(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/632 E. , 2013/29645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özet
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/632 E. , 2013/29645 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının, davalı işverene ait işyerinde sera işçisi olarak çalıştığını, ağırlaşan iş koşulları ve sağlık sorunları nedeni ile iş akdini feshettiğini belirterek müvekkilinin kıdem tazminatı, ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının işyerinde kimyasal ilaca maruz kalacak işler yapmadığını, sağlık raporlarına rağmen çalışmaya devam etmiş olduğunu, eşinin şahitliği ile istifa ve ibraname dilekçeleri imzaladığını ve ücret ve yıllık izin ücret alacaklarının ödenmiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, yargılama sırasında toplanan delil durumuna göre istekler kısmen hüküm altına alınmıştır. Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. Gerekçe: Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı Kanunu'nun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, iş kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya iş anununa dayanan her türlü hak iddialarından ... hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. 4857 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu kanun hükümleri uygulanmaz. İşçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışıyor ise bu işçi ile işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir. Ancak, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerinde 50 dahil daha az işçi bulunmasına rağmen, işyerinde sendika örgütlenmesi sonucu toplu iş sözleşmesi bağıtlanmış ise üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Bunun dışında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4. maddesinde tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların kanun kapsamına girmeyeceği açıklandıktan sonra aynı madde de ayrık durumlara yer verilmiştir. Buna göre; 1. Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işlerde, 2. Tarım işlerinde yapılan yapı işlerinde, 3. Halkın faydalanmasına açık park ve bahçelerde, 4. Bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işlerinde çalışanların iş kanunu kapsamında olacakları belirtilmiştir. Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler 4857 sayılı Kanun'a tabidir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün ve 11-10 ile 10.05.1974 gün ve 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına getirilen düzenlemelerin yine işçiler yararına yorumlanması asıldır. Somut olayda, yargılama sırasında bir görev itirazında bulunulmamış ise de görev hususu mahkemenin re’sen dikkate alması gereken durumlardan olduğundan, açıklanan değerlendirmeler yapılarak, davacının tarım işçisi olup olmadığı belirlenmeli, mahkemenin görevli olup olmadığı değerlendirilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, sair hususların daha sonra incelenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.