2. Ceza Dairesi 2021/7428 E. , 2023/1875 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/646 E., 2016/231 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza M
**2. Ceza Dairesi 2021/7428 E. , 2023/1875 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/646 E., 2016/231 K. SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, Körfez Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.11.2015 tarihli ve 2015/4654 Soruşturma numaralı iddianame ile; "sanığın site yöneticisi olan katılan ile yaşadığı tartışmanın devamında A-9 sayılı blokta bulunan yangın tüpünü söküp boşalttığı" iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 53/1 ve 58. maddeleri gereğince mala zarar verme suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/646 Esas, 2016/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 151/1 ve 58/6. maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; "suç kastının bulunmadığına, suçu işlemediğine" ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde site yöneticisi olan katılanın güvenlik noktasında oturduğu sırada, sanığın katılana yakın zamanda siteye alınan yangın tüplerinin kendi firmasından alınmama nedenini sorduğu, katılanla tartışmasının akabinde, güvenlik kamera kayıtlarına göre, yangın tüplerinden bir tanesini söküp boşalttığı anlaşılmıştır. 2. Sanık aşamalarda, kendisinin yangın söndürme cihazı işi yaptığını, yangın tüpünün içindeki kimyasal oranını öğrenmek istediğini ve tüpü bu nedenle boşalttığını beyan ederek inkâr içeren savunmada bulunmuştur. 3. Katılan aşamalarda, sanığın yangın tüplerinin kendi firmasından alınmamasına sinirlenerek suça konu eylemi gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. 4. Tanık ... ise, olay günü site yönetim kurulu üyesi olduğunu, kameralardan sanığın tüpü aldığını ve götürdüğünü gördüklerini, güvenlik görevlilerinin beyanına göre tüpün boşaltıldığını ve boş olduğunu öğrendiğini, sanığın bu şekilde davranmasının nedeninin yangın tüplerinin kendisinden alınmamasına sinirlenmesi olduğunu beyan etmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın suç kastının bulunmadığına, suçu işlemediğine ilişkin itirazları reddedilmiş; 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas., 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Ancak; 1. 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2. 12.04.2016 tarihli karar duruşmasında, katılanın zararın 65,00 TL olduğu beyanına karşılık, sanığın zararı ödemeye hazır olduğunu beyan ederek, mübaşir vasıtasıyla sanıktan 65,00 TL'nin alınarak katılana verilmek istendiğinin; ancak katılanın parayı almak istemediğinin ve sanığın özür dilemesi şartıyla parayı alabileceğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, ödeme iradesi gösteren ancak katılanın kabul etmemesi nedeniyle zararı kendi iradesi dışında bir sebeple gideremeyen sanığa ödeme yeri gösterilmek suretiyle zararı tazmin etme imkânı sağlanarak sonucuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/646 Esas, 2016/231 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.