7. Hukuk Dairesi 2025/975 E. , 2025/1579 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2233 E., 2024/2749 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/104 E., 2023/1040 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan r…
**7. Hukuk Dairesi 2025/975 E. , 2025/1579 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2233 E., 2024/2749 K. İLK DERECE MAHKEMESİ :...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/104 E., 2023/1040 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Afyonkarahisar ili,...ilçesi, ... Köyünde müvekkilinin 1246 parsel sayılı taşınmazda paydaş olup davalının ise komşu 1247 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, komşu 1248 parselin ise müvekkilinin dedesi adına kayıtlı olduğunu, davalının 1247 parselin yol boşluğuna bitişik kısmına duvar yaparak davacının yol boşluğu ile irtibatını kestiğini, ayrıca boşluğun üstünü örtmek ve tarım aletleri koymak suretiyle yol boşluğunu işgal ettiğini ileri sürerek; davalı tarafından yapılan duvar ve sair taşkın inşaatın yıkılarak kaldırılmasını, 1246 ve 1248 parsellere yönelik müdahalenin önlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; hukuka aykırı ikame edilmiş davanın reddi gerektiğini, davacının davayı takip yetkisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde davacı tarafça da ikrar edildiği üzere taşkın olduğu iddia edilen yapının ... Köyü Tüzel Kişiliğine ait arsa üzerinde yer almakla müdahalenin men'i davasını sadece köy tüzel kişiliğinin açabileceğini, her ne kadar davalı ...'a dava yöneltilmiş ise de 1247 parsel sayılı taşınmazda başkaca el birliği hâlinde malikler de bulunup sadece davalı ...'a dava yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca 1248 ve 1246 parsel sayılı taşınmazlara davacının el birliği hâlinde malik olup diğer maliklerin rızası olmaksızın bu davayı açamayacağını, taşınmazın yıkımına karar verilmesinin mağduriyete neden olacağını belirterek; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinun yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacının kullanımında olan taşınmazlardan 1248 parsel sayılı taşınmazda ev bulunması, besihane olarak kullandığı 1246 parsel sayılı taşınmazın ise davalının işgal ettiği köy/yol boşluğundan başkaca yola çıkışı bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının somut olayda aktif husumet yetkisi ve hukuki yararının bulunduğu..." gerekçesiyle; davacının davasının kabulü ile; Afyonkarahisar ili,...ilçesi, ... Köyü, 1246 ve 1248 parselde kain, davacı ... kullanımındaki taşınmazların bitişiğinde yer alan "köy/yol boşluğuna" davalı 1247 parsel maliklerinden olan ve işbu parselin tamamını fiilen kullanmakta olan davalı ...'ün, bilirkişi raporunda (A) harfi ve kırmızı renkle gösterilen 10,46 m²'lik kısmına "tuğla duvar ve saç levha (ahşap direkli sundurma) yapmak ve tarım aletleri koymak" suretiyle yapmış olduğu el atmasının önlenmesine, tecavüzlü alanda bulunan tuğla duvar ve saç levha (ahşap direkli sundurma) ile tarım aletlerinin bilirkişi raporunda belirttiği şekilde kâl'ine, kâl masraflarının davalı tarafından karşılanmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, elatılan 10,46 m² köy boşluğunun zemin değerinin 536,80 TL, kal’i istenen sundurmanın bedelinin ise 1.555,00 TL olmak üzere toplam dava değerinin 2.392,72 TL olarak belirlendiği, ilk derece mahkemesince verilen kabul kararını istinaf eden davalının aleyhine hükmedilen değerin 2.392,72 TL olup bu miktarın ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle 28.250,00 TL olan istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı, kararın istinaf eden açısından kesin olup davalının istinaf kanun yoluna başvurma hakkının bulunmadığı..." gerekçesiyle; davalının istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341, 346 ve 352/b maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını temyiz dilekçesinde de tekrarlamış, ilave olarak Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği miktar yönünden usulden ret kararının yerinde olmayıp mahkemeye erişim hakkının kısıtlandığını, davacının aktif husumet yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkin olup dava değerinin istinaf kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf talebinin 6100 sayılı Kanun'un 341, 346 ve 352/b maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar; dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 352/1, 361/1 ve 362/1-a hükümleri uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.