T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1153 KARAR NO : 2026/179 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2016/1351 Esas - 2024/1078 Karar KARAR TARİHİ : 19/12/2024 DAVA : Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 27/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince ver…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1153 KARAR NO : 2026/179 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2016/1351 Esas - 2024/1078 Karar KARAR TARİHİ : 19/12/2024 DAVA : Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 27/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 22.05.2016 tarihinde motosikleti ile seyir halindeyken .... plakalı ticari taksinin U dönüşünün yasak olduğu yerden dönmesi üzerine meydana gelen kazaya ilişkin ilişkin İzmir 9 ASCM'de 2016/614 Esas sayılı dosyada kovuşturmanın devam ettiğini, müvekkilinin 10 gün kadar hastanede, 3 aya yakında evde tedavisinin devam ettiğini, müvekkilinin öğretmen olduğunu, kaza sonrasında okula gidemediğini, ek dersler veremediğinden ek ücret alamadığını, MEB'in düzenlediği seminer ve kurslara katılamadığını, ayrıca evde de ek ders verememesinden dolayı maddi zarara uğradığını, müvekkilinin eşinden ayrılmış olması nedeniyle yalnız yaşadığını, evde kaldığı sürece kendisine aylık 2.000,00-TL'den bakıcı tutuğunu, kalıcı işgöremezlik zararı oluştuğunu, özel ambulans, walker, baston, taksi giderleri, fizik tedavi gider özel karşıladığı tedavi giderleri olduğunu, diğer araç sahibi tarafından müvekkilinin aranıp sorulmadığını, herhangi maddi veya manevi destek sağlanmadığını, aldığı yeni motosikletinin pert olduğunu, bununla ilgili de kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla maddi zararlarının tazmini için 20.000,00 TL, manevi zararlarının tazmini için 100.000,00-TL'nin olay tarihi olan 22.05.2016 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 05/11/2018 tarihli açıklama dilekçesi ile maddi tazminat talebini 100 TL geçici işgöremezlik zararı, 100 TL bakıcı gideri ve 100 TL kalıcı işgöremezlik talebi olarak bildirmiştir. Davacı vekili tarafından 04/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 20.000 TL maddi tazminat talebi 2.072,237,75 TL'ye arttırılmış, ıslah harcı yatırılmıştır. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacının asli kusurlu olduğu trafik kazasında davacıyı hiç yalnız bırakmadığını, müvekkilinin davacıyı birçok kez arayıp tedavi masraflarına katılmak istediğini ve davacının zararlarının daha fazla artmaması için elinden geleni yapacağını belirtmesine rağmen davacı tarafından müvekkile herhangi bir geri dönüş olmadığını, İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/ 614 Esas sayılı ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporunda yapılan tespitlerde de kusur oranları ile ilgili bilgilerin yer aldığını, manevi tazminatın miktarının takdirinin hâkimin yetkisinde olmasıyla birlikte bazı hususların da göz önüne alınması gerektiğini, kazanın oluş şekli, tarafların kusurları ve yine ekonomik durumları, fiilin ağırlığı gibi hususlar olduğunu, kazaya sebebiyet veren davranışın davacının kusurlu sollamasından ileri geldiğini, manevi tazminat talebi bakımından ise davacı tarafın manevi tazminatı zenginleşme aracı olarak kullanmaya çalıştığının talep ettiği meblağdan açıkça anlaşılacağından davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kaza tutanağında ....plakalı motosiklet sürücüsünün de 2918 sayılı KTK 'nın 52/1-b maddesi gereğince tali kusurlu olduğunu, davacının motosikletinin zarara uğradığına dair herhangi bir belge ve bilginin dosyada olmadığını, davacının devlet memuru olduğunu, geçici iş görememezlikten dolayı yoksun kalamayacağını, davacının talep ettiği hızlı okuma kursları ile ilgili de dosyada herhangi bir belge ve sertifikasının bulunmadığını,talpe edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen 19/12/2024 tarihli gerekçeli kararda özetle; 22.05.2016 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki .... plakalı motosiklet ile davalı ....'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari taksinin çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 27/07/2018 tarihli kusur raporundaki davalı .....'