(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/6568 E. , 2012/24944 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (...) Mahkemesi Davacı, ölüm aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar ödenmesi gerektiğinin tespitine, ödenen aylıklardan dolayı Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresin…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/6568 E. , 2012/24944 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (...) Mahkemesi Davacı, ölüm aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar ödenmesi gerektiğinin tespitine, ödenen aylıklardan dolayı Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, muvazaalı boşanma gerekçesi ile davacının aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile Kurum 9.095,31TL borçlu olmadığının ve kesilmiş bulunan aylığın yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, 5510 sayılı Yasa'nın 56/son maddesindeki düzenlemenin davacı hakkında uygulama olanağı bulunmadığından, davanın kabulü ile davacıya babası nedeniyle bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaliyle kesilen aylığın ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56. maddesinin ikinci fıkrası olup, uyuşmazlığın çözümünde sosyal güvenlik, sosyal güvenliğin amaç ve yöntemleri, sosyal sigortalar, sosyal güvenlik sistemi gibi kavram ve olguların değerlendirilmesine gereksinim bulunmaktadır. Sosyal sigorta sistemlerinde sigortalılar veya hak sahipleri belli şartların yerine getirilmesi halinde sosyal edime (yardıma) hak kazanırlar. Sosyal edim ya da sosyal yardım hakkı kişilerin belli bir yardım ya da edim üzerinden yargısal yönden icrası mümkün kamusal talep hakkını ifade eder. Sosyal sigortalar; sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme, zorunluluk ilkelerine dayanmakta olup, özellikle inceleme konusu 5510 sayılı Kanunun 56. maddesi yönünden önem arz eden sosyal koruma ilkesiyle, toplumun ekonomik ve sosyal yönden en fazla gereksinimi olan bireylerini/gruplarını koruma, güvenceye kavuşturma ve onlara hizmet amaçlanmakta, yaşamlarını sürdürebilmeleri için bu kişilerin sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması hedefi öne çıkmaktadır. Devletler tarafından amaç olarak benimsenen sosyal güvenlik genellikle sosyal sigortalar ile sosyal yardım ve hizmetler olarak adlandırılan iki temel yöntem uygulanmak suretiyle sağlanmaya çalışılmaktadır. İki ana rejimden meydana gelen Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde, yardımlar genellikle devlet bütçesinden veya gönüllü özel yapılanmalardan karşılandığı, katılmasız veya primsiz rejim olarak adlandırılan sosyal yardım ve hizmetlerin yanı sıra sistemin temel dayanağını oluşturan ve ilgililerin herhangi bir maddi katkısının söz konusu olmadığı katılmalı veya primli rejimde bulunmaktadır.