Ceza Genel Kurulu 2021/113 E. , 2023/426 K. "" YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1978-2117 I. HUKUKÎ SÜREÇ Nitelikli yağma suçundan sanık ...'ın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2- maddesi uyarınca beraatine ilişkin Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.07.2019 tarihli ve 1237-825 sayılı hükmün, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinc…
**Ceza Genel Kurulu 2021/113 E. , 2023/426 K.** **"İçtihat Metni"** YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1978-2117 I. HUKUKÎ SÜREÇ Nitelikli yağma suçundan sanık ...'ın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2- maddesi uyarınca beraatine ilişkin Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.07.2019 tarihli ve 1237-825 sayılı hükmün, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda, 30.10.2019 tarih ve 4018-2637 sayı ile Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c-h, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba karar verilmiştir. Bu hükmün de sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 16.06.2020 tarih ve 1130-1958 sayı ile; ''Sanık ...’in annesi ...’ın katılanın zararını gidermek amacıyla ilk derece mahkemesince hüküm kurulmadan önce katılan adına PTT kanalıyla havale gönderdiğinin, katılanın son celse alınan beyanında 'Benim zararın giderildiğinden haberim yoktur.' dediğinin anlaşılması karşısında, zararın giderilip giderilmediği hususunun netleştirilerek, sonucuna göre TCK’nin 168. maddesinin uygulama koşullarının takdiri gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi ise 21.10.2020 tarih ve 1978-2117 sayı ile; "...Yağma suçuna konu paranın kolluk görevlileri tarafından yapılan üst araması neticesinde sanık ...'in üzerinde ele geçirilerek adli emanete alındığı ve Yerel Mahkemenin kararı ile birlikte emanetteki paranın katılana iadesine karar verildiği; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesinin gerektiği, TCK'nın 168. maddesinin iade ve tazminden çok pişmanlık esasına dayandığı, bu bağlamda yağma suçuna konu paranın kolluk görevlilerince yapılan üst aramasında ele geçirilmiş olması durumunda pişmanlık sonucu oluşan iade ve tazminden bahsetmek olanaklı olmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı; bu aşamadan sonra sanık ve yakınları tarafından suçun mağduruna para gönderilmiş olmasının da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirmeyeceği," şeklindeki gerekçe ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.