ın kazanın meydana gelmesinde asli %75 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kazanın meydana gelmesinde tali %25 oranında kusurlu olduğu görüşünün kaza tutanağı içeriği, taraf sürücülerinin beyanları, kazanın meydana geliş şekli ve ceza dosyası kapsamı da dikkate alındığında somut olayda hakkaniyete uygun olduğu, aktüer bilirkişiden alınan 18/08/2024 tarihli rapodaki sürekli iş göremezlik hesabının hükme esas alındığı, davalı sigortanın 11/05/2017 tarihinde 250.000 TL ödeme yaptığı ve bu davalı yönünden sulh ve ibraname düzenlendiği, davalı .... vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı defi kabul edildiğinden bu davalıdan talep edilebilecek tazminat miktarının da 20.000 TL ile sınırlı olduğu, somut olayda gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine, hak ve nesafet kuralları ile günün ekonomik koşullarına göre; meydana gelen kazada sürücü ve haksız fiil faili olarak % 75 kusurlu olan davalı .... ve aracın işleteni davalı ....'ın davacının uğradığı manevi zarardan sorumluluğu bulunduğu ve kaza tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü gerekçesi ile ; "1-Davacının sürekli iş göremezlik talebi ile ilgili davalı.....AŞ. yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacının sürekli iş göremezlik talebinin davalılar .... ve .... yönünden kabulü ile 2.072.237,75 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ....'nun sorumluluğunun 20.000,00-TL ile sınırlandırılmasına, Davacının bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine, 3-Davacının manevi tazminat talebi ile ilgili davasının davalı .... AŞ. yönünden reddine, 4-Davacının manevi tazminat talebi ile ilgili davasının davalılar ....ve .....yönünden kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar ... .. ve .... 'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine , Manevi tazminat talebi ile ilgili fazlaya ilişkin isteğin reddine" karar verilmiştir. Davalı .... vekilinin 17/04/2025 tarihli talebi kabul edilerek; İDM'nin 05/05/2025 tarihli ek kararı ile özetle, dosyanın incelenmesinden mahkemenin 2016/1351 Esas - 2024/1078 Karar sayılı kararında eksik kalan kısımlar yönünden hüküm kurulmadığı görülmekle, HMK 305/A.maddesi gereğince mahkeme hükmünde karar verilmeyen hususlarda aşağıdaki şekilde ek karar verilmesine karar verildiği gerekçesi ile "1-Davacı vekilinin talebinin kabulü ile; HMK 304.maddesi gereğince mahkememizin 2016/1351 Esas, 2024/1078 Karar ve 19/12/2024 tarihli gerekçeli kararının hüküm kısmının 2 numaralı maddesinde yer alan; "2-Davacının sürekli iş göremezlik talebinin davalılar .... ve .... yönünden kabulü ile 2.072.237,75 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davalı ....' nun sorumluluğunun 20.000,00 TL ile SINIRLANDIRILMASINA , Davacının bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE," olan kısmın; "2-Davacının sürekli iş göremezlik talebinin davalılar .... ve .... yönünden kabulü ile 2.072.237,75 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davalı .... ' nun sorumluluğunun 20.000,00 TL ile SINIRLANDIRILMASINA, ıslah edilen 2.052.237,75-TL bölümün davalı .... bakımından zamanaşımı sebebiyle REDDİNE, Davacının bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE," Yine gerekçeli kararının hüküm kısmının 7 numaralı maddesi doğrultusunda 9 maddesinde yer alan; "9-Davalılar ..... ve .... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar .... ve ....'na ÖDENMESİNE, olan kısmın; "9-Davalı ....kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ye ÖDENMESİNE, Davalı .... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 283.546,15 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ....'na ÖDENMESİNE, Şeklinde HMK 305/A.maddesi gereğince tamamlanmasına, karar verilmiş, ek karar taraflara tebliğ edilmemiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle hesaplanan maddi tazminat miktarı açısından davalı .... açısından usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararını kabul ettiklerini, bu konudaki hükmün onanmasını talep ettiklerini, davanın davalı ... Yönünden 20.000,00 TL olarak karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, davalı ... açısından zaman aşımı itirazı kabul edilerek 20.000,00 TL ile sınırlı olduğuna karar verilmiş ise de bu konuda mahkemece eksik inceleme yapıldığını, zarar miktarı 18.08.2024 tarihli bilirkişi raporu ile öğrenmiş olup süresi içerisinde ıslah edilen davanın her iki davalı yönünden tam kabulü gerektiğini, yine manevi tazminat açısından 75.000,00 TL olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de müvekkiliminde meydana gelen iş gücü kaybı, davalının ticari taksi sahibi olup mal varlığının yüksek olması ve müvekkilimin öğretmen olduğu da göz önüne alındığında talep edilen 100.000,00 