İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ:10/02/2026 Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı ve 16/12/2025 tarihli ara kararı aleyhine taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; talep edenin abonesi olduğu adreste karşı taraf görevlilerince kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla usule aykırı şeki…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/12/2025 DAVANIN KONUSU:MENFİ TESPİT İSTİNAF TALEP TARİHİ: DAVACI:01/01/2026 DAVALI:03/12/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ:10/02/2026 Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı ve 16/12/2025 tarihli ara kararı aleyhine taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; talep edenin abonesi olduğu adreste karşı taraf görevlilerince kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla usule aykırı şekilde tutanak düzenlendiğini, bu tutanağa dayanılarak 28/07/2025 tarihli 717.762,34 TL bedelli fatura tahakkuk ettirildiğini, 11/08/2025 tarihinde borcun ödenmemesi hâlinde elektrik kesintisi yapılacağının bildirildiğini, tarafların tacir olması nedeniyle arabuluculuğun dava şartı olması ve yargılama sürecinin uzun süreceğinin öngörülmesi karşısında elektriğin kesilmemesi amacıyla başvuruda bulunmak zorunda kaldıklarını, tutanağı düzenleyen kişilerin kimlik ve yetkilerinin belli olmadığını, tutanak düzenlenirken talep edenin hazır bulundurulmadığını, sayaç üzerinde kaçak elektrik kullanımına ilişkin gerekli incelemelerin yapılmadığını, soyut iddialara dayalı olarak fahiş tutarda kaçak elektrik bedeli belirlendiğini ve bu hususlara ilişkin itirazlarının karşı tarafça reddedildiğini ileri sürerek, talep eden şirket aleyhine düzenlenen faturanın ödenmemesi ve abone olarak kullanılan elektriğin kesilmesinin tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE GEREKÇESİ :Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş ve ... D.İş Karar sayılı 12/08/2025 tarihli kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilerek davacı şirket aleyhine düzenlenen 717.762,34 TL bedelli faturanın ödenmemesi yönündeki tedbir talebinin reddine, ancak 31/07/2025 tarihli ve ... seri numaralı, 717.762,34 TL tutarındaki kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan fatura bedelinin %20’si üzerinden hesaplanan 143.552,47 TL teminatın nakden veya teminat mektubu olarak yatırılması hâlinde davacının elektrik hizmetinin kesilmesinin önlenmesine ve bu hususta ... A.Ş.’ye müzekkere yazılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itiraz üzerine verilen 12/09/2025 tarihli ek karar ile ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespitine ve itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, söz konusu ek kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı 17/11/2025 tarihli kararı ile zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeniyle ihtiyati tedbirin kendiliğinden ortadan kalkmayacağı, ancak esas hakkında Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açılmış bulunması sebebiyle ihtiyati tedbire itiraz konusunda karar verme yetkisinin bu mahkemeye ait olduğu gerekçesiyle ek kararın kaldırılmasına ve dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince de ... Esas sayılı dosya üzerinden 16/12/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ:Davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesi ile; ihtiyati tedbir talebinin dava açılmadan önce D.iş dosyası üzerinden verilmesi nedeniyle talep eden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla hukuka aykırı olan ilk derece mahkemesi ara kararının düzeltilerek talep eden lehine vekalet ücretinin hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesi ile; davacı abonenin ayrı bir hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanması nedeniyle kaçak elektrik tutanağı düzenlenerek kaçak elektrik kullanımının fotoğraf ve video kayıtlarıyla tespit edildiğini ve takibe konu kaçak elektrik faturalarının tahakkuk ettirildiğini, davacının hakkının yaklaşık derecede ispatladığından bahsedilemeyeceğini ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşmadığını beyanla hukuka aykırı olan ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak, itirazlarının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355/1 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede; Talep, karşı tarafça elektrik abonesi olan talep eden hakkında kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla haksız şekilde tutanak düzenlenerek yüksek tutarda kaçak elektrik bedeli faturası tahakkuk ettirildiği ileri sürülerek, anılan faturanın ödenmemesi ve elektrik hizmetinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş ve ... D.İş Karar sayılı 12/08/2025 tarihli kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilerek davacı şirket aleyhine düzenlenen 717.762,34 TL bedelli faturanın ödenmemesi yönündeki tedbir talebinin reddine, ancak 31/07/2025 tarihli ve ... seri numaralı, 717.762,34 TL tutarındaki kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan fatura bedelinin %20’si üzerinden hesaplanan 143.552,47 TL teminatın nakden veya teminat mektubu olarak yatırılması hâlinde davacının elektrik hizmetinin kesilmesinin önlenmesine ve bu hususta ... A.Ş.’ye müzekkere yazılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itiraz üzerine verilen 12/09/2025 tarihli ek karar ile ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespitine ve itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, söz konusu ek kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin ... Esas, ... Karar sayılı 17/11/2025 tarihli kararı ile zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeniyle ihtiyati tedbirin kendiliğinden ortadan kalkmayacağı, ancak esas hakkında Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açılmış bulunması sebebiyle ihtiyati tedbire itiraz konusunda karar verme yetkisinin bu mahkemeye ait olduğu gerekçesiyle ek kararın kaldırılmasına ve dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince de ... Esas sayılı dosya üzerinden 16/12/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. 1-Davacı vekili tarafından, ilk derece mahkemesinin 16/12/2025 tarihli ara kararına karşı 01/01/2026 tarihli dilekçeyle istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ancak davacı vekilinin 2.002,00 TL istinaf harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcını tamamlaması için HMK’nın 344. maddesi gereğince düzenlenen muhtıranın 13/01/2026 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiş olmasına rağmen, verilen süre içinde harç eksikliğini gidermediği, bu nedenle 21/01/2026 tarihli kararla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, söz konusu kararın davacı vekiline tebliğ edilmiş olmasına rağmen bu karara yönelik istinaf talebinde bulunulmaması nedeniyle 21/01/2026 tarihli istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin kararın kesinleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebi yönünden herhangi bir istinaf incelemesi yapılmamıştır. 2-6100 sayılı HMK'nun 390 maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK 393/1 maddesine göre; İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Aynı yasanın 397/1 maddesi gereğince; İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunun 16.maddesinde; "Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. " denmektedir. Davalı vekilinin istinaf talebi incelendiğinde; ihtiyati tedbir kararı verilmemesi hâlinde sakıncalı bir durumun ya da telafisi güç veya imkânsız bir zararın doğma ihtimalinin bulunduğu, esas davada elde edilmek istenen hukuki yararın tedbir talebi ile peşinen sağlanmaya çalışılması niteliğinde bir durumun söz konusu olmadığı, verilen ihtiyati tedbir kararının ve takdir edilen teminat miktarının 6100 sayılı HMK’nın 389 ve devamı maddelerinde öngörülen koşullara usul ve esas yönünden uygun bulunduğu, tedbir kararına yönelik itiraz üzerine ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen kararda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalıdan peşin alınan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye gelir kaydedilmesine, 4-İstinaf yargılama giderinin nihai kararla ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 30/01/2026 ...