(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/16114 E. , 2006/16481 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman sınırlandırmasına itiraz ve şerhin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı gerçek kişi ... Köyü Karakuyu mevkiindeki 1961 parsel sayılı taşınmazın kendi adına t…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/16114 E. , 2006/16481 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman sınırlandırmasına itiraz ve şerhin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı gerçek kişi ... Köyü Karakuyu mevkiindeki 1961 parsel sayılı taşınmazın kendi adına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede yapılan ve 19.08.1996-19.02.1996 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, öncesi tamamen orman olmayan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılarak orman alanı içine alındığını, işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman alanı dışına çıkarılmasını ve tapu kaydında bulunan orman şerhinin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne yapılan tesbitin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz ve şerhin iptali davasıdır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1950 yılında yapılan orman kadastrosu, 1966 yılında yapılan genel arazi kadastrosu, 1982 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk tahdidin aplikasyonu, orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, 1985 yılında 2896 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması, 1996 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu bulunmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere ve hükme esas alınan orman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazın 22.05.1950 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda Çiftliktepe 1.Devlet Ormanı sınırları içine alındığı, taşınmazın memleket haritasında orman olarak göründüğü, 1952 yılında bölgede ... tefrik komisyonunca makiye ayrıldığı, ancak 4753 Sayılı Yasa uyarınca tevzilerinin yapılmadığı, daha sonra 1744 Sayılı Yasanın 2. madde, 2896 ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla da 1510 parselden hükmen ve ifrazen gelen çekişmeli 1961 parselin 2 ve 2/B madde uygulamalarına konu edilmeyerek 1950 yılında yapılan orman tahdidinde olduğu gibi orman sınırları içinde bırakıldığı anlaşılmaktadır. Yörede 1966 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında; 1510 parsel 80 hektar 8500 m2 yüzölçümü ile 12.10.1950 tarih ve 32 nolu tapu kaydına dayanarak Hazine adına tesbit edilmiş, dava dışı gerçek kişiler tarafından kadastro tesbitine itiraz davası açılması üzerine mahkemece 1970/21-1972/22 sayılı ilam ile davacılara ait tapu kaydının nereyi kapsadığı belirlenememesine rağmen, ortada davacıların tapu kaydı olduğu belirtilerek 1070 m2’lik bölümün Hazine adına, geriye kalan bölümün ise gerçek kişiler adına tapuya tesciline karar verilerek tapu kaydı oluşmuştur. Davada ..., taraf olmadığı için ... aleyhine kesin hüküm bulunduğundan sözedilemez. ... Beldesinde 6 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca 26.06.1995 tarihinde sınırlandırması yapılmamış yerlerde, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapmak üzere işe başlanmış ve işlem sonuçlarının 19.08.1996 tarihinde ilan edilmesi üzerine temyize konu dava, 6 aylık askı süresi içinde açılmış ise de, çekişmeli 1961 parsel sayılı taşınmazın 1950 yılında orman sınırları içine alındığı, 1979 tarihinde 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre görev yapan orman kadastro komisyonu tarafından meşe- bozuk baltalıklarla kaplı devlet ormanı olduklarına dair çalışma tutanağı düzenlendiği ve 1985 yılında 2896 Sayılı Yasaya 1996 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde uygulama çalışmalarına konu edilmeyerek 1950 tahdidinde olduğu gibi orman sınırları içinde bırakıldığı bu durumda, davanın 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen 6 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığı, aynı maddede 22.05.1987 ... ve 3373 Sayılı Yasa ile tapulu yerler için getirilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin de somut olayda uygulanamayacağı bir yana, bu sürenin dahi çoktan geçtiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, davacının tutunduğu tapu kaydı 22.03.1996 ... 1993/5-1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararında belirtilen tevzi tapusu olmadığı gibi, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2000 ... 1999/62-304 sayılı kararının temyiz incelemesi sırasında verilen ve Y.K.D.’nin Ocak 2003 sayısında yayınlanan Dairenin 01.04.2002 ... ve 2002/1940-2932 sayılı kararında açıklandığı gibi “... İlçesinde görev yapan makiye ayırma komisyonunun 3116 Sayılı Yasanın 5653 Sayılı Yasa ile değiştirilen 1/e maddesi uyarınca çıkartılan yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulmadığı için bu ilçede makiye ayırma işlemine de değer verilemeyeceği, bir an için aksi düşünülse bile makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşan tapu kayıtlarından başka tapulara değer verilemeyeceği de (Y.K.D. Ekim 2002 tarihli sayısında yayınlanan H.G.K.’nun 27.02.2002 ... ve 2002/1-19/97 S.Kararı ile kabul edildiğine göre) gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana iadesine 28/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.