TL dahi düşük kalırken 75.000,00 TL olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını kararın manevi tazminat miktarı yönünden de kaldırılmasını talep ettiğini beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... vekili 26/03/2025 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; kazadaki kusur durumuna, maluliyet oranına ve tazminat miktarına dair bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmayıp hatalı ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kusur durumuna ilişkin 27/07/2018 tarihli rapora itirazlarını karşılar şekilde ek rapor alınmadan hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada, maluliyet durumuna ilişkin inceleme de yetersiz şekilde yapıldığını, somut olayda da ATK 3. İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğine uygun yeni bir rapor alınarak karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan 18.08.2024 tarihli hesap raporunda, bilinen aktif dönem tazminat hesaplaması, devlet memuru olan davacı....’ın 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılı kazançları üzerinden; bilinmeyen aktif dönem tazminat hesaplaması 2024 yılına ait 3 adet ücret bordrosunun ortalaması alınarak bulunan tutar üzerinden; pasif dönem tazminat hesaplaması ise 2024 yılı net asgari ücret üzerinden AGİ dâhil edilmeksizin hesaplandığını, davacının aktif dönem tazminatının, öğretmen olan davacı ....’ın temel kazancı üzerinden değil, ek ders ücretleri dâhil edilerek hesaplanmasının da hukuken yerinde olmadığını, Yerel mahkemece tahkikat aşamasında sunulan itirazlarda belirtildiği üzere müterafik kusur durumu gözetilerek hakkaniyet indirimi yapılmamasının da hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının hakkaniyet sınırını aştığını, bu nedenlerle yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sürecinde ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporlarda ortaya çıkan hususların yanlış değerlendirildiğini, dosyaya sunulan belgelerin ve tutanakların incelenmeden hazırlanan bilirkişi raporlarının yasaya ve usullere aykırı olduğunu, hesaplama yönteminin sadece bir bilirkişi tarafından yapıldığını ve her raporda bir diğerinden farklı miktar bulunduğunu, yine aynı şekilde maluliyet raporunun da aynı kurul tarafından iki kez hesaplandığını ve büyük farkla farklı raporlar hazırlandığını, raporlar arasındaki bu büyük çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, müvekkilinin halihazır akli dengesi yerinde olmayıp çalışacak durumda da olmadığını, müvekkilinin geçimini aldığı yaşlılık aylığı sağlamaya çalışmakta olup, söz konusu bu yardımın tek başına tedavi giderlerine dahi yetmediğini,beyanla müvekkilin adli yardım talebinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1351 Esas sayılı dosya kapsamında verilen kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı ... ... vekili 16/04/2025 tarihli istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davacının istinaf itirazlarını yerinde olmadığını, Yerel mahkemenin bu konudaki hatasnın reddedilen kısım yönünden davalı müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmesini unutmuş olmasından kaynaklı olduğunu, hükme karşı bu sebeple HMK 305/A dilekçesi sunulmuş olup bu talebinin kabul görmemesi halinde bunun bir istinaf sebebi olarak kabulüyle hükmün bu açıdan kaldırılmasını ve tamamlanmasını talep etiklerini, bu nedenlerle davacının istinaf itirazlarının reddine, davalı müvekkil ... ... yönünden esastan reddedilen davada, reddedilen kısım yönünden taraf açısından vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle "Davacının sürekli iş göremezlik talebi ile ilgili davalı .....AŞ. yönünden karar verilmesine yer olmadığına,Davacının sürekli iş göremezlik talebinin davalılar ... ... ve ... ... yönünden kabulü ile 2.072.237,75 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... ...'nun sorumluluğunun 20.000,00-TL ile sınırlandırılmasına, Davacının bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine, Davacının manevi tazminat talebi ile ilgili davasının davalı ....AŞ. yönünden reddine, Davacının manevi tazminat talebi ile ilgili davasının davalılar ... ... ve ... ... yönünden kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22/05/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... ... 'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine , Manevi tazminat talebi ile ilgili fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili , davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Adil yargılanma hakkı Anayasamızın 36/1. fıkrasında ve AİHS 6. maddesinde düzenlenmiştir. AİHM'nin bazı kararlarıyla Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında "gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerden olduğu" belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. fıkrasına göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması bakımından kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 Sayılı HMK'da da yer verilmiştir. 