8. Hukuk Dairesi 2017/275 E. , 2017/4457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı 3. kişi vekili, borçlu şirket hakkında yürütülen takip kapsamında müvekkili şirketin uzun süredir faaliyet gösterdiği adreste müvekkiline ait olan eşyal
**8. Hukuk Dairesi 2017/275 E. , 2017/4457 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı 3. kişi vekili, borçlu şirket hakkında yürütülen takip kapsamında müvekkili şirketin uzun süredir faaliyet gösterdiği adreste müvekkiline ait olan eşyaların 08.01.2014 tarihinde haczedildiğini belirterek; istihkak iddialarının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına, davalının, malın değerinin % 15'in den az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, borçlu ile 3. kişi şirketin ortaklık yapısının benzer olduğu, borçlu şirketin haciz mahallini adres olarak kullandığı, haciz sırasında borçluya ait belgeler bulunduğundan bahisle istihkak iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, haciz yapılan adresin, davacı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olduğu, mahcuzlara ilişkin faturalar sunulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3. kişinin İİK'nun 96. maddesine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, borçlu şirket ve davacı 3. kişi şirketin ortaklık yapısının benzer olduğu ve ortaklarının bir çoğunun aynı olduğu, davalı borçlu şirketin itirazın iptali için açılan davada sunduğu dilekçesinde adres olarak haciz adresini gösterdiği ödeme emrinin bu adreste, haciz sırasında da hazır bulunan Ayşe Yılmaz'a yetkili sıfatıyla tebliğ edildiği, haciz mahallinde borçluya ait belgeler bulunduğu dikkate alındığında İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan davacı 3. kişinin sunduğu borcun doğum tarihinden sonraki tarihli faturalar ve vergi levhası her zaman düzenlenebilecek belgelerden olup tek başına istihkak iddiasını ispatlayacak nitelikte değildir. Bu itibarla davacı 3. kişinin İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı dikkate alınarak, Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine ve peşin harcın istek halinde iadesine 28.03.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.