T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 08/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar KARAR TARİHİ : 14/05/2025 DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVALI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ...-…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 08/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/05/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar KARAR TARİHİ : 14/05/2025 DAVACI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVALI : ... -... ... VEKİLİ : Av. ...- ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... tarafından, davacıya karşı 13/01/2017 tanzim, 15/03/2017 vade tarihli ve 50.000 TL bedelli sahte senet ile ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, senet metninde müvekkili adına atfen atılı bulunan imzanın davacıya ait olmadığını, davalı ...'ın evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçları sebebiyle şikayetleri üzerine yargılandığı ... .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında bulunan Aydın Jandarma Kriminal Labaratuvar Amirliğince hazırlanan uzmanlık raporuna göre inceleme konusu senet üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, inceleme konusu inceleme konusu imzaların ... eli ürünü olmadığı, taklit edilmek suretiyle atıldığı kanaatine varıldığını, hazırda icra takip dosyasında haciz işlemleri alacaklı görünen davalı ... tarafından sürdürülmekte olduğunu, davaya konu olan sahte senet ile açılan icra dosyası sebebiyle davacının maaşında haciz bulunduğunu ve her ay maaşının 1/4 ü kesilmekte olduğunu, icra dosyası kapsamında dava tarihi olan 27/01/2024 tarihine kadar icra dosyasına toplamda 26.447,54 TL tahsilat yapıldığını, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri de anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, bu nedenlerle ... İcra Müdürlüğünün 2022/49429 E. sayılı icra dosyasında davacı ...'ın davalı ...'a borcu olmadığının tespiti ile icra dosyasının iptaline, ödenen bedelin avans faizi ile birlikte istirdatına, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile asıl alacağın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının işbu senedi kendi hür iradesiyle imzalayarak davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanıp 23/09/2022 tarihinde kesinleşerek beraat ettiği ... . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında davacı 50.000-TL'lik senedi kendisinin davalının hür iradesiyle verdiğini ikrar ettiğini, davalının .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında mahkeme önünde verdiği savunmasında dava konusu bonoyu kendisinin ortaklık payı için dava dışı ...’dan aldığı 30.000,00TL karşılığında şirket adına düzenleyerek verdiğini beyan ettiğini, bu beyanı ile davalının, dava konusu bonoyu şirkete verilen borç karşılığı değil de kendisi için aldığı borç para karşılığında vekâlete istinaden şirket adına düzenlediğini kabul etmekte olup, davalının bu beyanının HUMK’un 236. maddesi kapsamında ikrar niteliğinde olduğunu, davacının taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller ile ATK raporu birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacı tarafça dava konusu senetteki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle davacının alınan ıslak imza örnekleri ile dava konusu senetlerdeki imzanın karşılaştırılması suretiyle davacı eli ürünü olup olmadığı hususunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava konusu senedin davacının el ürünü olduğu tespit edildiği gerekçesi ile; "1-Davanın REDDİNE, 2-İİK 72/4 maddesindeki şartları gerçekleşmediğinden davalı vekilinin talebinin reddine, " dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme tarafından 23/08/2024 tarihli rapor baz alınarak ve aksine dair düzenlenen 3 adet rapor nazara alınmaksızın ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin davanın reddine karar verildiğini, ... . Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararının "bonodaki imzanın sanık tarafından atıldığını gösterir kesin kanaat raporunun oluşmaması ve bu nedenle doğan şüphenin sanık lehine yorumlanması" gerekçesi ile verildiğini, dolayısıyla ceza mahkemesince yapılan yargılamada imzanın kim tarafından atıldığının tespit edilemediğini, anılı ceza mahkemesinin davalı hakkındaki beraat kararının işbu dava açısından önem teşkil etmese de mezkur dosyadan aldırılan raporların son derece önemli olduğunu, Aydın Jandarma Kriminal Labaratuvar Amirliği, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesince Hazırlanan 12/04/2022 tarihli raporlara bakıldığında bono üzerindeki imzaların davacı müvekkilince atıldığına dair kesin kanaat bildiren bir tespit yapılamadığı ve hatta imzanın taklit edilmek suretiyle atıldığına dair kanaatin dahi bildirildiğini, her ne kadar işbu dava kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda imzanın müvekkiline ait olduğuna dair kesin kanaat bildirilmiş ise de bu tespite katılmalarının mümkün olmadığını, yerel mahkemece işbu rapora itibar edildiğini, yukarıda alıntılanan raporların ise nazar-ı itibara alınmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne, aksi kanaat hasıl ise yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE : Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; kambiyo senedi nedeniyle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında yapılan incelemede; dosya davalısının alacaklı, dosya davacısının borçlu olduğu, davaya konu 50.000,00-TL bedelli senet nedeniyle icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas- ... sayılı dosyasında yapılan incelemede; Aydın Jandarma Kriminal Labaratuvar Amirliğince hazırlanan 23/10/2017 tarihli raporda özetle; "kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, inceleme konusu senet üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların ... eli ürünü olmadığı, taklit edilmek suretiyle atıldığı kanaatine varılmıştır." denilmiştir. