TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2024 NUMARASI : 2020/564 Esas, 2024/474 Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ : 07/02/2014 BİRLEŞEN İST. ANADOLU 2. ATM'NİN 2016/82 ESAS SAYILI DOSYASI : DAVA: ALACAK (AKDİ İLİŞKİYE DAYALI) DAVA TARİHİ: 22/01/2016 KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/450 KARAR NO: 2026/415 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2024 NUMARASI : 2020/564 Esas, 2024/474 Karar DAVA: Alacak DAVA TARİHİ : 07/02/2014 BİRLEŞEN İST. ANADOLU 2. ATM'NİN 2016/82 ESAS SAYILI DOSYASI : DAVA: ALACAK (AKDİ İLİŞKİYE DAYALI) DAVA TARİHİ: 22/01/2016 KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl ve birleşen davalar; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup; mahkemece her iki davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı taşeron vekili, ... Üniversitesi'nin inşaat yapım işini; birleşen dosyanın davalısı olan .... A.Ş'nin aldığını; davalı şirketin ise yüklenici şirketin taşeronu olarak; inşaattaki ... imalat ve montaj işini üstlendiğini; iş bedeli olarak önce 1.225.200,00 TL+ KDV'nin kararlaştırıldığını, daha sonra işin genişlemesi sonunda 1.772.178,46 TL + KDV olarak değiştirildiğini; davacı şirket tarafından ediminin büyük oranda tamamlandığını, montajında büyük kısmının gerçekleştirildiğini; fakat iş hacminin gittikçe artması ve davacı şirketten sürekli başka taleplerde bulunulması nedeniyle işin geciktiğini; yüklenici ... şirketinin,işin süresinde tamamlanmadığını ileri sürerek; davacının işçilerini inşaattan çıkardığını, kalan işleri asıl dosyanın davalısı .... A.Ş'e verdiğini; davacı tarafından 1.084,72 ton çelik montajı yapılmışken, diğer şirketin geriye kalan 540,16 ton çeliğin montajını tamamlandığını; oysa, yüklenici ... şirketinin, iş bedeli olarak davacıya vermiş bulunduğu 773.000,00 TL bedelli çekleri, davacıyı kandırmak suretiyle; ... şirketine ciro ettirdiğini; işin tamamlatılabilmesi için bunun zorunlu olduğu bildirilip, bilahare kendilerine ödeme yapılacağına inandırılmak suretiyle söz konusu cironun sağlandığını; her iki şirketinde işe devam edeceğini söyledikleri için, davacı şirketin söz konusu ciroya razı olduğunu; ciro işleminden bir gün sonra şantiyeden çıkarıldıklarını; asıl dosyanın davalısı .... A.Ş'nin yaptığı işlerin en çok 191.216,24 TL olduğunu; haksız olarak davacının cirosu ile bu şirkete verilen çek bedellerinin toplamının 773.000,00 TL tuttuğunu; bu nedenle nedensiz zenginleşme yoluyla bu davalı şirketin elde ettiği 551.783,36 TL bedelin, davacıya iadesi gerektiğini belirterek; asıl davada; davalı .... A.Ş'nin haksız olarak tahsil ettiği bedelin tespitiyle 26/12/2013 tarihli ihtar anından itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini; birleşen dosyada ise aralarında akdi ilişki bulunan ana yüklenici ... A.Ş'den, davacı şirket tarafından yapılan işlere karşı fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL'nin 26/12/2013 olan ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Asıl dosyada davalı ... şirket vekili cevap dilekçesi ile; davalı şirkete, davacı şirketin söz konusu çekleri ciro ettiğini, bu çeklerle davalı şirket tarafından yapılan işlerin bedelinin ödendiğini; davacının, birleşen dosyada davalısı olan şirketten iş bedelini alamamışsa; bundan kendilerinin sorumlu tutulamayacağını davalı şirket yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davalı yüklenici ... