9. Hukuk Dairesi 2024/12688 E. , 2024/15945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece Mahkeme kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmi
**9. Hukuk Dairesi 2024/12688 E. , 2024/15945 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece Mahkeme kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurumda teknisyen olarak çalıştığını, ... Sendikasına üye olduğunu ve bu tarihten itibaren sendikalı olarak çalıştığını, günlük yevmiyelerinin yaklaşık 31,00 TL iken ... Sendikası ile ... Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol gereğince toplu iş sözleşmesinin imzalanması ile birlikte davalı Kurum tarafından yevmiyelerinin 24,00 TL’ye indirildiğini, davacının almış olduğu ücretlerin yanında yevmiyeleri baz alınarak ödenen diğer ücretlerin de kendisine sendika üyesi olmadan önceki ücretlerine kıyasla eksik ödendiğini ileri sürerek ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ilave tediye, iş güçlüğü tazminatı, vardiya tazminatı, bakım tazminatı ve ikramiye fark alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... Sendikası ile ... Genel Müdürlüğü arasında 31.05.2004 tarihinde imzalanan protokolün 2 nci maddesi gereğince 01.03.2003-28.02.2005 yürürlük süreli 10. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin EK-2 cetvelinin 6 ncı maddesinin (c) bendi uyarınca; işçilerin, sendika üyeliklerinin işverene bildirildiği tarihten itibaren EK-2 cetvelindeki 4. derece karşılığı yevmiyelerinin verilmesinin ve yine işbu bildirim tarihinden itibaren sözleşmenin tüm hükümlerinden 15.06.2004 tarihi itibarıyla yararlandırılmasının imza altına alındığını, sendika üyesi olan işçilerden tekniker (arazide çalışan) ve teknisyenlere protokol hükmü gereği toplu iş sözleşmesinin EK-2 cetvelinde yer alan 4. eşdeğer dereceli teknisyen ünvanına günlük 24,44 TL ücretinin uygulanmasının bildirildiğini, söz konusu yevmiye değişikliğinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22 nci maddesi uyarınca davacıya bildirilmesinin gerekmediğini, davacının sendikaya üye olması ile birlikte sendikanın imzaladığı toplu iş sözleşmesine tâbi olacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.12.2014 tarihli kararı ile; sendika üyeliğinden sonra davacıya yapılan aylık toplam ödemelerde ciddi artışlar meydana geldiği, davacının yevmiyesindeki düşüşün davalı işverenin tek taraflı tasarrufuna dayanmadığı, davacının sendika üyesi olduktan sonra yevmiyesinin 31,00 TL’den 24,44 TL'ye düşmesinin davacının üyesi olduğu ... Sendikası ile davalı işveren arasında imzalanan toplu iş sözleşmesine bağlı olarak protokole dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 25.05.2015 tarihli ilâmıyla; işveren tarafından toplu iş sözleşmelerinin uygulanması neticesinde iş sözleşmesinde kararlaştırılan ücretin davacının sendikaya üyeliği ve toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başlaması üzerine düşürülmesinin mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun (2822 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi uyarınca işçi lehine şart ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu, Mahkemece davalının zamanaşımı savunması nazara alınarak hesap dönemine ilişkin tüm ücret bordroları dosyaya getirtilerek gerekirse başka bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının ücret farkından kaynaklı taleplerine ilişkin yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 06.06.2018 tarihli kararıyla; bozma ilâmı sonrasında celp edilen hesap dönemine ilişkin bordroların incelenmesi sonucunda davacının ücretinin %21,16 oranında düşürüldüğü, bu durumun 2822 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi uyarınca işçi lehine şart ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu, davacı vekili tarafından 06.03.2018 tarihinde ıslah harcının yatırıldığı ve 06.03.2018 tarihinde ıslah dilekçesinin sunulduğu, bozmadan sonra ıslaha değer verilmemesi gerektiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 02.04.2024 tarihli ilâmıyla; dosya içeriğine göre davanın belirsiz alacak davası türünde açıldığı, bozma kararından sonra davacı tarafından 06.03.2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile talep sonucunun artırıldığı, Mahkeme kararının gerekçesinde belirtildiğinin aksine, somut uyuşmazlıkta bozmadan sonra yapılan bir ıslah işlemi söz konusu olmayıp davacı tarafından talep artırım hakkının kullanıldığı, bu nedenle Mahkemece davacının talep artırımı dilekçesi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken davacının talep artırımı dilekçesi kabul edilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda davacının ilk Mahkeme kararı öncesi herhangi bir ıslah dilekçesi sunmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, talep artırım dilekçesi sunulduğundan talep artırım dilekçesine itibar etmek gerektiği, toplanan ve değerlendirilen delil durumuna göre bilirkişi raporunun gerekçeli, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sendika üyesi olan davacının toplu iş sözleşmesi kapsamına alındığını, 31.05.2004 tarihinde yapılan protokol hükümleri gereğince ücretinin belirlendiğini, davacının ilave tediye alacağının bulunmadığını, ikramiyelerinin ödendiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının alacaklarının bozma doğrultusunda hüküm altına alınıp alınmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.