11. Hukuk Dairesi 2022/169 E. , 2023/705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından
**11. Hukuk Dairesi 2022/169 E. , 2023/705 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında hatır ilişkisi olduğunu, 23 adet toplam 17.181,00 TL bedelli bonolar ile 5.000,00 TL bedelli bononun davalıya teminat senedi olarak verildiğini, buna ilişkin protokolün de davalı tarafından imzalandığını, ancak teminat vasfı sona eren senetlerin iade edilmediğini ileri sürerek davacının bu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki iddialarını tekrarlayarak toplam 17.181,00 TL bedelli bonoların arasında takibe konan toplam 7.470,00 TL bedelli 10 adet bonodan ve bonolara dayalı takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senetlerin davacı tarafından borca karşılık verildiğini, borcun ödendiğini davacının kanıtlayamadığını, iddia edilen protokolün geçerli olmadığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 21.03.2019 tarih, 2018/475 E. ve 2019/193 K. sayılı kararı ile bozma sebebi yapılan 5.000,00 TL bedelli bononun teminat senedi olduğuna dair iddiasını davacının ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl dava dosyasına konu davacının 5.000,00 TL bedelli senede yönelik davasının reddine karar verilmiştir B. Bozma Kararı Dairemizin 26.01.2021 tarih, 2020/3564 E. ve 2021/436 K. sayılı kararı ile gerekçe ve hüküm çelişkisine işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, davacı ... tarafından davalı ...'a karşı toplam 17.181,00 TL bedelli seri senetler ile bundan ayrı alınan 5.000,00 TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya karşı menfi tespit davası açtığı, davacının delil olarak Mahkeme kasasında aslı bulunan, 20.04.2009 tanzim, 20.12.2009 vade tarihli ve 62.504,00 TL bedelli keşidecisi ..., lehdarı ... olan ve arkasında 03.03.2010 tarihli notlar olup "ödendi" şekilde çizgi çekilen bono aslını sunduğu, sunulan belge incelendiğinde, bononun arkasında el yazısı ile "...' da olan senetlerin iptali hakkında 1-kendisinde olan her ayın 1.03.2010 başlayıp 1.02.2012 kadar olan ve her senet bedeli 747,00 TL. Toplam 17.181,00 TL. ödenmiş olup senetlerin geçerliği kalmamıştır. 03.03.2010 tarihinde parası ödendiğinde toplam 17.181,00TL iptal edilmiştir. 2-1.02.2012 tarihli 17.938,24 TL senet iptal edilmiş olup, resmiyette geçerliği yoktur 3.03.2010 ... parayı aldım (imza) TC ..., resmiyetlikte hiçbir geçerliği yoktur. Senetler en kısa zamanda ...' e teslim edilecektir. Parayı veren ... (imza), ... eşi üzerinde olan Aser sitesi G Blok N:1 ... de ki yazlık evi ...' a 03.03.2010 tarihinde satmış olup Eylül ayın sonuna kadar oturacaktır. Eylül 30' unda evi boşaltıp ...' a teslim edecektir." ibarelerinin yazılı olduğu, davalı tarafın bu belgedeki imzaya itiraz etmediği, sadece imza üzerindeki yazıların sonradan doldurulduğunu iddia ettiği, ancak bu hususta sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna dair herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, davalı asilin 09.11.2010 tarihli duruşmada bono arkasındaki ismi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, bu belge içeriği nazara alındığında toplam 17.181,00 TL bedelli olan 23 adet bono ile ilgili davacının davalıya borçlu olmadığı, bir senedin borçluya iade edilmesi için arkasına imza atılmasına gerek olmadığı, zaten senedin ön yüzüne ödendi şeklinde şerh düşüldüğü, senedin ödendikten sonra alacaklı tarafından borçluya tesliminin yeterli olduğu, davalının iddia ettiği gibi senedin borçluya teslim edildiğini anlatmak için imza atılması gerekmediği, buradan hareketle taraflar arasında bir protokol düzenlendiği ve ...'da olan tüm senetlerin bu protokol ile iptal edildiği ve bu protokolü de her ikisinin de imzaladığı, davacının 09.11.2010 tarihli duruşmada alınan imzalı beyanında, davalıya