Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4769 E. , 2024/1740 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/4769 Karar No:2024/1740 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gıda Sanayi A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete …
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4769 E. , 2024/1740 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/4769 Karar No:2024/1740 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gıda Sanayi A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 31/08/2015 taraihinde yapılan denetim sonucunda, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal ettiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali ile ödenen 60.079,50-TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin sebebi olan "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapılması" fiili karşılığında verilecek idari para cezasının 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde düzenlendiği, söz konusu mevzuat hükmünün aynı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararı ile iptal edildiği, bu konuda Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararı doğrultusunda yasal bir düzenleme yapılmadığından ortada hukuki boşluk olduğu gibi, "bayisi olduğu dağıtıcı haricinde akaryakıt ikmali yapılması" fiilinin karşılığı olmayan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uygulanmak suretiyle idari para cezası verildiği, bu durumun ceza hukukunun "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ve "tipiklik" ilkelerine de aykırı olduğu; Öte yandan, dava konusu işlemin davacının fiilinin 5015 sayılı Kanun'nun 8. maddesinin 1. fıkrası ile 2. fıkrasının (a) bendine aykırılığı sebepleriyle tesis edildiği, davacının dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali fiilinin 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrası yönünden değerlendirilmesiden, davacı şirketin faaliyetini dağıtıcısı (... Ofisi A.Ş.) ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında yürüttüğü, Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin ise, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı görüldüğünden, davacının fiili idari para cezası verilmesine dayanak olan Kanundaki kural ile örtüşmediğinden, davacıya 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasına dayanılarak idari para cezası verilemeyeceği; Her ne kadar akaryakıt istasyonunda 31/08/2015 tarihinde yapılan denetimde otomasyon sistemi, dağıtıcısı tarafından gönderilen faturalar ve istasyonun ödeme kaydedici cihaz mali hafıza raporlarından anlaşıldığı üzere istasyonda menşei belli olmayan akaryakıt bulundurması nedeniyle dağıtıcısı dışı akaryakıt ikmal edildiğinden bahisle davacıya idari para cezası verilmişse de, tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinden, 01/01/2015 - 31/08/2015 dönemi içinde davacı şirketin ibraz ettiği faturalara göre toplam 3.929.252 litre motorin alımı olduğu, dolum seviye raporları ile dolum irsaliye raporları arasında tespit edilen farkın ise 71.521 litre motorin olduğu, öte yandan 6 nolu tank içindeki probe cihazının arızalı olduğunun ve bu arızanın 56.183 litre fark oluşturduğunun ... Sistemleri A.Ş.'nin (... şirketi) dağıtıcı ... şirketine yazdığı yazıdan anlaşıldığı, tankın içine yerleştirilerek yüksekliği hesaplayıp sıcaklığa göre genleşme farkı düşerek tankın içindeki yakıtın brüt litresini ölçen cihazın bahse konu dönem içinde çok yüksek sıcaklıklar (968 derece) tespit ederek hatalı raporlama yaptığının açık olduğu, davalı idarenin bu hatalı veriler üzerinden yaptığı hesaplamalar dışında istasyonda menşei belli olmayan akaryakıt bulunduğuna ilişkin bir tespitinin bulunmadığı, davacı şirketin faturalarını ibraz ettiği alımlarının miktarının yüksekliği düşünüldüğünde 71.521 litre motorini dağıtıcısı dışında ikmal etmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğu değerlendirilerek davacı şirkete isnat edilen fiilin sübût bulmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davacı şirketin ödemiş olduğu idari para cezasının şirkete iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nce Dairemizin 22/06/2022 tarih ve E:2019/4085, K:2022/2790 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; İstinafa konu kararın davacıya 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aynı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uygulanmak