7. Hukuk Dairesi 2012/7499 E. , 2012/7886 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 231 parsel sayılı 1517,72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydına dayanarak dava konusu
**7. Hukuk Dairesi 2012/7499 E. , 2012/7886 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 231 parsel sayılı 1517,72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydına dayanarak dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı Hazine'nin tutunduğu Nisan 1289 tarih 70 sayılı ve T.sani 926 tarih 24 sayılı tapu kayıtlarının dava konusu 102 ada 231 parsel sayılı taşınmaza uymadığı, davalı ...'in tutunduğu 07.06.1948 tarih 4 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu, ayrıca dava konusu taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacının tutunduğu Nisan 1289 tarih 70 sayılı ve T.sani 926 tarih 24 sayılı sayılı tapu kayıtları ile davalının tutunduğu 07.06.1948 tarih 4 sayılı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi, tarafların dayanağı tapu kayıtlarının harita veya krokiye bağlı olup olmadığı araştırılmamış, dinlenilen yerel bilirkişinin davacı dayanağı tapu kaydının uygulanmasında zeminde dere olmadığını bildirmesine rağmen davalının tutunduğu tapu kaydındaki dere sınırını göstermesi nedeniyle oluşan çelişki usulüne uygun olarak giderilmemiş, iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında yapılan keşifte, yaşlı olmayan 1969 doğumlu tek yerel bilirkişi dinlenilmiş, somut olayda tanık da dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiş, bundan ayrı olarak dava konusu taşınmaza komşu olan 102 ada 230 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tutanak örneği ile varsa dayanak kayıtları iade kararına rağmen Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmemiş, aynı zamanda komşu 102 ada 230 parsel sayılı taşınmazın davalı olduğu kayıt örneğinden anlaşılmakla dava dosyası mahkemesinden getirtilerek incelenmemiş, öte yandan zilyetlik yönünden de yeterli araştırma yapılmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacının tutunduğu Nisan 1289 tarih 70 sayılı ve T.sani 926 tarih 24 sayılı tapu kayıtları ile davalının tutunduğu 07.06.1948 tarih 4 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, ayrıca dayanak tapu kayıtlarının harita ve krokisinin bulunup bulunmadığı özellikle araştırılmalı, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu 102 ada 230 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağı varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden dayanak tapu kaydının yönlerini gösterir ve keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacı ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarından hangisinin kapsamında kaldığı duraksamasız belirlenmeli, her iki tarafın dayandığı tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğunun belirlenmesi halinde öncelikle tapu kayıtlarının oluşum nedenleri nazara alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık oluştuğu takdirde duraksamasız giderilmeli, taşınmazın tutunulan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, uzman ziraatçi bilirkişi ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp, gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle taşınmazın meyil durumu, fiziksel yapısı, dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman ziraatçi bilirkişiden mahkeme gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.