3. Hukuk Dairesi 2012/4092 E. , 2012/9142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 3.756.59 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili 16/05/2011 havale tarihli dava dilekçesi ile; davalı ile m
**3. Hukuk Dairesi 2012/4092 E. , 2012/9142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 3.756.59 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili 16/05/2011 havale tarihli dava dilekçesi ile; davalı ile müvekkiline ait işitme engelli çocukların eğitildiği özel ... ve Rehabilitasyon Merkezi arasında 09/09/2002-30/04/2003 tarihlerinde hizmet ilişkisinden doğan alacak-borç kaynaklı uyuşmazlık ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22/10/2009 tarih, 2006/409 esas, 2009/506 karar sayılı ilam ile karara bağlandığını, bu hükmün 11/11/2010 tarihinde kesinleştiğini, fazlaya dair haklarını saklı tutarak açtıkları ve kesinleşen söz konusu kararda bilirkişinin 2.ek raporunda tespit ettiği asıl alacak miktarının 11.129,35 TL olduğunu, asıl alacağı dava dilekçelerinde 7.372,76 TL olarak talep ettikleri için, bilirkişinin tespit ettiği miktar ile dava dilekçelerinde talep ettikleri miktarın arasındaki farkın 3.756,59 TL olarak kesinleştiğini, davalı kurumdan bilirkişinin raporunda tespit ettiği asıl alacak farkını talep etmelerine rağmen olumlu cevap alamadıklarını, bakiye kalan 3.756,59 TL asıl alacağın bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 30/04/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında, öncelikle BK.nun 66. maddesi uyarınca zamanaşımı itirazında bulunarak, Asliye Hukuk Mahkemesinde davasını ıslah ederken fazlaya dair haklarını saklı tutmaması nedeniyle de usulsüz açılan davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. BK'nun 66.maddesi gereğince; Haksız surette mal iktisabından dolayı ikame olunacak dava, mutazarrır olan tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğuna ıttıla tarihinden itibaren bir sene müruriyle ve her halde bu hakkın doğduğu tarihden itibaren on senenin müruriyle sakıt olur. 22.2.1991 gün ve 1990/1-1991/1 sayılı Yargıtay İBK. da da vurgulandığı gibi; iade borcunun kapsamı belirlenmekle, davalının sebepsiz iktisabının doğal sonucu olarak davacının geri almaya ilişkin dava hakkı doğar ve BK.nun 66. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımının başladığı kabul edilir.Davalı zamanaşımı definde bulunduğuna göre, mahkemece bu konuda bir karar verilmeden davanın kabulü usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Ayrıca, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kısmi davada alınan bilirkişi raporu daha sonra açılan ek dava da hakimi bağlayıcı olmadığı kabul edilmektedir. Zira bilirkişi raporunun kesinlik kazanması ve kazanılmış hak teşkil etmesi verildiği ilk dava içindir.Bilirkişi raporu, takdiri delillerden olup, kısmi davada alacağın dava edilen miktar kadar olduğunun ispat edilmesi yeterli olup, açılan ikinci davaya konu edilen alacağın miktarının davacı tarafından kanıtlanması gerekir (HGK.03.10.2007 gün ve 2007/15- 614 E-696 sayılı Kararı). Bunun yanında davacı kısmi davada davasını ıslah ederken fazlaya dair haklarını saklı tutmadığı halde, ek dava açılıp açılmayacağı tartışılmadığı gibi, bu davadan önce davaya konu alacak kesimi için davalı temerrüde de düşürülmediği halde faizin 30.4.2003 tarihinden başlatılması da doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.