12. Ceza Dairesi 2016/4067 E. , 2018/799 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli kararda sanığın suç teşkil eden eyleminin belirtildiği, hükme esas alınan delillerin denetime uygun olacak şekilde gösterildiği, mahkumiyete es
**12. Ceza Dairesi 2016/4067 E. , 2018/799 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli kararda sanığın suç teşkil eden eyleminin belirtildiği, hükme esas alınan delillerin denetime uygun olacak şekilde gösterildiği, mahkumiyete esas alınan bilirkişi raporlarının içeriklerinin ve bu raporlarda sanığın mahkumiyetine neden olan eylemi ile meydana gelen netice arasında uygun illiyet bağının denetime uygun olarak açıklandığı göz önünde bulundurularak, tebliğnamede verilen kararın gerekçesiz olduğu gerekçesi ile bozma öneren (1) no'lu görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Katılan eşi olan ...'nin doğum için kaldırıldığı hastanede 18/05/2011 tarihinde doğum yaptığı, doğan bebeğin ise 20/05/2011 tarihinde öldüğü olayda, soruşturma evresinde Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi'nce tanzim edilen 7.11.2012 tarihli raporda özetle sanığın görevli olduğu esnada , 18.5.2011 tarihinde saat 08.11'de ve 10.43'te çekilen NST'lerin nonreaktif olduğunun, bu nedenle sanık doktor ... tarafından 18.5.2011 tarihinde kişinin daha sık muayene edilmemesinin ve NST'lerin nonreaktif olması nedeni ile kısa sürede doğumun yaptırılmamasının eksiklik olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan Yüksek Sağlık Şurası'nın 13474 karar sayılı raporunda ise özetle sanığın doğum yapacak olan hastayı zamanında sezaryene almadığı için kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla; meydana gelen ölüm ile sanığın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmediği, meydana gelen ölüm ile sanığın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nca tanzim ettirilecek raporun incelenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.