suretiyle idari para cezası verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı kısmına ilişkin olarak; Davalı idare tarafından, "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek" fiilini işlediği tespit edilen davacı şirket hakkında Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası gereğince idari para cezası uygulandığı, 5015 sayılı Kanun'un Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen hükmü bayilerin, bayisi olduğu dağıtıcı dışında başka bir dağıtıcıdan ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmamasına yönelik yükümlülüğe ilişkin olmayıp, bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle verilecek idari para cezasının maktu olarak düzenlenmesi adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayacağından, bu fiili işleyenler hakkında uygulanacak ceza maddesine ve miktarına yönelik bir iptal kararı verildiği, söz konusu yükümlülüğe aykırı davranan bayiler hakkında Kurumca ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak işlem tesis edilebileceği, bu itibarla, davacı şirkete anılan eylemi nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak, aynı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uygulanmak suretiyle idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; İstinafa konu kararın davacı şirkete isnat edilen fiilin sübut bulmadığı kısmına ilişkin olarak; Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 31/08/2015 tarihinde yapılan denetimde otomasyon sistemi üzerinde aynı tarihler arasında dolum seviye raporu ile dolum irsaliye raporları arasında 71521,9 litre motorin farkı, aynı tarihler arasında 440,7 litre benzin ürünü farkı olduğunun tespiti üzerine otomasyon sistemi üzerinde tank satış hareketlerinin incelendiği, 01/01/2015 ile denetim tarihi arasında 3.944.652 litre motorin ürünü satışının yapıldığı, yine aynı tarih aralığında 92.533 litre benzin ürünü satışı yapıldığı, tank dolum hareketleri tank dolum raporları kontrol edildiğinde 90.446,6 litre benzin dolumu yapıldığı, 3.905.753,5 litre motorin dolumu yapıldığı, tank dolum irsaliye raporu kısmı üzerinden tank dolumlarına bakıldığında aynı tarih aralığında 90.005,9 litre benzin ürünü dolumu yapıldığı, 3.834.231,6 litre motorin ürünü dolumu yapıldığı, ödeme kaydedici cihazlardan 01/01/2015-31/08/2015 tarihleri arasında motorin satışlarının 3.945.364 litre, 92.526 litre benzin satışının olduğu, 01/01/2015 tarihinde devreden stok miktarının 82.657 litre motorin ve 4313 litre benzin olduğu, dolum seviye raporu ile dolum irsaliye raporları arasında 71.521,09 litre motorin ve 440,7 litre benzin ürünü fark olduğu, davacının açıklanamayan tank dolumları nedeniyle istasyonda menşei belli olmayan akaryakıt bulundurduğu, dolayısıyla davacının dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali fiilini gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali ve ödenen idari para cezasının iadesi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Danıştay'ın bozma gerekçesinin hatalı olduğu, konunun teknik detayının dikkate alınmadığı, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olan kanun maddesine dayanılarak ceza verilmesinin hukuka uygun bulunduğu, ceza verilmesindeki gerekçenin deposunda bulunan akaryakıt seviyesinin, Petrol Ofisi'nden aldığı akaryakıt irsaliyelerindeki seviyelerden fazla olduğu, bunun kaçak alım yaptığına delalet ettiği hususu olduğu, halbuki ... şirketi tarafından hazırlanan raporlarda, bu farklılığın sebebinin 6 nolu tank içindeki seviye ölçüm cihazı olan Probe'nin sıcaklık sensörünün bozuk olmasından kaynaklandığının tespit edildiği, bu rapordaki verilerin, otomasyon cihazından dökülen veriler ile sabit olduğu, yaşanan arızanın yok sayıldığı, arızaların Kurum'a bildirilmesi gibi bir yasal zorunluluk ve idari karar bulunmadığı, davalı idarenin denetimlerinde de hiçbir zaman yakıt alım faturalarının talep edilmediği ve bunların incelenmediği, Petrol Ofisi'nden alınan yakıttan daha fazla ürün satışı yapılmasının söz konusu olmadığı, öte yandan, ülkenin en büyük sanayi kuruluşları listesinde ilk 100'de yer alan şirketin cüzi bir rakam için böyle bir usulsüzlüğe tevessül etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve ödenen idari para cezasının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.