8. Hukuk Dairesi 2022/7505 E. , 2023/6299 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, diğer davacı ve müdahil davacıların davalarının reddine KARAR DÜZELTME TALEP EDEN : Davalı Hazine vekili, davacı ...Ş. vekili, davacı ... ve arkadaşları vekilleri, davacı ... mirasçıları vekili Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davacı ... İdaresinin davasının kısmen …
**8. Hukuk Dairesi 2022/7505 E. , 2023/6299 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, diğer davacı ve müdahil davacıların davalarının reddine KARAR DÜZELTME TALEP EDEN : Davalı Hazine vekili, davacı ...Ş. vekili, davacı ... ve arkadaşları vekilleri, davacı ... mirasçıları vekili Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne, diğer davacı ve müdahil davacıların davalarının reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili, ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekili, ... ... ve arkadaşları vekili, Gayrimenkul Değerler Ticaret A.Ş. vekili, ... Turizm ve Ticaret A.Ş. vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 29.03.2022 tarihli ve 2021/16807 Esas,2022/3042 Karar ... ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili, davacı ...Ş. vekili, davacı ... ve arkadaşları vekilleri, davacı ... mirasçıları vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesince verilen önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Dava konusu taşınmaz orman sayılmayan yerlerden olduğundan davacı ... İdaresinin temyiz itirazlarının reddinin gerektiği; davalı ... ..., Hazine, davacı ... ve arkadaşları ile davacı ... ve arkadaşları ve katılan ... ve Ticaret A.Ş.'nin temyiz itirazları bakımından ise, 766 ... Tapulama Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. maddelerinin yürürlükten kaldırılmadığı, ... Hanım’ın, tapu maliki ... ...’nin kızı ve mirasçısı olduğu, dolayısıyla tapu kayıtlarının davacılar adına tapuda yapılan intikallerinin yasal olduğu, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi gereğince parselin niteliğinin ve malikinin re’sen belirlenmesinin gerektiği açıklanarak, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye ilişkin en eski tarihli idari sınırlara ait harita ve diğer belgelerin getirtilmesi, ... ... Vakfiyesine ilişkin temessük kayıtları ile ... Çiftliği Mart 1290 tarih 18, Ergös (...) Çiftliği Mart 1290 tarih 19 ve ... Maa ... Çiftliği Mart 1290 tarih 20 ... tapu kayıtlarının tüm tedavül kayıtlarının ve revizyon gördüğü kadastro parsellerinin, söz konusu tapu kayıtlarının uygulandığı derdest ve kesinleşmiş dava dosyalarının getirtilmesi, yapılacak keşif ile dayanılan tapu kayıtlarının yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanması, uygulama sırasında, tutunulan ... Maa ... Çiftliği, ... Çiftliği ve ... Çiftliği tapularında Mezar Gediği, Dikilitaş ve ... sınırlarının ortak sınır, Kırvasil (...), ... (...) sınırlarının köy ya da çiftlik sınırları olduğu, tapu kayıtlarının eşcar-ı müsmire ve gayr-ı eşcarı müsmireyi müştemil çiftlik kayıtları olup, bu sınırlar içinde devlet ormanları, dereler, taşlık ve kayalık niteliğindeki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin bulunduğu, sınırlarının mevki ya da nokta sınırlar olduğu, bu sınırların çoğunluğunun devlet ormanı içinde kalması nedeniyle sabit kabul edilemeyeceğinden, 3402 ... Kanun’un 20/C maddesi gereğince kayıt kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, ... Çiftliğine ait tapu kaydının aynı köy 1 ilâ 169 ... parselle uygulandığı, ancak bu parseller hakkında tapuya dayanmayan ve zilyetlikle kazanma iddiasında bulunan gerçek kişiler tarafından itiraz edilip, birçok dava açıldığı, ... maa ... Çiftliği tapusunun ... Köyü 373 ilâ 633 ... parsellere uygulandığı da gözönünde bulundurularak, dayanılan çiftlik tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması; bilinmeyen sınırlar konusunda tarafların gösterecekleri tanıkların dinlenmesi, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin, komşu parsel kayıtları ve eski tarihli memleket haritaları, köy isimleri ve sınırlarına ilişkin tüm kayıtlarla denetlenmesi, tapu kayıtları sınırında yazılı ... sınırının tapu tesisinde ... Çiftliği olarak gösterilmesi nedeniyle “...”ün nokta halinde mevki ismi olmayıp, ..., ... ve ... ... çiftliklerinin batı sınırını oluşturan çiftlik arazisi olabileceği düşünülerek uygulama yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından tarif edilen ve gösterilen sınırlardaki çelişkilerin yöntemince giderilmesi, revizyon parselleri ile Kırvasil (...) ve ... (...) Köyleri (ya da Çiftlikleri) ile memleket haritasında ... Köyü olarak işaretlenmiş bulunan sınırlar gözetilerek sabit sınırların nereler olabileceği değerlendirilip, kayıtlar 3402 ... Kanun’un 20 ve 21. maddeleri hükmüne göre sabit sınırla bağlantısı kesilmeksizin, bu sınırlardan başlanarak genel kadastroda revizyon gördüğü, çiftlik tapu sahipleri adına kesinleşen parseller de dikkate alınmak suretiyle uygulanarak kayıtların yüzölçümüyle kapsadığı alanların tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, ayrıca yapılacak keşif sırasında, katılan ... ve Ticaret A.