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin işçilerinin kendi işverenleriyle anlaşamadıklarından dolayı işi durdurma eylemi yaptıklarını; işin aksamasını sebep olduklarını; davalı şirketin zararı en aza indirmek için ve işin devamını sağlamak üzere kanundan doğan hakkını kullanarak söz konusu işcilerin iş yerinden uzaklaştırmak zorunda kaldıklarını; işin hacminin artmasının davacının rızasıyla gerçekleştiğini ve buna göre iş bedelinin de arttığını; tek taraflı bir iş artırımının söz konusu olmadığını; bu sebeple davacı şirketin iş süresinin uzaması gerektiği yolundaki iddiaların yerinde olmadığını; davacı şirketin işi süresinde tamamlamadığı ve tamamlayamayacağının da ortaya çıkması üzerine işin bir başka şirkete verildiğini; davacı tarafın tamamladığı kadar iş bedelini aldığını; iddİaların tam tersine zarara uğrayan ve bundan dolayı esasen alacaklı konumunda bulunan tarafın kendilerinin olduğunu; davacı tarafın tek yanlı fatura kesmesinin de fatura bedeline hak kazandığı anlamına gelmeyeceğini belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, 28/09/2017 tarih, 2014/49 Esas, 2017/881 sayılı karar ile; sözleşme kapsamında yapılan işlere karşılık davacıya verilen çeklerin davalıların hileli davranışıyla davacı tarafından davalılardan ... şirketine devrinin sağlandığına yönelik davacı iddiasının kanıtlanmadığı belirtilerek; asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karar davacı şirket vekilince istinaf edilmiştir. Dairemizce;13.10.2020 tarih, 2018/949 E., 2020/1061 sayılı karar ile; taraflar arasında ... işini konu alan yazılı eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacı taşeron şirket tarafından işin belli bir oranda tamamlandığı ancak sözleşme ifayla sonuçlanmadan fiilen sona erdiği, iş karşılığı davacıya verilen toplam 773.000,00 TL bedelli bonoların; davacı tarafından davalı ... şirketine ciro yoluyla devredildiğinin ihtilafsız olduğu, davacının yaptığı imalatların bedelini talep ettiği, davalı yüklenici şirketin ise, davacıya borçlarının olmadığını, davacı adına yapılan ödemeler nedeniyle alacaklı olduklarını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, sözleşme ifayla sonuçlanmadan sona erdiğine göre; davacının o zamana kadar yaptığı imalatın bedelini isteyebileceği, bunun için, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle yerinde keşfen yapılacak bir inceleme ile davacı tarafından yapılan işin bedelinin belirlenmesi, bu bedelden ispatlanmış veya ihtilafsız olan ödemeler düşüldükten sonra kalan tutara hükmedilmesi gerekirken; mahkemece eksik inceleme ile davacının kendisine verilen bonoları iradesi sakatlanarak davalı ... ... şirketine devrettiğini kanıtlayamadığından bahisle verilen red kararı hatalı olduğu, gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece 16.05.2024 tarihli karar ile; yargılama esnasında da ne davalı ... Şirketinin böyle bir isteğinin nede ... Şirketinin kendisinin kandırılmasına iştirak ettiğinin ispatlanamadığı, davacının işin tamamını kendisi bitirmiş gibi iş bedelinin hepsini aldığı, taraflar arasında yazılı bir protokol ya da yazılı delil başlangıcı sayılabilecek herhangi bir yazılı delil bulunmadığı, davacının üstlendiği ''...'' işinin bedelinin 1.790.228,71 TL olduğunun ihtilafsız olduğu; bu miktarın tamamının davacı tarafından nakit ve çek olarak alındığı; davacının bir müddet işe devam edip; tamamlamadan, ... Şirketine işi devrettiği, keşif mahallinde bizzat şirket temsilcilerinin gösterimi ile uzman bilirkişi tarafından davalının tamamladığı işlerin toplam işe oranının %45,52 olarak tespit edildiği , bu oranın iş bedeline düşen kısmının 814.986,07 TL olduğu, oysa