Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ----- %88,38 payına sahip olan hissedarı olduğunu, uzun süredir ------ Birden fazla müdürü olması ve müdürler kurulu başkanı olmaması nedeniyle şirket genel kurulunun yapılamadığını, bu hususta şirket müdürü ----- 11.04.2022 tarih,------ no'lu ihtarla davet yapıldığını, ancak bu davete rağmen bir araya gelmenin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin hissedarları %85----- ve %15------olduğunu, genel kurulun yapılması talep edilen davalı
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, borçlu şirket takip borçlusunun alacaklısına karşı böyle bir borcu bulunmadığını takibe, borca, faize itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazlarının haksız olduğunu, reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket davalı yapının bulunan inşaatın, 25.12.2018 tarih ve ... nolu fatura içeriğindeki ürünlerin imalatı ve montajını yaptığını, projeye ve taleplere uygun olarak imal edilen ürünlere, yerinde montajları yapılarak, eksiksiz ve hatasız olarak davalıya teslim edildiğini, bu mal ve montaj ile ilgili olarak fatura tanzim edilerek ... 40. Noterliğinin 21 Ocak 2019 tarih ve ... yev.nolu ihtarı ile davalıya tebliğ edildiğini, davalı adına ..., ... 17 Noterliğinin 04.02.2019 tarih ve ... yev.nolu ihtarı ile faturayı iade etmiş ve içeriğine itiraz ettiğini, davacı takip alacaklısı davalı takip borçlusu hakkında düzenlediği takibe konu faturayı ... 40. Noterliğinden gönderdiği ihtarname ekinde davalı takip borçlusuna tebliğ ettirmiş, davalı takip borçlusu ihtarname ekinde bulunan faturayı 23.01.2019 tarihinde tebliğ aldığı halde TTK 23/2.maddede öngörülen sekiz günlük süre içerisinde itiraz etmemiş, sekiz günlük süre dolduktan sonra 04/02/2019 tarihli ihtarnamesi ile muhatap olmayan bir şahıs tarafından cevap verildiğini, dolayısıyla davalı taraf 23/01/2019 tarihinde tarafına tebliğ olunan faturalara sekiz günlük yasal süresi içerisinde itiraz etmediğinden TTK 21/2.fıkra hükmü gereğince fatura içerikleri davalı hakkında kesinleştiğini, davalı hakkında TTK 21/2.fıkrası hükmü gereğince fatura içeriklerinin kesinleşmesi karşısında, artık taraflar arasında borç doğurucu bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığını tartışmaya gerek yok ise de, imal edilen ürünler ve yapılan montajlara ilişkin olarak davalı tarafça yapılmış bir ayıp ihbarı da bulunmadığını, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, davalı fatura bedeline mahsuben bir miktar ödeme yapmış ise de, kalan bakiyeyi ödemediğinden hakkında icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine de davalı haksız olarak itiraz etmiş ve takibin durduğunu, dolayısıyla tarafımızca işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, borçlu borcuna haksız bir şekilde itiraz ederek, borç ödemekten kaçınmaya çalıştığını, borçlunun itirazının iptali ile takibin asıl alacak 27.015,09-TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi için iş bu davanın açılması zarureti hâsıl olduğunu, yukarıda açıkladığımız sebeplerle, borçlunun itirazının iptali ile takibin asıl alacak 27.015,09 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini, beyan ve talep etmiştir.