10. Hukuk Dairesi 2022/14399 E. , 2024/5306 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1319 E., 2022/1025 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2021/606 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başv…
**10. Hukuk Dairesi 2022/14399 E. , 2024/5306 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1319 E., 2022/1025 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2021/606 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı ...’in 20.04.2010 geçirdiği kazalar nedeniyle %100 oranında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle sigortalı ve yakınları tarafından ... 2. İş Mahkemesinin 2012/564 E.- 2014/1897 K. sayılı ilamı ile Ankara 5. İcra Dairesinde açılan 2014/10757 Esas sayılı icra takibi nedeniyle müvekkili tarafından ödenmek durumunda kalınan; icra dosyasına 26.06.2014 tarihinde ödenen 1.246.332,01 TL, 16.12.2014 tarihinde ödenen bakiye faiz alacağı 25.801,90 TL, ve 31.12.2014 tarihinde 1.500 TL ile 02.06.2014 tarihinde ödenen Bakiye karar harcı 32.826.05 TL, 19/06/2014 tarihinde ödenen 16.723,95 TL karar harcı, 18.04.2014 tarihinde ödene 13.464,70 TL temyiz karar harcı ile 10.12.2012 tarihinde ödenen 174,45 TL gider avansı ödemesi yapıldığını bu iş kazası nedeniyle ... Büyük Şehir Belediyesi Başkanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 24.03.2016 tarihli inceleme raporları doğrultusunda; Fen İşleri Daire Başkanı ..., Proje İnşaat Müdürü ..., Asfalt Santiye Sorumlusu ... ile ilk kazaya sebep kepçe operatörü ... ... ve ikinci kazaya sebep ...’nin sorumlu olduğunun tespit edilmiş olması nedeniyle iş bu davalılardan toplam 1.376.782,26 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte rücuan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmektedir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; olay nedeni ile 23.09.2010 tarihli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi tarafından yapılan teftiş sonucunda düzenlenen raporda; "İş kazasının, üçüncü bir kişinin kasıt ve kusuru nedeniyle meydana gelmediği" şeklinde görüş bildirildiğini, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, tazminat istemi nedeniyle sigortalının açtığı davada düzenlenen bilirkişi raporda kendisine kusur verilmediğini, iş kazasının 20.04.2010 tarihinde gerçekleştiğini ve zamanaşının 26.06.2014 tarihinden işlemeye başladığını, rücu zamanaşımı süresi olan 1 yıllık sürenin davanın açıldığı tarih itibariyle dolduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, olay günü gerçekleşen ilk olay sonrasında rahatsızlandığını hisseden ...'in kendisine ait aracı ... ... kullandığı işçi ...'in refakat ettiği halde Toros Devlet Hastanesi'ne götürüldüğü sırada yolda ...'nın araç hakimiyetini kaybetmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, ...'in kafa çarpması ve omuriliğinin hasar görmesi ile göğüs kısmından aşağısının felç olmasına sebebiyet veren trafik kazasının olduğunu, davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi tarafından düzenlenen raporda; birinci olayda işveren ...'nın %70 oranında kusurlu olduğunu, işçi ...'in de %30 oranında kusurlu olduğunu, meydana gelen iş kazasının üçüncü bir kişinin kasıt ve kusuru ile meydana gelmediğini, ikinci olayda işveren, işçi ve üçüncü kişiler hakkında düzenlenmiş olan trafik raporuna göre mahkemenin vereceği karar sonucu işlem yapılması gerektiği yönünde görüş bildirildiğini, düzenlenen her iki raporda davalı ...'e kusur atfedilmediğini, ayrıca gerçekleşen her iki olayda da başka kişilere kusur atfedilmeyeceğinin açık olarak belirtildiğini, iş kazasının 20.04.2010 tarihinde meydana geldiğini, 23.09.2010 tarihinde düzenlenen raporda sorumluların öğrenildiğini, zamanaşımı süresinin 12.06.2012 tarihinde işlemeye başlayacağını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, gerek müfettiş raporunda gerekse ... 