Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2777 E. , 2024/4755 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2777 Karar No : 2024/4755 DAVACI : ... DAVALI : ... Başkanlığı DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının yönetici kadrolarında bulunanlara ilişkin zorunlu yer değişikliği atama iş ve işlemleri için uygulanacak esasların belirlenmesine dair 15/04/2024 günlü duyurusu ve 17/04/2024 günlü ek duyurusu doğrultusunda tesis edilen idari işlem ile bu …
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/2777 E. , 2024/4755 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2777 Karar No : 2024/4755 DAVACI : ... DAVALI : ... Başkanlığı DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının yönetici kadrolarında bulunanlara ilişkin zorunlu yer değişikliği atama iş ve işlemleri için uygulanacak esasların belirlenmesine dair 15/04/2024 günlü duyurusu ve 17/04/2024 günlü ek duyurusu doğrultusunda tesis edilen idari işlem ile bu idari işlemin dayanağı olan ...günlü, ... sayılı yazının iptali istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; 2577 sayılı İdari yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi ...'in açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, Danıştay İkinci Dairesinin 13/06/2024 günlü, E:2024/1845, K:2024/3669 sayılı kararı üzerine yenilenen dilekçe ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının yönetici kadrolarında bulunanlara ilişkin zorunlu yer değişikliği atama iş ve işlemleri için uygulanacak esasların belirlenmesine dair 15/04/2024 günlü duyurusu ve 17/04/2024 günlü ek duyurusu doğrultusunda tesis edilen idari işlem ile bu idari işlemin dayanağı olan ... günlü, ... sayılı yazının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1/a bendinde, idari dava türleri arasında sayılan iptal davası; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3/c bendinde; dava dilekçesinin, ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1/b bendinde de; 14. maddenin 3/c bendine aykırılığın mevcut olması durumunda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdari işleme karşı açılan iptal davasındaki ehliyet kavramı, bir yandan "davada taraf olma ve dava açabilme ehliyeti"ni, diğer yandan da "subjektif ehliyet" denilen menfaat ihlalini içermektedir. Menfaat ihlali, dava açmada genel kural olan hak ihlalinin istisnasıdır. Menfaat ihlalinin yeterli görülmesi, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinde ifadesini bulan, "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükmünün geniş bir uygulama alanı bulmasını sağlamaktadır. İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır. İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir. Dolayısıyla, iptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir. Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır. Bu çerçevede dava konusu işlem değerlendirildiğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Zorunlu yer değiştirmeye tabi personel" başlıklı 6. maddesinde "Sosyal Güvenlik İl Müdür Yardımcısı, Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürü ve Sosyal Güvenlik Merkezi Müdür Yardımcısı kadrolarında görev yapan personel zorunlu yer değiştirme suretiyle atamaya tabidir." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu ... günlü, ... sayılı işlem ve bu işleme dayanılarak yapılan 15/04/2024 günlü duyuru ve 17/04/2024 günlü ek duyuru doğrultusunda tesis edilen işlemlerde ise hizmet bölgesinde zorunlu çalışma süresini tamamlayan personelden mazeretleri bulunanların belgelerle birlikte dilekçe verebileceği belirtilmiştir. Davacı tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde zorunlu hizmet süresini tamamlayıp zorunlu yer değiştirmeye tabi olan kişilerin mazeret bildirme haklarının bulunmadığı, Yönetmelik kapsamında görev yapan personelin zorunlu yer değiştirmeye tabi olduğu, zorunlu yer değiştirmeye tabi personelin mazeretlerinin alınması ve kabul edilmesi sonucunda gelişmişlik sırasına göre en iyi hizmet bölgelerinde yer alan kadroların sürekli dolu olduğu, görevde yükselme sınavına tabi olan bu kadroların dolu olmasının görevde yükselme sınavına girecek adaylar açısından hak kaybına yol açtığı, davalı idare tarafından 2022 yılında yapılan görevde yükselme sınavına karşı açmış olduğu davanın devam ettiği, dava sonucuna göre atanabileceği ancak tercih yapmak istediği yerlerin dolu olduğu; iddialarıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu Duyurular ile anılan Duyurulara dayalı işlemlerin, 2024 yılı zorunlu yer değişikliği atamalarına ilişkin sürece yönelik olduğu dikkate alındığında, anılan zorunlu yer değişikliğine tabi yönetici kadrolarında bulunmayan davacı ile sözü edilen dava konusu işlemler arasında herhangi bir menfaat ilişkisi kurulamadığı gibi, davacının açtığı halen derdest olduğu ileri sürülen görevde yükselme sınavına ilişkin dava ile dava konusu işlemler arasında da maddi ve hukuki bir bağlılık bulunmadığından, iş bu davada davacının güncel, kişisel veya meşru bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla; davacının davaya konu ettiği işlemlerle ihlal edilen güncel, kişisel ve meşru bir menfaati bulunmadığından bu haliyle davanı ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Aşağıda dökümü yapılan...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Posta giderleri avansından artan tutar ile kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.