Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücülüğünü ---------------------- araç ile sürücülüğünü, ------------------------vefat etmiştir, kaza nedeniyle ceza davası açılmadığını, ---------------düzenlenen ----------- kazası tespit tutanağına göre müteveffa sürücü ------------- “önlerinde giden araçları ------------- izlememek---------- kuralını ihlal etmiş olduğu” belirtildiğini,-------- yevmiye numaralı -------- anlaşılacağı üzere, müvekkillerinin; eş ------------- ----------------------çocuk
DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: ... )VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... -...DAVA : Alacak İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : 01/07/2021YAZIM TARİHİ : 02/07/2021Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye... Ticaret Mahkemesi'nin .../.... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 11/02/2019 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından yatırılan paraların istendiği an geri çekilebileceği ve bu paralar karşılığında yüksek faiz verileceği vaatleri ile binlerce kişiden para toplandığını, müvekkilinden de 01/01/2001 tarih ... sayılı tahsilat makbuzu karşılığı 162.500,00 DM para tahsil edildiğini, müvekkiline bir kısım hisse senetleri verildiğini, zaman içinde müvekkilinin oyalanarak parasının iade edilmediğini, müvekkilinin yaptığı başvurulara davalı şirketin müvekkilinin şirket ortağı olduğundan bahisle yatırdığı paraları iade edemeyeceklerini bildirdiğini, davalının Bankalar Kanununun 10. maddesine aykırı olarak mevduat topladığını, davalının Sermaye Piyasası Kanunu 30 ve 31. maddelerine aykırı olarak SPK dan her hangi bir izin olmadan ve izin belgeleri olmadan izinsiz aracılık faaliyetinde bulunduğunu, davalının tacir olup basiretli bir iş adamı gibi davranmadığını, davalının şirket hisse senetlerini SPK kaydına aldırmaksızın halka arz ettiklerini, davalının SPK mevzuatına uymayarak küçük yatırımcıları zarara uğrattığını, SPK mevzuatının amacının küçük yatırımcıların zarar görmelerinin engellenmesi olduğunu, SPK tarafından yapılan denetlemelerde şirket hisse senetlerinin izinsiz bir şekilde halka arz edildiğinin ortaya konulduğunu, davalıca şirket sermayesinin tamamı ödenmediği halde hamiline yazılı hisse senetleri çıkarıldığını, şirket yönetim kurulu üyeleri ve çalışanları hakkında yasalara aykırı bu tip faaliyetleri nedeniyle haklarında bir çok ceza soruşturması yapılarak kamu davaları açıldığını ve özellikle yöneticilerin Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine aykırılıktan ve ayrıca TCK'nın 313. maddesinde düzenlenen teşekkül halinde suç işlemek suçlarından cezalandırılmalarının talep edildiği, müvekkilinin davalıya şirket ortağı olmak için değil yüksek faiz ve dilediği an geri almak amacıyla para verdiğini, davalının bu para nedeniyle sebepsiz zenginleştiğinden bahisle şirket hisse senetlerinin satımlarının usulüne uygun şekilde gerçekleşmemesi ve ilgili mevzuata aykırı olması nedeniyle taraflar arasında geçerli bir şirket hisse senedi satımının yapılmadığının (müvekkilinin şirket ortağı olmadığının) tespitine, taraflar arasındaki mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve müvekkilinden tahsil edilen 162.500,00 DM karşılığı olan 83.086,19 EURO'nun ödeme tarihinden itibaren döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.