1. İş Mahkemesine ait dosyada düzenlenen raporda davalıya herhangi bir kusur atfedilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, gerçekleşen ilk olay sonrasında rahatsızlandığını hisseden ...'in kendisine ait araç ile işçi ... refakatinde ve işçi ... kullanımında Toros Devlet Hastanesi'ne götürülürken yolda ...'nın araç hakimiyetini kaybetmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, ...'in kafa çarpması ve omuriliğinin hasar görmesi ile göğüs kısmından aşağısının felç olmasına sebebiyet veren trafik kazasının olduğunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi tarafından düzenlenen raporda; birinci olayda işveren ...'nın %70 oranında kusurlu olduğunu, işçi ...'in de %30 oranında kusurlu olduğunu, meydana gelen iş kazasının üçüncü bir kişinin kasıt ve kusuru ile meydana gelmediğini, ikinci olayda işveren, işçi ve üçüncü kişiler hakkında düzenlenmiş olan trafik raporuna göre Mahkemenin vereceği karar sonucu işlem yapılması gerektiği yönünde görüş bildirildiğini, düzenlenen her iki raporda müvekkiline kusur atfedilmediğini, ayrıca gerçekleşen her iki olayda da başka kişilere kusur atfedilmeyeceğinin açık olarak belirtildiğini, iş kazasının 20.04.2010 tarihinde meydana geldiğini, 23.09.2010 tarihide düzenlenen raporda sorumluların öğrenildiğini, zamanaşımı süresinin 12.06.2012 tarihinde işlemeye başlayacağını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, gerek müfettiş raporunda gerekse ... 1. İş Mahkemesine ait dosyada düzenlenen raporda davalıya herhangi bir kusur atfedilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren 1 yıl olduğunu, ödeme tarihlerinin 21.10.2014, 16.12.2014, 31.12.2014, 02.06.2014, 19.06.2014, 30.10.2014, 18.04.2014 tarihlerinden itibaren 1 yıllık sürenin geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, olay nedeni ile 23.09.2010 tarihli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi tarafından yapılan teftiş sonucunda düzenlenen raporda, meydana gelen iş kazasının üçüncü bir kişinin kasıt ve kusuru ile meydana gelmediğinin belirtildiğini, ayrıca İş Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi raporunda da; "Kasıt unsuru bulunmayan olayda mevcut bilgilere göre başka kişilere kusur verilemeyeceği görüş ve kanaatinde bulunduğumuzu belirtir" şeklinde görüş bildirildiğini, her iki raporda da üçüncü kişilerin sorumlu olmadığının belirtildiğini, davacının üzerine düşen görevlerini yerine getirmediğini, davacı belediyenin işçi sağlığı ve güvenliği konularında herhangi bir bütçe ödeneğinin ayrılmadığını, davalı ile olay arasında illiyet bağının kurulamadığını, Mahkeme harç ve gider avansının kişi alacağı olmadığını, davalıdan tahsil edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin hangi iş kazasından kaynaklı olduğunun SGK tarafından açılan rğücu davasında tesğit edilemediğini, Ambulansla kazalının sevki konusunda işverenin gereğini yapmadığından sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; kazazede ...'in geçirmiş olduğu kazalardan dolayı meslekte kazanma gücünü %100 oranında kaybettiği, alınan adli tıp raporunda dava dışı işçinin maluliyetinin aynı gün içinde ard ... geçirilen iki kazadan hangisinden kaynaklandığının ayrımının yapılamadığı anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı ve deliller doğrultusunda yukarıda anlatılan nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusura ilişkin bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkili ... Büyükşehir Belediyesi, davalıların kusurlu hareketleri ve görevlerini gereğince yerine getirmemeleri nedeni ile tazminat ödemek zorunda kaldığını, davalıların kusurlu olduklarının yapılan yargılama ile sabit olduğunu, görevlerini gereğince yerine getirmemeleri nedeni ile Belediyenin tazminat ödemek zorunda kaldığını, her ne kadar davalılar ve tanık beyanlarında Belediye tarafından yapılan 2010-2014 yılları Stratejik Planlamasında, Fen İşleri Daire Başkanlığında iş sağlığı ve güvenliği ile alakalı bir görev veya sorumluluk verilmediği, 2010 yılı sonu Belediyeye ait Bütçe Giderleri ve Ödenekleri cetveline bakıldığında iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitim verilmesi, mesleki riskler ve alınması gereken tedbir ve işlemler için bütçe ayrılmadığı belirtilmişse de; davalının İş Sağlığı ve Güvenliği hakkında yapması gerekenlerin Stratejik plandan değil kanundan kaynaklandığını, davacının iş yerinde kaza geçirerek hafif yaralandığını ancak %100 malul kalmasına sebep trafik kazası olduğunu beyanla kararın kaldırılması talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 30.05.2016 