6. Hukuk Dairesi 2025/745 E. , 2025/1841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/760 E., 2025/11 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/802 E., 2021/211 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından haz
**6. Hukuk Dairesi 2025/745 E. , 2025/1841 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/760 E., 2025/11 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/802 E., 2021/211 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'ın 1999 yılında 1/2 pay ile davalı kooperatifin 75 no'lu üyeliğinin sahibi olduklarını, üyeliğe ilişkin tüm giderleri ortaklaşa karşıladıklarını, davalı kooperatifin 21.02.2006 tarihli yazısında, miras hariç her bir hisse için tek ortak bulunması gerektiği, bu nedenle üyeliğin hangi üye ile devam ettiğinin bildirilmesini istediğini, bunun üzerine davalı ... ile ilişkisine güvenen müvekkilinin, üyeliğin bu davalı adına devam edeceğine dair belgeyi imzalayıp kooperatife verdiğini, müvekkilinin bu tarihten sonra da kooperatif aidatlarını ve taşınmazın elektrik, su ve doğalgaz gibi birçok giderini ödemeye devam ettiğini, müvekkili ile davalı ... arasında yapılan 10.08.2016 tarihli protokolde de 2006 yılında yapılan işlemin üyeliğin 1/2 payının devri olmayıp, temsilci atanması işlemi olduğunun belirtildiğini, ancak davalı kooperatifin 03.08.2018 tarihli yazısında kooperatif hissesinde ortaklık hakkının bölünemeyeceği, diğer davalının 10.08.2016 tarihli protokoldeki imzasını inkar ettiğinin belirtildiğini, hisse devrinin noterde yapılması ve aynı zamanda kooperatife bildirilmesi gerektiğini, mevzuatta kooperatif hissesine birden çok üyenin hak sahibi olmasını engelleyecek bir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin 75 nolu üyeliğin 1/2 sahibi olduğunu, hissesini bedel karşılığında ya da bedelsiz olarak devretmediğini, 2006 yılında yapılan işlemin üyeliğe temsilci atanması olduğunu ileri sürerek müvekkilinin 75 no'lu üyeliğin 1/2 pay sahibi olduğunun tespitine, hissenin devredildiğinin kabulü halinde devir karşılığında bir bedel alınmadığından üyeliğe ait taşınmazın bedelinin 1/2'sinin devir tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevabında; müvekkilinin üyeliği dava dışı ...'tan tek başına devraldığını, 2005 yılında taşınmazın doğalgaz işleminin yapılabilmesi için davalı kooperatife üyeliğinin 1/2'sini davacıya devrettiğine dair yazı gönderdiğini, 2006 yılında da kooperatif yazısı üzerine gerçek duruma dönüldüğünü ve üyeliğin müvekkiline geçtiğini, müvekkilinin üyeliği devraldıktan sonra yıllarca ödemeleri kendisinin yaptığını, davacının yaptığı katkının % 50 oranında değil, çok altında olduğunu, davacının taşınmazda oturduğu sırada bazı aidatları ve faturaları ödemesinin evin ortağı ya da sahibi olduğunu değil, evde ikamet etmekte olduğunu göstereceğini, davacının üyelik için değil, ortak yaşam sırasında ev için yaptığı ödemeler konusunda müvekkilini baskı altında alarak protokolü imzalattığını ve sonrada evi terkettiğini, protokolde tanıklar huzurunda imzalandığı belirtilmişse de, davacının tanıkların imzasını sonradan aldığını, bu nedenle tanıklar huzurunda imzalanmış bir protokolde bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kooperatif vekili cevabında; davalı ...'ın 1999 yılında kooperatif üyeliğini tek başına devraldığını, 12.08.2005 tarihinde üyeliğin 1/2'sinin davacıya devredildiğinin bildirilmesi üzerine yönetim kurulunun 15.08.2005 tarihli kararı ile devre dair karar alındığını, ancak Kooperatifler Yasası'nın 19. maddesi gereği kooperatife giren her şahıstan bir ortaklık payı alınması gerektiğinden, 21.02.2006 tarihli yazı ile hukuka aykırılığın giderilmesinin istendiğini, davacının da üyeliğin diğer davalı adına devam edeceğine dair beyanda bulunduğunu, kooperatifin 19.04.2006 tarihli yönetim kurulu kararı ile devrin oybirliği ile kabul edildiğini, davacının yapılan işlemin sadece üyeliğe temsilci atanmasına ilişkin olduğunu beyan etmesine rağmen, diğer davalı ile yaptığı protokole dayanarak müvekkili kooperatiften üyeliğin 1/2'sinin adına devrine dair karar almak istemesinin çelişkili olduğunu, davacıya yeni bir devir olsaydı dahi bu hususun sadece davacı ve davalı ... arasında hukuki sonuç doğuracağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama sırasında davalı Sedef Hatay'ın üyeliğini üçüncü bir şahsa devretmesi nedeniyle davacının üyeliğin 1/2'si yönünden hak sahibi olduğu tespitine ilişkin talebin konusuz kaldığı, 10.08.2016 tarihli protokole göre üyeliğin % 1/2'sinde davacının hak sahibi olduğu, tanıkların da imzasını içeren protokolün geçerli olduğu, bilirkişi tarafından davaya konu hisseye karşılık gelen taşınmazın değerinin 1.600.000,00 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle üyeliğin 1/2'sinde davacının hak sahibi olduğunun tespiti talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile 800.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davalı kooperatife karşı açılan açılan davada terditli talepler bakımından kooperatif üyeliğinin tespiti talebi yönünden yargılama aşamasında üyeliğin dava dışı üçüncü kişiye devredildiği anlaşıldığından üyeliğin tespiti talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ve kooperatif lehine nispi değil maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. 10.08.2016 tarihli hisse devir sözleşmesinin müvekkili tarafından manevi şiddet ve baskı altında imzaladığının mahkemece dikkate alınmadığını, b. Mahkemenin taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket ettiğini davacının terditli taleplerinden ikinci sırada alacağının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığını ancak mahkemece sebepsiz zenginleşme şartlarının gerçekleşmediği görmezden gelinerek ilgili hisse devir sözleşmesi geçerli sayılıp bu sözleşmeye göre hüküm kurulduğunu, c. Kooperatif üyeliğinin müvekkili tarafından tek başına alındığını ve tüm ödemelerinin müvekkili tarafından tek başına yapıldığının mahkemece incelenmediğini, d. Davacının dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı hareket ettiğini, e. 1.600.000TL olarak belirtilen değerin dava tarihindeki değer olmadığını devir yapılan 22.10.2020 tarihindeki değer olduğunu, ancak mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti veya alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.