Ş.'nin dayandığı 10.12.2003 tarihli ve 1 numaralı tapu kaydı ve tüm geldileri uygulanarak bu tescil tapusunun kapsadığı alanın ... krokide gösterilmesi, anlatılan şekilde yapılacak uygulama ve değerlendirme sonucunda, dava konusu taşınmazın, muteriz davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamı ile kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının belirlenmesi halinde, taşınmazın orman vasfı ile tesciline karar verilmesi; dava konusu taşınmazın orman tahdidi dışında ancak davacılar ... ve arkadaşlarının dayandığı tapu kaydı kapsamı içinde kaldığı belirlendiği, davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme iddiasında bulunan davacı ve davalı gerçek kişiler yararına hukukî değerini yitirip yitirmediğinin değerlendirilmesi, dava konusu taşınmazların muteriz davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamı ve orman tahdidi dışında kaldığı belirlendiği ya da tapu kaydı kapsamında kalmakla birlikte tapu kaydının, davalı yararına hukukî kıymetini kaybettiği kabul edildiği takdirde ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının oluşması nedeniyle davalı gerçek kişiler adına tesbit gibi tesciline karar verilmesi, tüm bunlardan başka, dava konusu taşınmazın hem davacılar ... ve arkadaşlarının dayandığı tapu kaydının hem de katılanın dayandığı tescil tapu kaydının kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde aynı yere uyan iki ayrı tapu kaydından hangisine değer verileceğinin tartışılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında müdahil Gayrimenkul Değerler Ticaret A.Ş. vekili vasıtasıyla, davacılar ... ve müştereklerinin tapudan gelen bir kısım paylarını satın aldıklarını ileri sürerek, adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne, diğer davacı ve müdahil davacıların davalarının reddine, ... ilçesi ... Köyü ... Mevkiinde bulunan 177 ada 2 parsel ... taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmazın 1. derece doğal sit alanında kaldığının tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili, ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ... ve arkadaşları vekili, Gayrimenkul Değerler Ticaret A.Ş. vekili, ... Turizm ve Ticaret A.Ş. vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.03.2022 tarihli ve 2021/16807 Esas, 2022/3042 Karar ... ilamı ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, Davalı Hazine vekili, davacı ...Ş. vekili, davacı ... ve arkadaşları vekilleri, davacı ... mirasçıları vekili karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır. 1.Davacı ... mirasçıları vekilini karar düzeltme talepleri bakımından; 1086 ... HUMK’un 440. maddesi uyarınca Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme süresi onbeş gün olup onama ilamı davacılar ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekiline 30.07.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, karar düzeltme dilekçesi ise 15 günlük karar düzeltme süresi geçirildikten sonra 22.08.2022 tarihinde verilmiştir. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 29/son maddesi hükmü uyarınca Kadastro Mahkemeleri adli tatile tabi değildir. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi hükmüne göre 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümleri yürürlükte olup Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/1. maddesi uyarınca karar düzeltme süresi 15 gündür. Onama ilamının tebliğ tarihi ile karar düzeltme isteminde bulunma tarihi arasında 15 günlük karar düzeltme süresi geçmiştir. Bu nedenlerle davacı ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekilinin karar düzeltme isteminin süre yönünden reddine, 2.Asli müdahil davacı ... vekili,davacı ... ve arkadaşları vekillerinin karar düzeltme talepleri bakımından; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine, 3.Davalı Hazine vekilinin Karar düzeltme talepleri bakımından; Mahkemece, dava konusu 177 ada 2 parsel ... taşınmazın bilirkişi raporunda (B), (C), (D) harfleri ile gösterilen kısımlarının kesinleşen orman tahdidine göre tahdit sınırları içerisinde kaldığı, halen eylemli orman olduğunu, (A) harfi ile gösterilen kısmının ise parselin 4 tarafının orman parseli ile çevrili olması nedeniyle orman içi açıklık olduğunu, (A) kısmının çevresiyle ayırt edici unsurlarla bağlantısının kesilmediğini, çevresinin sabit sınır yahut başka unsurlarla ayrılmadığı gibi tahdit içerisinde kalan (B), (C), (D) harfleri ile gösterilen kısımlarıyla beraber bütünlük arz ettiğini, parselin özel mülkiyete konu olması halinde orman aleyhine genişleme olabileceğini, mevcut durumda orman bütünlüğünü bozacağı ve yapılaşmaya, inşaata neden olacağı ve müdahil davacı ... ve Ticaret ... Şirketi'nin dayandığı tapu kaydına değer verilemeyeceği gerekçesiyle müdahil davacı ... Ve Ticaret ... Şirketinin davasının reddine karar verilmiş ise de, bu karar usul ve Kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; müdahil davacı ... Ve Ticaret ... Şirketinin dayandığı ve adına satış sonucu tescil edilen 10.12.2003 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydının 13.05.1987 tarihli ve 4 numaralı kayıttan geldiği, bu tapu kaydının Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/179 