4. Hukuk Dairesi 2012/6962 E. , 2013/5501 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vdl. aleyhine 29/01/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne (davalılardan ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne) dair verilen 22/11/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenme…
**4. Hukuk Dairesi 2012/6962 E. , 2013/5501 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vdl. aleyhine 29/01/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne (davalılardan ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne) dair verilen 22/11/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile ...'tan gayrı davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile ... dışındaki davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı,... gazetesinde 15/11/2009 tarihinde kendisi hakkında yapılan yayın ile gerçekleştirmediği davranışların kendisine atfedilerek kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, haberde belirtilen gençlerin... Genel Kurulunu izleyebilmesine yardımcı olduğunu ancak gençlerin yapmış oldukları eylemle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, haberde bu yönde yer alan ifadelerin gerçekleri yansıtmadığını belirterek manevi zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur. Davalılar, dava konusu haberin gerçek ve güncel olduğunu, basının haber verme özgürlüğü içinde kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceğinden onun hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise; davacının davetlisi olarak gelen kişilerin yaptığı protestoyu davacının yaptırdığının ileri sürüldüğü ancak haberde belirtilen sözleri davacının söylemiş olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa’nın 28. maddesinde ve 5187 sayılı Basın Yasası’nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin nedeni; toplumun sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşayabilmesi içindir. Bunun için de kişinin, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması gerekmektedir. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma, yönlendirme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Bu nedenle basının yayın yaparken, yaptığı yayından dolayı hukuka aykırılık teşkil edecek olan eylemi, genel olaylardaki hukuka aykırı olan eylemden farklılıklar taşır. Yapılan yayının hukuka aykırılık veya uygunluğu bu farklılıklar gözetilerek belirlenmelidir. Bu nedenle basının ayrı bir konumu bulunmaktadır.