297. maddeye göre; hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delilerin tartışılması ve değerlendirilmesine, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri yer almalı ve sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şeklinde gösterilmesi gereklidir. 298/2. fıkrasına göre; gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Yargıtay HGK 24/02/2010 tarih, 2010/1 - 86 E ve 2010/108 K sayılı kararında da belirtildiği üzere "Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak kısaca; maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir ... Kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur." Özetle; gerekçeli karar ile kısa karar arasında, gerekçeli karar ile hüküm arasında veya gerekçenin kendi içerisinde çelişki olması halinde yasaya uygun biçimde gerekçeyi içeren bir hüküm olduğundan söz edilemez. Somut olayda, 19/12/2024 tarihli gerekçeli kararda davalı ...'ın ıslaha karşı zamanaşımı definin kabul edildiğinin ifade edildiği, ancak kısa karar ve hükümde davalı ...'nın sorumluluğunun kabul edilen maddi tazminatın 20.000 TL'lik kısmı ile sınırlı olduğuna ilişkin karar verilerek, bakiye kısım yönünden (red, karar verilmesine yer olmadığı...vs.) herhangi bir karar tesis edilmediği, yine bu bakiye istem yönünden taraflar lehine/aleyhine vekalet ücreti takdir edilmediği, davalı ... vekilinin hem ek karar talebi hem istinaf nedeni olarak bildirdiği hükmün tamamlanması istemi kabul edilerek, 05/05/2025 tarihli ek karar ile; 19/12/2024 tarihli gerekçeli kararın 2. ve 9. bendlerine bakiye tazminat isteminin bu davalı yönünden zamanaşımı nedeniyle reddi ve bu miktar yönünden de davalı lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin hükümler eklendiği görülmüştür. İstinaf başvurusuna konu karar 19/12/2024 tarihli gerekçeli karar olup, bu haliyle ıslaha konu tazminat talebi hakkında davalı ... yönünden verilmiş açık bir hüküm bulunmaması ve kısa karar ile hükümde açıkça zamanaşımı nedeniyle red kararı verilmeksizin (yine bu kısım yönünden karşı vekalet ücreti de takdir edilmeksizin) gerekçede bu istemin zamanaşımına uğradığının belirtilmesi, hüküm ile gerekçe arasında uyumsuzluk/çelişki yaratmaktadır. Tarafların bu kısma ilişkin istinaf nedenlerinin incelenebilmesi için de gerekçe ile uyumlu açık bir hükmün varlığı zorunlu olup , istinaf incelemesi yapılabilecek usulüne uygun bir karar bulunmadığı için davacı vekili ve davalı ... ... vekillerinin istinaf başvurularının resen gözetilen bu nedenle kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Dairemizce kabul edilen istinaf sebebine göre; İDM inin 19/12/2024 tarihli kararının esastan inceleme yapılmaksızın kaldırılmasına karar verilmekle; asıl karara ek olarak yazılan İDM'nin 05/05/2025 tarihli ek kararı da sonuç doğurmayacağından bu hususta ayrıca bir değerlendirme yapılması ve karar verilmesi cihetine gidilmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... ... yönünden 6100 Sayılı HMK madde 297 hükmü anlamında istinaf incelemesi yapılabilecek usulüne uygun bir karar bulunmadığından davacı vekili ile davalı ... ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi ve madde 355 hükmü gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren, ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... ... yönünden 6100 Sayılı HMK madde 297 hükmü anlamında istinaf incelemesi yapılabilecek usulüne uygun bir karar bulunmadığından ve davacı vekili ile davalı ... ... vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1351 Esas - 2024/1078 Karar sayılı, 19/12/2024 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi ve madde 355 hükmü gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 5-Davacının peşin yatırdığı 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davalı ... ... peşin yatırdığı 1.622,36 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, 7-Davalı ... ... adli yardımlı olduğundan bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 27/01/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.