Esas ve 1986/15 Karar ... tescil ilamıyla oluştuğu, Hazine ve Orman İdaresinin de taraf olması nedeniyle söz konusu tescil ilamının taraflar açısından kesin hüküm teşkil ettiğini, tapu kaydının değişir sınırlı olup miktarı ile geçerli olduğu ve mahallinde yapılan uygulama ve düzenlenen raporlara göre dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.236 m2 kısmının tapu kaydı kapsamında kaldığını, aynı raporda (B)-(C)-(D) harfleri ile gösterilen kısımlarının tescil tapu kaydının kapsamı dışında ve kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından, müdahil davacı ... ve Ticaret ... Şirketinin davasının taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmı bakımından kabulüne, bu kısmın adına tesciline, kalan kısımlar kesinleşen orman sınırı içinde kaldığından bu kısımların orman vasfi ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, Dairemizin 29.03.2022 tarihli ve 2021/16807 Esas, 2022/3042 Karar ... ilamında maddi hataya dayalı olarak dava konusu taşınmazın sadece bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının tescil tapu kaydı kapsamında kaldığı göz ardı edilerek bozma ilamı yazıldığından, anılan kararın 4 numaralı bendinde yer alan bozma gerekçesi değiştirilerek yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. Nolu bentte açıklanan sebeplerle; davacı ... mirasçıları vekilinin karar düzeltme taleplerinin süre yönünden REDDİNE, 2. Nolu bentte açıklanan sebeplerle asli müdahil davacı ... vekili, davacı ... ve arkadaşları vekillerinin karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, 3. numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 29.03.2022 tarihli ve 2021/16807 Esas, 2022/3042 Karar ... bozma ilamının 4 numaralı paragrafının ORTADAN KALDIRILMASINA, anılan bozma ilamının 4 numaralı bendindeki gerekçenin değiştirilerek, 6100 ... HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK’un 428. maddesi uyarınca yukarıda belirtilen değişik gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyenlere ayrı ayrı iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Karar düzeltme isteyen tapu malikleri; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerlere ait üç adet tapu kayıtlarının olduğunu, tapu kaydı olan yerde zilyetliğe üstünlük verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarına dayanılarak kendi adlarına tesciline karar verilmesini istediklerini, daha önce mahkemece tapu kayıtlarına dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuki geçerliliğini yitirdiği ve uygulama kabiliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davalarının reddine karar verildiği, tapuya dayanan davacılar tarafından reddedilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16 ve 20. Hukuk Dairelerince tapuya dayanan davacıların dayanak tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle kararların lehlerine bozulduğu, bozma üzerine mahkeme hakimince önceki kararda direnildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca takriben 20 adet dosyada tapuya dayanan davacıların tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğu ve uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararlarının bozulduğu, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerine karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dayanak tapu kayıtlarının geçersiz olduğuna ilişkin davanın reddedilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde davacılara ait bir kısım yerin kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin ödendiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde zilyetler tarafından tapu maliklerinden bedeli ödenerek bir çok yerin satın alındığı, satın alınmaya çalışıldığı veya kiralanmak istendiği, ... Mahallesindeki taşınmazlara revizyon görerek bir kısım parsellerin tapu malikleri adına kesinleştiği, revizyon gören tapu kaydının iki sınırı ile ...’nü kapsayan tapu kaydının iki sınırının aynı olduğu, dolayısı ile diğer tapu kayıtlarının da hukuken geçerli olduğu, bazı davalar da tapu malikleri adına tesciline karar verilen dosyaların (örn.2022/8001 Esas) Dairemizce onandığı ve daha önceki bozma kararındaki muhalefet şerhinde belirttiğim nedenlerle tapuya dayanan davacıların, tapu kayıtlarının hukuken geçerli olduğuna değer verilmesi gerektiği, Mahkemece yeniden taşınmazların başında keşif yapılarak taşınmazların sınırlarının belirlenerek davacıların tapusunun kapsamında kalan yerlerin tapu malikleri, ırsi veya akdi halefleri adına yazılması gerektiği kanaatinde olduğumdan farklı gerekçeyle karar düzeltme talebinin kabul edilerek Dairemizin kararının bozulması gerektiği, zilyetliğe dayanarak tescil isteyen davacı açısından bakıldığında ise hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın etrafıyla birlikte büyük bir alanın açık gözüktüğü, dava konusu yere yönelik tasarruf sınırlarının oluşmadığı, taşınmazın açık olmasının zilyetliğe dayanan tarafından ekonomik amaca uygun kullanımın var olduğu anlamına gelmeyeceği, bu nedenle zilyetliğe dayanan davacının davasının da reddine karar verilmesi gerektiği, düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.