17. Hukuk Dairesi 2014/13648 E. , 2017/1118 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerinin işyeri yangın sigortası ile sigortalandığını, işyeri gece kapalıyken binanın su tesisatına b…
**17. Hukuk Dairesi 2014/13648 E. , 2017/1118 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerinin işyeri yangın sigortası ile sigortalandığını, işyeri gece kapalıyken binanın su tesisatına bağlı lavabo altındaki spiral borunun patlaması sonucu işyerindeki malzemelerin hasar gördüğünü, sigortalısına 31.07.2009 tarihinde 6.152,56 TL hasar tazminatı ödendiğini, kusurun kiracı olan sigortalısında değil, kiralayan ve malik olan davalıda olduğunu, ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının sigortalısının müvekkilinin kiracısı olduğunu, kiracının kullanımındaki lavabonun altındaki spiral borunun çıkması sonucu su basmasında müvekkilinin kusuru olmadığını, hasarın taşınmazın ortak yerlerine ait bir kusurdan kaynaklanmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine, yasal şartları bulunmadığından davalı tarafın inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. ../... -2- 2014/13648 2017/1118 Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.