince davacıdaki maluliyetin belirlenmesi için kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma yapıldığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kabulüyle kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.11.2023 tarih ve 2020/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.12/01/2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.