6. Hukuk Dairesi 2014/847 E. , 2014/10869 K. MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/05/2013 NUMARASI : 2011/192-2013/230 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mah…
**6. Hukuk Dairesi 2014/847 E. , 2014/10869 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/05/2013 NUMARASI : 2011/192-2013/230 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında 01/09/2005 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın mesken olarak kullanılacağı ve aylık kira bedelinin 250 TL olduğu her ayın ilk 20 günü içinde peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından, Kartal 1. İcra Müdürlüğünün 2010/31 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde aylık 250 TL den 01/05/2006 tarihi ile 31/12/2008 tarihleri arasındaki 32 aylık kira alacağı toplamı 8000 TL alacağın tahsili istenmiş, ödeme emrinin borçlulara 11/01/2010 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine borçlular 14/01/2010 ve 18/01/2010 tarihlerinde sunmuş oldukları dilekçeleri ile kira borcunun adreste teslim edilmek üzere PTT kanalı ile havale edildiğini, kiralananın 24/11/2008 tarihinde tahliye edildiğini belirterek itiraz etmişlerdir.Borçluların itiraz dilekçelerinin veya icra müdürlüğünce verilen 14/01/2010 ve 18/01/2010 tarihli durma kararlarının alacaklı vekiline tebliğine ilişkin belgeye dosya kapsamında rastlanmamıştır. İcra dosyası içerisinde alacaklı vekili adına imzalanmış 09/02/2010 tarihli beyan yazısında “Alacaklı vekili geldi dosyadan fotokopi çektirmeyi talep etti” ibaresinin yazılı olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davasının, takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde açılması gerekir. İİK.nun 67.maddesinde gösterilmiş olan bu süre hak düşürücü olup, sürenin, itirazın öğrenilmesi ile değil, itirazın alacaklıya tebliğ ile başlayacağı kabul edilmiştir. Somut olayda; Dava konusu Kartal 1. İcra Müdürlüğünün 2010/31 sayılı dosyasında borca itiraz dilekçelerinin alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmış olup, bu durumda, 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlamayacağından, 17/03/2011 tarihinde açılan itirazın iptali davasının süresinde açıldığının gözetilmesi gerekirken alacaklı vekilinin 09/02/2010 tarihinde dosyadan fotokopi çektirme talebinde bulunduğu, itirazdan haberdar olduğu gerekçesi ile süresinden sonra açılan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan, davalı vekili cevap dilekçesinde davacının aynı takiple ilgili olarak açtığı itirazın kaldırılması davasında, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın henüz kesinleşmediğini belirterek derdestlik itirazında bulunmuş olup mahkemece verilen kararın gerekçesinde davalının derdestlik itirazının da yerinde görüldüğü belirtilmiştir. Davacı vekili borçluların itiraz dilekçeleri kendisine tebliğ edilmese de 20/04/2010 havale tarihli dilekçesi ile icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiş olup itirazın kaldırılması davası devam ederken 19/10/2010 tarihli duruşmada dava, takipsiz bırakıldığından dosya işlemden kaldırılmış ve Kartal 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 07/02/2011 tarih ve 2010/361 Esas 2011/66 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davanın açılmamış sayılması kararı ile dava açılması ile meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar. Mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı henüz kesinleşmemiş olsa bile derdestlik durumu son bulur. Dava, yenileme süresinin bittiği tarihte kanundan dolayı açılmamış sayılmıştır. Davanın açılmamış sayılması kararı temyizi kabil bir karar ise de, derdestlik yönünden kararın kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Derderstlik, dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren üç aylık süreyle sınırlı olmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların doğumu ile dava kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar. İtirazın kaldırılması davasında 07/02/2011 tarihli kararla 3 ay içerisinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup eldeki itirazın iptali davası ise 17/03/2011 tarihinde açılmıştır. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.