T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 29/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2025 NUMARASI : ... Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM …
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 29/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2025 NUMARASI : ... Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ülke içi ve ülkeler arası taze meyve gıda alım satımı işleri yaptığını, davalının ise üretici olduğunu, müvekkili şirkete kayısı ürünü satışı hususunda ihtilaf yaşanılan kişi olduğunu, taraflar arasında dava şirkete satımı konusunda anlaşmaya varılarak taraflar arasındaki ürün satım anlaşmasına bağlı olarak davalıya ait taşınmaz bahçelerde bulunan kayısı ürünlerinin yaklaşık 90.000 kg geleceği garantisi ile toplam 3.080.000,00 TL üzerinden sözlü satım anlaşması yapıldığını, bu ürünlere karşılık olarak ... A.Ş'nin çeklerinin ciro edilemez kaydı şartı ile davalıya teslim olunduğunu beyan ederek açıklanan nedenlerle çeklerden dolayı davacı şirketin davalıya borcunun olmadığının tespitine, davalı tarafın bahse konu çekleri fiilen teslim etmez ise, bu çeklerin iptaline, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemece verilen tedbir kararının yerinde olmadığını, menfi tespit davası açılmayan bir mahkeme tarafından icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre 75.000,00 kg kayısı için sözleşme yapıldığına göre bunu aşacak şekilde kayısı toplayarak müstahsil makbuzu düzenleyen davacının borçlu bulunmadığı iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalının elinde bulunan çeklerin alacağın kesin kanıtı olduğunu, davacının bu çeklerden dolayı borcunun bulunmadığını yine kesin deliller ile ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın kesin delil ile ispat zorunluluğu dışında başkaca delillere dayanmasına muvafakat etmediklerini, davacının iddiaları ile resmi kayıtların birbirleri ile çeliştiğini, bu nedenlerle itirazlarının kabul edilerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, yargılama sonucunda davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğu anlaşılacağından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, %20'den aşağıya olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut uyuşmazlıkta; ihtiyati tedbir talebinin mevcut dosya kapsamı, dava dilekçesi içeriği ve talebin niteliği de nazara alınarak yapılan değerlendirmede, tedbir talep eden açısından ciddi, maddi ve telafisi güç zararlar meydana gelebileceği kanaatine varıldığından alacağın %15'i oranında teminat yatırıldığında; ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, takibe konu çekin davalı tarafça icra takibine konu edilmemesine ilişkin tedbir kararı verildiği, çekin, kambiyo senedi ve dolaşım gücü özelliği dikkate alındığında, diğer hak sahiplerinin haklarını kullanmayı engelleyici tarzda genel olarak ibrazında ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle sadece davalı hakkında tedbir kararır verildiği, ciranta ve yetkili hamil olması muhtemel 3.kişilerin çekten dolayı haklarını kullanmaya engel tedbir kararı verilemeyecek olması nedeniyle çekin hamili veya 3.kişilere bankaya veya takas odalarına ibrazı halinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmediği; davalı vekilince davacının sözleşmede belirlenen kadar meyvenin bahçeden toplandığı ve davacı tarafından buna ilişkin müstahsil makbuzlarını sunduğu bu nedenle davalının yükümlülüğünü yerine getirdiği iddia edilse de davacı tarafından dosyaya sunulan müstahsil makbuzlarına istinaden bir kısım ödemelerin yapıldığı bu hususta taraflar arasında uyuşmazlığın olmadığı, taraflara arasında düzenlendiği iddia edilen ve dosyaya sunulan adi yazılı belge, dava konusu edilen bonoların düzenlenme tarihi de dikkate alındığında dava konusu bonolar yönünden alacak- borç durumunun tespitinin yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafça 07/07/2025 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu; arabuluculuk anlaşamama tutanağının 24/07/2025 tarihinde düzenlendiği; huzurdaki menfi tespit davasının ise 01/08/2025 tarihinde ikame edildiği; esas davanın yasal sürede açıldığı anlaşılmakla; ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.07.2025 tarihli ... D. İş ... karar sayılı kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının ve mahkememizin bu tedbirin devamı yönündeki 05.08.2025 tarihli kararının yerinde