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce hazırlanan 03/04/2019 tarihli raporda özetle; "... Söz konusu borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında, imzaların genel şekli ve imzalar içerisindeki bazı el hareketlerinin yapılışı yönünden ...'ın bilhassa samimi imzaları ile kısmi benzerlikler görülmüş, söz konusu borçlu imzalarının ... elinden çıktığının muhtemel olduğu değerlendirilmiş ise de, gerek incelemeye konu ve mukayeseye esas imzaların basit yapıda olmaları, gerekse ...'ın samimi imzalarının bulunduğu mukayeseye esas belgelerin çoğunluğunun fotokopi olması nedeniyle daha ileri derecede bir kanaat beyanında bulunulabilmesi mümkün olmamıştır." denilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesince Hazırlanan 12/04/2022 tarihli raporda ise özetle; "İnceleme konusu senette atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği.." kanaati belirtilmiş ve neticeten suça konu senetteki borçlu imzasının katılanın el ürünü olması ihtimalinin de bulunması, bu ihtimal nedeniyle oluşan şüpheden ise "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" uyarınca beraat kararı verildiği, verilen kararın 23.09.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince aldırılan 25/08/2024 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "..inceleme konusu senetteki imzalar gramalar ile başlayıp ardından saat yönünde dönülerek gramaların üzerinde oluşturulan üçgensi yapı ile tamamlanmış, yukarı doğrultulu, işlek özellikte, basit tersimli imzalar olup bu imzalar ile karşılaştırma belgelerindeki ... 'a ait imzalar arasında tersim tarzı başta olmak üzere, yapıların oluşturulma şekli, başlangıç ve bitiriliş özellikleri, yapılar arası bağlantılar, doğrultu, ritm, işleklik gibi grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan uygunluk ve benzerlikler nedeni ile, isim el yazısındaki yüksek derecedeki uyum ve benzerlikte dikkate alındığında, alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 13.01.2017 tanzim, 15.03.2017 vade tarihli, 50.000,00 (Elli bin) TL bedelli senetteki borçlu imzalarının ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine oybirliği ile varılmıştır." kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Her ne kadar Aydın Jandarma Kriminal Labaratuvar Amirliğince hazırlanan 23/10/2017 tarihli raporda söz konusu imzaların ... eli ürünü olmadığı belirtilmiş ise de, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce Hazırlanan 03/04/2019 tarihli raporda söz konusu borçlu imzalarının ... elinden çıktığının muhtemel olduğunun değerlendirildiği, gerek incelemeye konu ve mukayeseye esas imzaların basit yapıda olmaları, gerekse ...'ın samimi imzalarının bulunduğu mukayeseye esas belgelerin çoğunluğunun fotokopi olması nedeniyle daha ileri derecede bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiş ve yine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesince Hazırlanan 12/04/2022 tarihli raporda da senette atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği belirtilmiştir. İlk aldırılan rapor ile sonraki iki rapor arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla birlikte işbu istinafa konu yargılamada ilk derece mahkemesince aldırılan 25/08/2024 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; gerek yeterli sayıda mukayese imza ile inceleme yapılması ve de denetime açık ve gerekçeli yapılan inceleme sonucunda açıkça 13.01.2017 tanzim, 15.03.2017 vade tarihli, 50.000,00 (Elli bin) TL bedelli senetteki borçlu imzalarının ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı ve bu şekilde çelişkinin de giderildiği değerlendirilmiştir. İlk derece mahkemesinde değerlendirilmemiş olmakla birlikte davalı vekilinin ilk derece mahkemesindeki derdestlik itirazı üzerine Dairemizce ( derdestlik dava şartı olduğundan resen) Uyap sisteminden yapılan sorgulamada; aynı taraflar arasında ve aynı konuya ilişkin ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ve ...karar sayılı dosyasında yargılama yapıldığı ancak vazgeçme sebebiyle ve 17/11/2022 tarihinde, davanın 6100 sayılı HMK 123 maddesi kapsamında açılmamış sayılmasına karar verildiği ve de taraflarca karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu ve de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ve de 31/05/2023 tarihli karar ilamı ile davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla bahsi geçen davada açılmamış sayılmasına karar verilmesi karşısında işbu istinafa konu davanın devamında usul ve yasaya aykırılık teşkil etmediği resen değerlendirilmiştir. Netice olarak; istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/05/2025 tarih,... Esas ...Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.08/01/2026 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.