7. Hukuk Dairesi 2024/1374 E. , 2024/2538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/8 E., 2020/48 K. DAVA TARİHİ : 30.06.2011 KARAR : Asıl davanın usulden reddine, birleştirilen davanın kabulüne Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen dava ile ot bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemec
**7. Hukuk Dairesi 2024/1374 E. , 2024/2538 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/8 E., 2020/48 K. DAVA TARİHİ : 30.06.2011 KARAR : Asıl davanın usulden reddine, birleştirilen davanın kabulüne Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen dava ile ot bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın usulden reddine birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı, kadimden bu yana kullandığı meraya davalının hayvanlarını otlatmak suretiyle el attığını, Dairemizin denetiminden geçerek kesinleşen karar uyarınca da daha öncesinde aynı yere ilişkin el atmanın önlenmesine yönelik verilen kararın infazının yapıldığını, davalı köy hayvanlarının otlatılması nedeniyle 50.000,00 TL zarara uğradıklarını ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve 50.000,00 TL ecrimisil bedelinden şimdilik 9.000,00 TL bedelin alınmasını istemiştir. 2. Bozmadan sonra birleştirilen dava ile davacı tarafından 127.000,00 TL ot bedelinin tahsili dava ve talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı, taşkınlığın bulunmadığını, dava konusu meranın taraflarına ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.04.2018 tarihli ve 2015/316 Esas, 2018/64 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl dava açısından; müdahalenin men'i talebi hakkında verilen hükmün Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 2015/7662 Esas 201576726 Karar sayılı ilamı ile onandığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 9.000,00 TL ot bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen dava açısından; davacının tazminat talebinin kabulü ile 127.000,00TL ot bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 25.04.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 19.11.2019 tarihli ve 2018/5586 Esas, 2019/7836 Karar sayılı ilamında; bozma kararından sonra hüküm tekrarı ile yeniden bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davaya konu meranın davalı köy sınırları içerisinde olduğu ancak kullanım hakkının davacı köye ait bulunduğu, bu konuda kesin mahkeme hükmü bulunduğu, yine bu yerlerin davalı köy tarafından hayvan otlatmak suretiyle kullanıldığı gerekçesiyle asıl davada müdahalenin men'i talebinin kesin hüküm bulunması nedeniyle reddine, davacının tazminat talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 9.000,00 TL ot bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; birleştirilen davada tazminat talebinin kabulü ile 127.000,00 TL ot bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, köy temsilcisinin bulunmadığı tek taraflı yapılan keşfin hukuka aykırı olduğunu, eksik araştırmayla karar verildiğini, savunma hakkının kısıtlandığını, keşif taleplerinin gerekçesiz reddedildiğini, davacının tanık dinletme talebinin dikkate alınmadığını, davaların birleştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zarar oluşmadığı halde haksız ve hukuka aykırı olarak çok fahiş olan dava bedeline karar verildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 297, 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4). 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.