davacının kalan işi ... Projeye devir ederken ciro ettiği çekin bedelinin 773.000,00 TL olduğu, başka deyişle ... Şirketi esasen yaptığı işin değerinden daha az bir çeki, kalan işi bırakan davacı şirketten ciro yolu ile aldığı, zaten taraflar arasında 06/11/2013 tarihli bir belge mevcut olup; bu belgede davacı şirketin kaşesi ve imzasının bulunduğu, söz konusu belgede ... Şirketi tarafından yapılan işlerin kalem kalem belirtilerek, altında bunların değerinin o tarihte 841.000,00 TL olduğunun yazıldığı, bu belgeye karşı davacı şirketin herhangi bir itirazı bulunmadığı, bu nedenle çek bedelinden dolayı davacının bir alacağının mevcut olmadığı, davacının geriye bıraktığı ve tamamlamadığı iş bedelinin ciro ettiği çek bedelinden daha fazla olduğu bu nedenle de bu yönden de bir alacağının olamayacağı, gerekçesi ile asıl ve birleşen dosyaların reddine karar verilmiştir. Asıl ve birleşen dosya davacısı ....Ltd.Şti vekili istinaf dilekçesi ile; öncelikle dava dilekçesindeki beyanlarının tamamını tekrarlayarak; ek olarak; yüklenici davalının cevap dilekçesinde önce davacı şirketin kendi arzu ve iradesiyle 1 numaralı davalıya devredildiğini iddia ettiğini ancak 2. cevap dilekçesinde, davacıdan kaynaklanan gecikme sebebi ile işin kendileri tarafından yarım bıraktırılarak; 2 numaralı davalı şirkete verildiğini itiraf ettiğini, işin kalan 540,16 tonluk kısmını 1 numaralı davalının; davacının imal ettiği çeliği ve malzemeleri kullanarak bitirdiğinini, bitirdiği iş karşılığı hak ettiği bedel 191.216,24 TL olmasına rağmen ve işin çok büyük bir kısmı davacı şirket tarafından bitirildiği halde 773.000,00 TL yi 1 numaralı davalı şirketin aldığını, davacı şirketin bitirdiği işe mukabil hak ettiği 581.783,76 TL nin davalı şirketçe kendisine iade edilmesine ilişkin çektiği noter ihtarnamesine rağmen herhangi bir ödeme olmadığını, 1 nolu davalının; davacının hak ettiği bedeli iade etmeyerek, sebepsiz zenginleştiğini, 1 nolu davalı tarafından bedelin, davacı şirketin ciroladığı çeklerle tahsil edildiğini, bu sebeple davalıca, davacıya fatura kesildiğini, davalının, davacı şirkete Kadıköy 5. Noterliğinde çektiği ... numaralı ihtarnamenin 2.maddesinde davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme ya da iş ilişkisi bulunmadığını ifade ettiğini, ispatın yer değiştirdiğini, davalıların, davacı şirketin alacağını ödediklerini ayrıca ispat etmeleri gerektiğini, davacı şirketin yaptığı işin bedelinin bilirkişi marifetiyle hesaplattırılıp iadesinin sağlanması gerekirken; ilk karar gibi davanın tekrar reddine karar verildiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı şirket taşeron, davalı ... .AŞ yüklenici, diğer davalı ....AŞ ise kalan işi tamamladığı iddia edilen firmadır. Asıl ve birleşen dosya davacısı taşeron ... ile birleşen dosya davalısı iş sahibi ... arasında; 29.06.2013 tarihli alt taşeron sözleşmesi akdedilmiştir. Somut olayda; asıl dosyada, işin büyük kısmını tamamladığını ve iş bedelini tamamen aldığını beyan eden davacı taşeron, dava dışı iş veren Müsakiller şirketi ile işin kalan kısmını tamamlayan davalı ... şirketinin kendisini kandırarak; ödemenin bir kısmı olarak kendisine verilen 773.000,00 TL lik çekin davalı diğer taşeron ... şirketine çiro ettiğini ancak bu çek bedelinden 581.783,00 TL si kadar alacağı olduğunu belirterek; sebepsin zenginleşen diğer taşeron ... şirketinden zenginleştiği kısmın bedelinin tahsilini talep etmiş, birleşen dosyada ise davalı iş sahibi ... şirketinden aynı vakıalara dayalı olarak bakiye iş bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; davacı taşeronun; yargılama esnasında da ne davalı ... Şirketinin böyle bir isteğinin nede ... Şirketinin kendisinin kandırılmasına iştirak ettiğinin ispatlanamadığı, davacının işin tamamını kendisi bitirmiş gibi iş bedelinin hepsini aldığı, taraflar arasında yazılı bir protokol ya da yazılı delil başlangıcı sayılabilecek herhangi bir yazılı delil bulunmadığı, davacının üstlendiği ''...'' işinin bedelinin 1.790.228,71 TL olduğunun ihtilafsız olduğu; bu miktarın tamamının davacı tarafından nakit ve çek olarak alındığı; davacının bir müddet işe devam edip; tamamlamadan, ... Şirketine işi devrettiği, keşif mahallinde bizzat şirket temsilcilerinin gösterimi ile uzman bilirkişi tarafından davalının tamamladığı işlerin toplam işe oranının %45,52 olarak tespit edildiği , bu oranın iş bedeline düşen kısmının 814.986,07 TL olduğu, oysa davacının kalan işi ... Projeye devir ederken ciro ettiği çekin bedelinin 773.000,00 TL olduğu, başka deyişle ... Şirketi esasen yaptığı işin değerinden daha az bir çeki, kalan işi bırakan davacı şirketten ciro yolu ile aldığı, zaten taraflar arasında 06/11/2013 tarihli bir belge mevcut olup; bu belgede davacı şirketin kaşesi ve imzasının bulunduğu, söz konusu belgede ... Şirketi tarafından yapılan işlerin kalem kalem belirtilerek, altında bunların değerinin o tarihte 841.000,00 TL olduğunun yazıldığı, bu belgeye karşı davacı şirketin herhangi bir itirazı bulunmadığı, bu nedenle çek bedelinden dolayı davacının bir alacağının mevcut olmadığı, davacının geriye bıraktığı ve tamamlamadığı iş bedelinin ciro ettiği çek bedelinden daha fazla olduğu bu nedenle de bu yönden de bir alacağının olamayacağı, gerekçesi ile asıl ve birleşen dosyaların reddine karar verilmiştir. Somut olayda; davacının birleşen dosya davalısı ile 29.06.2013 tarihli alt taşeron sözleşmesi akdedildiği, işin kapsamının arttırılmasından sonra işin bedelinin 1.790.228,71 TL olarak kararlaştırıldığı, dosyada taraf temsilcilerinin katılımı gösterimleri ile yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ile asıl ve birleşen dava davacısı taşeronun işin % 54,48'ini tamamlayıp, işten el çektiği, işin kalan % 45,52 lik kısmının ise birleşen dosya davacısının işi n kalan kısmını taşare ettiği, asıl dosya davalısı ... Şirketinin tamamladığı, bu oranın iş bedeline düşen kısmının 814.986,07 TL olduğu, oysa davacının kalan işi ... Projeye devir ederken ciro ettiği çekin bedelinin 773.000,00 TL olduğu, yani asıl ve birleşen dosya davacısının, asıl dosya davalısına hak ettiği bedelden daha az bedelli çek ciro ettiği, kendisine düşen bedeli ise fazlası ile tazmin ettiği, dosyada bulunan asıl ve birleşen dosya davacısının imza ve kaşesini taşıyan belgede de işin kalan kısmı ile ilgili olarak asıl dosya davalısına verilen işlerin neler olduğu ve bedelinin de bizzat davacı tarafından tevsik edilmiş olduğu ve bu bedelin dahi asıl dosya davalısına ciro edilen bedelden fazla olduğu, bu durumda asıl be birleşen dosya davacısının işveren konumunda olan birleşen dosya davalısından da alacağının kalmadığı anlaşıldığından; mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/05/2024 tarih ve 2020/564 Esas, 2024/474 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.043,00TL'nin mahsubu ile bakiye 311,00 TL istinaf karar harcının asıl ve birleşen dosya davacısından alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 -Asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 04/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.