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 06.04.2017 tarihli raporunda kazazede ...'in maluliyetinin aynı gün içinde ard ... geçirilen iki kazadan hangisinden kaynaklandığının ayrımının yapılamadığı şeklindeki tespit ve yine istinaf aşamasında dosya arasına alınan ve meydana gelen kaza döneminde yürürlükte bulunan ... Büyükşehir Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında yapılmış olan toplu iş sözleşmesinin incelenmesinde, hasar bedelini ödeme şekli başlıklı 77 nci madde d bendinde; " Trafik kazası sonucu meydana gelen hasar ve tazminatın, tespit komisyonunca yapılan inceleme sonucu ya da idari ve adli mercilerce yapılan tespit sonucu belirtilen suç oranına göre şoföre isnat edilen suç oranı 5/8 (%60) (dahil) ve altında ise hasar bedelinin tamamını işveren öder..." şeklindeki düzenlenme hep birlikte değerlendirildiğinde, davacı ...'nın birbirini teyit eden bilirkişi kurulu raporlarına göre birinci olayda %70 oranında kusuru ve ikinci olayda % 40 oranında kusuru bulunduğunun sabit olduğu, bu nedenle işveren olarak zarardan sorumlu olduğu; davalı araç sürücüsü ...'nın ise kazanın meydana geldiği tarih itibariyle işçi statüsünde operatör unvanı ile ... Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığında çalıştığı ve trafik iş kazası olarak belirtilen ikinci olayın gerçekleşmesinde %60 şeklinde tespit edilen kusurunun ise ... Büyükşehir Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında yapılmış olan toplu iş sözleşmesinin 77 nci madde d bendine göre belirlenen oran dahilinde kalması nedeniyle tazminatın işveren olan davacı tarafından ödenmesi gerektiği; diğer davalılar açısından ise tazminata sebep kazaların oluşumunda tespit edilen herhangi bir kusurları bulunmadığı ve dava dışı işçinin maluliyetinin hangi kazadan kaynaklandığı tespitinin de tıbben yapılamadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu raporları dikkate alındığında davalılar ile kazalar arasında illiyet bağı kurulamadığından, davacının halihazırda işveren olarak tespit edilen kusuru oranında yaptığı anlaşılan ödemeler nedeniyle davalılardan rücuen tahsil talebinde bulunamayacağı kabul edilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md.si gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar davalılar ve tanık beyanlarında Belediye tarafından yapılan 2010-2014 yılları Stratejik Planlamasında, Fen İşleri Daire Başkanlığında iş sağlığı ve güvenliği ile alakalı bir görev veya sorumluluk verilmediği, 2010 yılı sonu Belediyeye ait Bütçe Giderleri ve Ödenekleri cetveline bakıldığında iş sağlığı ve güvenliği konularında eğitim verilmesi, mesleki riskler ve alınması gereken tedbir ve işlemler için bütçe ayrılmadığı belirtilmişse de davalının İş Sağlığı ve Güvenliği hakkında yapması gerekenlerin stratejik plandan değil Kanundan kaynaklandığını bu nedenle davalıların kusursuz olduklarına dair savunmalarının dinlenemeyeceğini, sigortalının %100 iş göremezliğe uğraması sonucunu doğuran kazanın aynı gün içerisinde gerçekleşen ilk kaza olan iş kazası değil ikinci kaza olan trafik kazası olduğunu bu kazada ise müvekkiline atfı kabil kusur olmadığından tüm sorumluluğun davalı tarafta olduğunu, açılan davada dava konusu edilen tüm alacakların rücuya kabil olduğunu beyanla davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası tazminat davası neticesinde işveren tarafından ödenen tazminatın müteselsil sorumluluğu bulunduğu iddiası ile davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından iş kazası tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanun'un 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı Kanunun 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 ve 420 nci maddesi hükümleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti, sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 19, 20, 21, 95 inci maddeleri ve Kurum raporlarına karşı 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. "Müteselsil sorumluluk" açısından 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesi ile 141 ila 148 inci maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması nedenleriyle, temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 2.Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.