olan borcuna karşılık .../... kasabası Aser Sitesi G Blok No:1 deki dairesini davalıya devrettiğini, bununla ilgili tapu kaydını ve akit tablosunu da dosyaya ibraz edeceğini, borcu bittikten sonra paranın üstünü davalıdan aldığını, senetleri istediğini, ancak davalının senetler Hatay'da olduğundan teslim edemediğini söylediğini, bunun üzerine aralarında 03.03.2010 tarihli ibraname hazırladıklarını, dosyaya sunulan bono arkasındaki yazıları davalı ile birlikte iken kendisinin yazdığını ve davalının da imzaladığını, davalının senedin arkasının sonradan doldurulduğu iddiasının doğru olmadığını beyan ettiği, davacının bu beyanından davacının davalıya daire sattığı ve senetlerin de daire satış bedelinden düşülerek ödendiği, davacının taşınmaz satışına ilişkin tapu kaydını ve resmi senedi de dosyaya sunduğu, dosyaya sunulan tapu kaydından Mersin İli, ... İlçesi, ... Mah. 76/63 Ada Parsel sayılı G:1 Blok 1 Nolu bağımsız bölümün ... tarafından ...'a satıldığı, davacının bu iddialarının tapu kaydı, akit tablosu ve incelenen senet aslının arkasındaki yazılar ile doğrulandığı, diğer yandan Mersin 2. İcra Dairesinin 2010/9334 E. sayılı icra takip dosyasında icra takibine konu edilen keşidecisi ..., lehdarı ... olan 15.05.2010 tanzim tarihli, 01.06.2010 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli bonoya gelince, her ne kadar iş bu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı iddia edilmiş ve bu konuda 03.03.2010 tanzim, 01.03.2010 vade tarihli ve 747,00 TL bedelli 1 seri numaralı bononun arkasındaki protokol başlıklı belgeye dayanılmış ve senedin teminat senedi olduğu iddia edilmiş ise de, bahsi geçen senet aslının verilen bütün sürelere rağmen davacı tarafından sunulamadığı, davalı tarafından da bu husususun kabul edilmediği, ayrıca bahsi geçen protokolün yazılı olduğu senedin tanzim tarihinin işbu 5.000,00 TL bedelli senedin tanzim tarihinden önceki bir tarih olduğu, dolayısı ile henüz tanzim edilmeyen bir bono ile ilgili protokol yapılmasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, sunulamayan ve varlığı ya da yokluğu belirsiz olan işbu belgeye delil olarak itibar edilemeyeceği, netice itibari ile davacının bu konudaki iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile her biri 747,00 TL olan 23 adet 17.181,00 TL toplam bedelli senetler nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve Mersin 2. İcra Dairesinin 2010/9334 E. sayılı icra takip dosyasında icra takibine konu edilen keşidecisi ..., lehdarı ... olan 15.05.2010 tanzim tarihli, 01.06.2010 vade tarihli, 5.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin davanın reddine, birleşen dava yönünden ise, birleşen dosyadaki taleplerin esas dosyadaki talepler nazara alındığında derdestlik nedeni ile reddi gerektiğinden derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu senetlerin tanzim tarihi ile taşınmazın satış ve devir tarihlerinin yeterince incelenmediğini, zira tapuda devir tarihi 02.03.2010 iken senetlerin tanzim tarihlerinin 03.03.2010 olduğunu, kişinin borcuna karşılık bir taşınmazını verip parasının bir kısmını aldıktan sonra kalan alacağı için senet alması gerekirken senet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının senetlerin kendisine iade edilmesi gerektiğini iddia ettiğini, ancak davalının bankaya olan kredi borcunu da ödemeye devam ettiğini, dolayısıyla savunmaları nazara alınmadan hüküm kurulduğunu, 03.03.2010 tarihli notlar bulunan belgede imzadan sonraki yazılı hususların imza sahibi müvekkilini bağlamayacağını, ayrıca davacının vekili olmadığı halde lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olmadığı hâlde Mahkemece, asıl davada davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının asıl davaya ilişkin hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.