Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6227 E. , 2024/1578 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6227 Karar No : 2024/1578 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı / ... (... Bakanlığı) VEKİLİ : Huk. Müş. ... DAVANIN_KONUSU : 25/04/2014 tarih ve 28982 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelik'in, 0…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6227 E. , 2024/1578 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6227 Karar No : 2024/1578 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı / ... (... Bakanlığı) VEKİLİ : Huk. Müş. ... DAVANIN_KONUSU : 25/04/2014 tarih ve 28982 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelik'in, 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilen 9. maddesinin 8. fıkrasının ve 10. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun sigorta acenteliği müessesinin düzenlendiği 23. maddesinde, sigorta sözleşmelerine aracılığın sadece levhaya kayıt olmuş resmi acenteler vasıtasıyla yapılabileceğinin düzenlendiği, bu sebeple acente dışında kişilere aracılık yetkisi veren dava konusu Yönetmelik maddelerinin iptali gerektiği, yapılan değişiklikler neticesinde sigorta aracılığı yapmak konusunda gerekli şartları taşımayan, yetkisiz ve Kanun'un aradığı acente veya broker sıfatlarından herhangi birini haiz olmayan bir kişinin Kanun'un öngördüğü şartlara aykırı olarak sigorta aracılığı yapmasının hukuka aykırı bir şekilde önünün açıldığı ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : Usûl yönünden, davanın ehliyet ve süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği; esas yönünden ise dava konusu Yönetmelik değişikliği ile kamu yararının sağlanmasının amaçlandığı, sigorta satın almak isteyen kişilerin sigortaya erişiminin kolaylaştırıldığı, 2016/97 sayılı Avrupa Birliği Direktifi'nin esas alındığı, sigorta ürünlerinin satışında doğrudan ve dolaylı satış yöntemlerinin kullanılmasının mümkün olduğu, acenteler aracılığıyla satışın da dolaylı satış yöntemlerinden sadece bir tanesi olduğu, davacının iddia ettiği gibi sigorta ürünlerinin sadece acenteler vasıtasıyla satılacağından bahsetmenin mümkün olmadığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve ilgili mevzuatta bu yönde bir kısıtlamanın bulunmadığı, sigorta şirketlerinin doğrudan ya da dolaylı diğer satış yöntemlerini kullanarak sigorta ürünlerini pazarlamasının mümkün olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 18/10/2019 tarih ve 30922 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 17/10/2019 tarih ve 47 sayılı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulduğu, 47 sayılı Kararname'nin geçici 2. maddesi uyarınca mülga Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Sigorta Denetleme Kurulu Başkanlığının iş ve işlemleriyle ilgili açılmış ve açılacak davalarda adı geçen Kurumun taraf sıfatını kazandığı anlaşıldığından, Hazine ve Maliye Bakanlığı yerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu hasım mevkiine alınarak ve ihbar edilen Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından davaya müdahale talebinde bulunulmadığı görülerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 25/04/2014 tarih ve 28982 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelik'te, 09/05/2020 tarih ve 31122 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile dava konusu değişiklik yapılmıştır. İptali istenilen Yönetmelik değişiklikleri ile sigorta sözleşmelerinin düzenlenmesine ilişkin usûl ve esaslar ile asli işi sigorta aracılığı olmayan işletmelerin sigorta hizmeti sunma koşullarına yönelik kapsamlı düzenlemeler getirilmiştir. Öte yandan, 16/06/2021 tarih ve 31513 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetler ve Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmeleri Hakkında Yönetmelik'in 12. maddesi ile dava konusu değişiklikleri de içeren Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: Davalı idare tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca dava konusu düzenleyici işlemlerin iptal edilmesinde davacının menfaatinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının bu davayı açma ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davalı idarenin iddiasının aksine, sigortacı olan davacının, sigorta sözleşmelerinin düzenlenmesine ilişkin usûl ve esaslar ile asli işi sigorta aracılığı olmayan işletmelerin sigorta hizmeti sunma koşullarına yönelik düzenlemeler içeren Yönetmelik kurallarının iptalini istemekte güncel ve meşru menfaati bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, davalı idarenin, davacının menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddedilmesi gerektiğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. Ayrıca, davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de; davacı ... ve Kocaeli Ticaret Odası Başkanlığı tarafından dava konusu düzenlemeye yönelik olarak 13/05/2020 tarihinde dava açıldığı, anılan davada Dairemizin 09/07/2020 tarih ve E:2020/2716, K:2020/2756 sayılı kararı ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. ve 5. maddesine uygun olmayan dilekçenin reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından verilen süre içinde dava dilekçesinin yenilendiği ve iptali istenen düzenlemenin de 09/05/2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlandığı dikkate alındığında, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesine uygun olarak ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde, 13/05/2020 tarihinde açılan davada, süre aşımı bulunmadığından, davalı idarenin bu itirazı da yerinde görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: Dava konusu değişiklikleri içeren, 25/04/2014 tarih ve 28982 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetlere, Tüketici Lehine Yapılan Sigorta Sözleşmeleri ile Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmelerine İlişkin Yönetmelik, 16/06/2021 tarih ve 31513 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kapsamında Değerlendirilecek Faaliyetler ve Mesafeli Akdedilen Sigorta Sözleşmeleri Hakkında Yönetmelik'in 12. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, esasının incelenme olanağı kalmayan dava hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde duruşma yapılması talebinde bulunulmuş ise de; dava konusu Yönetmelik'in yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle işin esasına geçilerek karar verilmesine olanak bulunmadığından, yargılamanın makul süre içinde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını kapsayan Anayasa hükümleri ile usûl ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak duruşma yapılmasına gerek görülmemiştir. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/11/2020 tarih ve E:2019/2658, K:2020/2485 sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/04/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.