13. Hukuk Dairesi 2014/48293 E. , 2016/4973 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının bankalarından kredi kullandığını, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2012/11186 sayılı dosyası ile kr…
**13. Hukuk Dairesi 2014/48293 E. , 2016/4973 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının bankalarından kredi kullandığını, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2012/11186 sayılı dosyası ile kredi alacağı için başlatmış olduğu icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2012/11186 E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın birinci kredi yönünden iptali ile takibin 1.103,14 TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.114,27 TL üzerinden devamına, ikinci kredi yönünden ise 1.247,86 TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.322,69 TL üzerinden davamına, asıl alacaklara takip tarihinden itibaren yıllık %24,72 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, %20 icra inkar tazminatı olan 570,20 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmişir. 1-Davacı, eldeki dava ile davalının bankalarından çekmiş olduğu iki adet tüketici kredisinin ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş, davalı yargılama sırasında davalı ile aralarında takip konusu borca ilişkin olarak takip tarihinden önceki bir tarihte borç tasfiye sözleşmesi yapıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece, bu hususta alınan ek bilirkişi raporunda borç tasfiye sözleşmesinin davacı banka ile davalı arasındaki başka bir takip dosyasına konu kredi kartından kaynaklanan borç için yapıldığı bildirmiştir. Oysa ki; dava konusu icra takibi davalının davacı bankadan kullanmış olduğu iki adet tüketici kredisine ilişkin olduğu, davalının dayanmış olduğu 30/03/2012 tarihli borç tasfiye sözleşmesi başlıklı belgenin bu iki tüketici kredisinden biri olan 345-7824851 numaralı krediye ilişkin olduğu dosya kapsamındın anlaşılmaktadır. O halde mahkemece 30/03/2012 tarihli borç tasfiye sözleşmesi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle, davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 18/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.