Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul -----. İcra Müdürlüğünün 2018/19412 esas sayılı dosyasında açılan icra takibine binaen borçlu vekili tarafından yapılan yetki itirazının yetersiz olduğunu, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerin icra dairesi alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi ile sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairelerinin yetkili olduğunu, alacaklının bu üç yerden dilediği yerden icra takibi başlatabileceğini, alacaklı tarafından cari hesap olarak İstanbu
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında yemek hizmeti sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili şirket kayıtlarına göre bakiye alacağın bulunduğunu, bu hususta davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, cevaben borcun bulunmadığının bildirildiğini, alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafça itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı tarafın icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yemek hizmeti ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, ancak bunun da sona erdiğini, kira bedellerini tahsil edilemediğini, tahliye kararı bulunduğunu, müvekkilinin borçlu değil alacaklı konumunda olduğunu, aleyhe karar verilmesi halinde takas ve mahsup yapılmasını talep ettiklerini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İstinafa konu karar, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/09/2017 tarihli 2016/684 Esas, 2017/773 Karar sayılı görevsizlik kararıdır.Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu görevsizlik kararının yerinde olmadığını TTK.'nun 16. Maddesine göre derneklerin tacir olduğunu beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.GEREKÇE :Taraflar arasında yemek hizmet alımı konusunda akdi ilişki kurulduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, icra takibine ve davaya konu miktardan dolayı davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin mi yoksa Asliye Hukuk Mahkemelerinin mi görevli olduğu hususundadır. İlk derece mahkemesince, icra dosyası cep edilmiş, tarafların sunmuş oldukları deliller dosya arasına alınmıştır.TTK’nın 16/1 maddesinin, “Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.” hükmünden de anlaşılacağı gibi dernek ve vakıfların tacir sayılabilmesi için amacına ulaşmak için ticari bir işletme işletmesi gerekir. Aynı yasanın 2. Fıkrasında da hangi hallerde dernek ve vakıfların tacir sayılamayacağı düzenlenmiştir. Davalı ... kulübünün belediyeye ait bir dernek olması göz önüne alındığında tacir vasfında olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK.'nu kapsamında mutlak ve nispi nitelikte bir ticari dava olmadığından Asliye Hukuk mahkemeleri görevlidir. Bu nedenle davacının istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür.