19. Ceza Dairesi 2015/19788 E. , 2016/22596 K. "" MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: O Yer Cumhuriyet Savcısının bir diğer temyiz isteminin suça sürüklenen çocuk hakkındaki "spor alanlarına usulsüz seyirci girişi" suçundan açılan kamu davasına ilişkin olup, bu suçtan zamanaşımı süresi içinde hüküm…
**19. Ceza Dairesi 2015/19788 E. , 2016/22596 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: O Yer Cumhuriyet Savcısının bir diğer temyiz isteminin suça sürüklenen çocuk hakkındaki "spor alanlarına usulsüz seyirci girişi" suçundan açılan kamu davasına ilişkin olup, bu suçtan zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmekle yapılan incelemede; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Önödeme, uzlaşma dışında kalan ve sadece adli para cezası veya hapis cezasının üst sınırı üç ayı aşmayan ceza öngörülen suçları işlediği iddia edilen fail bakımından, kanundaki usullere göre belirlenen bir miktar paranın Devlet hazinesine ödenmesi ile kamu davasının açılmamasını veya açılmış olan davanın düşmesi sonucunu doğuran, devlet ile bireyin uzlaşması olarak nitelendirilebilecek bir kurumdur. Müessese, tamamen işlendiği iddia olunan fiilin karşılığını oluşturan yaptırımın azlığı sebebiyle, devletin soruşturma ve kovuşturma safhalarında maddi gerçeğe ulaşmak adına yapacağı masraflar ile şüpheli ya da sanığın kendisini savunmak adına harcayacağı zaman ve giderler gözetildiğinde, sorunu sulh yoluyla çözmenin her iki taraf açısından daha ekonomik olduğu gerçeğine dayanır. Yargıtay'ın 11.04.1983 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda önödemenin, ikili bir hukuki niteliğinin bulunduğu, soruşturma safhasında uygulandığında (dava şartı olarak) muhakeme hukukuna ait bir kurum olduğu, buna karşın kovuşturma başladıktan sonra tatbik edildiğinde (davanın düşmesi sonucunu doğurduğundan) ceza ilişkisini sona erdiren maddi ceza hukukuna ait bir müessese olduğu kabul edilmiştir. Önödemenin koşulları ise, önödeme kapsamına giren bir suçun bulunması, suçun uzlaşma kapsamında bulunmaması, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe olması ve belli bir miktar paranın Devlet hazinesine ödenmesidir.