T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/821 - 2025/2566 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/821 KARAR NO : 2025/2566 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/10/2017 NUMARASI : 2015/243 E. - 2017/298 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri V…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/821 - 2025/2566 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/821 KARAR NO : 2025/2566 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/10/2017 NUMARASI : 2015/243 E. - 2017/298 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/10/2017 tarih ve 2015/243 E. - 2017/298 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, deterjan ve temizlik malzemeleri üretimi alanında faaliyet gösteren, ürettiği ürünleri çeşitli markalar altında ülke içinde ve dışında satışa sunan müvekkilinin, 2014/06693 sayılı "..."ibareli markanın 3. sınıfta tescili isteğinde bulunmuş olup davalılardan ... Kimya Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin “...” markasına ve diğer davalı ...'nin "..." markasına dayalı olarak itiraz ettiğini, her iki davalının itirazının nihai olarak YİDK tarafından kabul edilerek marka başvurusunun reddine karar verildiğini, oysa davalı ... Kimya'nın itirazına mesnet yaptığı markada yer alan “...” ibaresinin temizlik sektörü bakımından jenerik ad haline geldiğini, bu durumda davalının itiraza mesnet markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile müvekkilinin "..." ibareli markası arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, öte yandan 556 Sayılı KHK’nin 8/4. maddesi uyarınca tanınmış marka sebebiyle marka tescilinin reddi için markanın sulandırılması koşullarının mevcut olması ve bunun ne şekilde olduğu hususunun somut olarak ortaya konulması gerektiğini, davalı ... firmasının itirazına dayanak “...” markası ile müvekkilinin markasının benzer olmadığını, müvekkilinin tescili talebinde bulunduğu markada kırmızı bir zemin üzerinde "..." ibaresinin altı ve üstü yatay şeritlerle sınırlandırılarak özgün bir tasarım oluşturulduğunu, bu özgün tasarımının tüketiciler nezdinde ayırt edicilik sağladığını, markada yer alan “...” ibaresinin ayırt ediciliği bulunmadığından bu ibareye eklenecek her türlü kelime ile ayırt ediciliğin sağlanacağını, davalı ...'in itiraza mesnet "...” markasının tanınmışlığının ilaç sektöründe olduğunu, ilaç sektöründeki bu tanınmışlığın temizlik ürünleri üzerinde herhangi bir etkisinin bulunmadığını ve tanınmışlık nedeniyle tescil engeli için gerekli koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek 2015-M-3288 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Kimya San. ve Tic. A.Ş. vekili, müvekkilinin "..." markasının tanıtımı için ciddi emek ve reklam gideri sarf ettiğini, "..." ibaresinin sağlık sektöründe ağrı kesici olarak bilinen ilaçların halk ağzında bilinen ortak adı olmakla birlikte bu durumun temizlik sektöründeki ürünler için geçerli olmadığını, taraf markalarının aynı sınıfta ve aynı tür mallar için kullanılacağını ve müvekkilinin markasının son sesi olan “s” harfinin taraf markalarını farklılaştırmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2014/06693 sayılı marka ile davalı ... Kimya firmasına ait 2009/59645 sayılı markanın birebir aynı emtiaları içerdiği, taraf markalarında ortak olan “...” ibaresinin her iki markada da ön planda olduğu, sair unsurların markaların ayrıştırılması için yeterli olmadığı, taraf markaları ile karşı karşıya kalan tüketicilerin büyük bir kesiminde işaretler arasında en azından iktisadi-idari bir bağ kurma eğiliminin söz konusu olacağı, diğer davalı ... firmasının "..." markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi kapsamında tanınmış marka statüsünde olduğu ve bu markanın tanınmışlığının, dava konusu markanın tescil edilmek istenildiği 03. sınıf emtialar yönünden de tescil engeli oluşturduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin başlangıçtaki ayırt ediciliğinin, zaman içerisinde marka sahibinin ihmali davranışları nedeniyle azalarak ibarenin 03. sınıf emtialar bakımından jenerik ad haline dönüştüğünü, bu durumun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/18038 esas-2015/3349 karar sayılı ilamıyla teyit edildiğini, davalı ... Kimya'nın “...” markasının asli unsuru "..." ibaresi ve müvekkilinin markasının asli unsuru da "..." ibaresi olduğundan markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, ... kayıtlarında "..." ibareli çeşitli firmalara ait çok sayıda tescilli markanın bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin markasının 03. sınıftaki temizlik ürünlerinde tescili talebinde bulunulmuş olmasına rağmen, davalı ... şirketinin "..." markasının 05.sınıftaki ilaç sektöründe tanınmış olduğunu, 556 Sayılı KHK’nin 8/4. maddesinin koruma kapsamının bu şekilde geniş yorumlanamayacağını ve "..." ibaresi jenerik bir ad halini aldığından tanınmışlığın esasen bir etkisinin olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre 2014/06693 sayılı "..."" ibareli başvuru ile davalı ... Kimya Şirketine ait "..." ibareli redde mesnet marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davaya konu markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin her iki markanın asli unsurunu oluşturduğu ve davaya konu markadaki tali unsurların ayırt ediciliği bulunmadığından görsel ve işitsel olarak markaları birbirinden uzaklaştırmaya yeterli olmadığı, davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen 3. sınıftaki malların davalının tescilli markasının kapsamında bulunduğu, diğer davalı ...'ye ait "..." markasının tanınmışlığının bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sektörü aşan nitelikte olup tanınmışlık nedeniyle tescil engeli koşullarının somut olayda gerçekleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 35,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 579,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.