olduğu, itirazın reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.09.2025 tarihli ara kararı ile itirazın reddine karar verildiğini, gerek değişik iş dosyası üzerinden gerekse ihtiyati tedbir kararının devamına ilişkin ihtiyati tedbir kararları ile buna ilişkin itirazın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, menfi tespit davalarında İİK.nun 72/2çmaddesi gereği ihtiyati tedbir kararı ancak menfi tespit davası açılan mahkeme tarafından verilebileceğini, menfi tespit davası açılmadan başka bir mahkemeden değişik iş dosyası üzerinden ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, yasal hükmü emredici nitelikte olup yasada istinasının belirtilmediğini, yasa hilafına ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.iş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararı görev ve yetki sınırları aşılarak verilmiş olup ihtiyati tedbir kararının yok hükmünde olduğunu, davaya konu edilen iki adet çekin olduğunu, ancak tedbire itirazın reddine ilişkin gerekçeli kararda ısrarla davaya konu bonolardan bahsedildiğini, bu bile itirazın gerektiği gibi incelenmediğinin bir göstergesi olduğunu, menfi tespit davası açılmadan değişik iş dosyası ile ihtiyati tedbir kararı talebini arabuluculuk görüşmelerinin uzaması gerekçe gösterilmek istendiğini, davacı tarafından dava dosyasına 8 adet müstahsil makbuzu sunulduğunu, müstahsil makbuzlarına göre davacı şirket davalıdan toplam 80.500 kg kayısı aldığını, davacı tarafından itiraza uğramayan satış sözleşmesine göre tahmini 75.000,00 Kg kayısı davalı tarafından davacıya 3.350.000,00 TL bedelle satıldığını, bu bedelin 1.350.000,00 TL'lik kısmı ödendiğini, kalan kısım için davaya konu iki adet çek verildiğini, davalının, bu alışverişten dolayı davacıdan 270.000,00 TL alacaklı olduğunu, davalıya ait bahçelerden davacı şirket tarafından düzenlenen müstahsil makbuzlarına göre 80.500,00 kg kayısı toplandığına göre satış tutarından daha fazla ürün toplandığının belli olduğunu, yasanın aradığı yaklaşık ispat davacı aleyhine davalı lehine gerçekleşmiş olmasına rağmen verilen ihtiyati tedbir kararı yasaya açıkça aykırı olduğunu beyan ederek açıklanan nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile tedbire itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılarak itirazlarının kabulü ile davalı aleyhine verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava kambiyo senedi nedeniyle menfi tespit, inceleme konusu talep ise; icra takibinden önce değişik iş dosyasından verilen tedbirin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece tedbirin devamına karar verilmesi üzerine karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. ... Asliye Ticaret Mahkememizin 17/07/2025 tarihli...D. İş ... karar sayılı kararı ile; çekin davalı tarafça icra takibine konu edilmemesine, takibe konu edildiği takdirde takibin durdurulmasına, yine davalı tarafça bankaya ibraz edildiğinde çeklerin bedelinin ödenmemesine," karar verildiği, tedbirin uygulandığı, mahkemece de tedbirin devamına karar verildiği anlaşılmıştır. İhtiyati tedbir Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' 390/3. maddesinde ise; ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' şeklinde düzenleme bulunmaktadır. İİK'nın 72/2. maddesinde; "İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." şeklinde düzenleme mevcuttur. Dosyanın incelemesinde; değişik iş dosyası üzerinden tedbir verilmesine engel bir husus olmadığı, talebe konu çekin davalı yönünden icra takibine konu edilmemesi isteminin özel kanun niteliğinde olan İİK'nın 72/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmekte olup; ihtiyati tedbir konusu çekin kambiyo senedi niteliğinde olması, ticari hayattaki tedavül kabiliyeti ve ticari senetlere güven ilkesi çerçevesinde iyiniyetli 3. kişilerin hak kaybına sebebiyet vermemek amacıyla, talep konusu çekin iyiniyetli 3. kişilere devir ve temliki neticesi bu kişilerin senette mündemiç hak sahipliğine zarar vermemek hususları dikkate alınarak icra takibine konu edilmesinin engellenmesinin usule uygun olduğu, mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu gözetilerek davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 19/09/2025 tarihli ara karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davalı tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.29/01/2026 ... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.