8. Hukuk Dairesi 2012/12217 E. , 2013/13479 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.06.2012 gün ve 500/295 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... 'e aitken düğün hediyesi olarak kendisine hibe edilen ve halen davacının zilyetli…
**8. Hukuk Dairesi 2012/12217 E. , 2013/13479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.06.2012 gün ve 500/295 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı ... 'e aitken düğün hediyesi olarak kendisine hibe edilen ve halen davacının zilyetliği altında bulunan taşınmazın kadastro çalışmalarında 194 ada 131 parsel numarasıyla davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak taşınmazın davalı üzerindeki tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında olup davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının eşi ... tarafından aynı nedenle açılan ve red ile sonuçlanan dava külli halefleri bağlayacağından kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, hibe ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik, hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına yönelik tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmaz 24.01.2002 tarihinde senetsizden devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ileride tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olduğundan davalı ... adına tespit edilmiş, tespite davacının eşi Bekir tarafından itiraz edilmesi üzerine, ... Kadastro Mahkemesinin 2003/ 131-88 Esas-Karar sayılı redde ilişkin ilamının 10.10.2003 tarihinde kesinleşmesiyle tapuya tescil edilmiştir. Davacı dava konusu taşınmazın kayın babasının zilyetliğinde iken düğünde kendisine hibe edildiğini ileri sürmüşken, davacını eşi ... taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek kadastro mahkemesine dava açmıştır. Açıkça görüldüğü üzere, davacı kadastro mahkemesinde görülen ve redle sonuçlanan dosya da taraf olmadığı gibi esasen eşinden gelen bir hakka da dayanmamakta, bağımsız olarak hak iddiasına bulunmaktadır. Eldeki dava ile davacının eşinin taraf olduğu kadastro mahkemesinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olmadığından kesin hüküm nedeniyle davanın reddi doğru değildir. Ancak Kadastro mahkemesinde yapılan yargılamada davacının eşi ...'in feragatinden önce, davanın kabulüne karar verilmiş olup, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 14.04.2003 tarih ve 2003/ 3266 Esas, 2897 Karar sayılı Bozma ilamında keşfe iştirak eden ... mühendisi bilirkişinin raporuna göre taşınmazın tespit tarihine kadar tarımsal amaçla kullanılmadığı sabit olduğundan bozma sevk edilmiştir. Bozma ilamının kapsamına ve dosya içinde bulunan ... mühendisi bilirkişinin ''.. 3 yıl önce iş makinesi ile işlenerek ihya ve ıslah çalışmaları yapılmış, arazi üzerindeki büyük taşlar toplanıp arazi sürülmek suretiyle toprak yapısı tarıma uygun hale getirilmiştir. Şu an yer yer tarım bitkisi olarak domates, kabak, mısır ve ayçiçeği ekili ve dikili tarım yapılmaktadır. Fakat bunlara rağmen arazide bahsedildiği gibi uzun yıllardır tarımsal faaliyet yapılmadığı,toprak yapısı incelendiğinde tespit edilmiştir.'' şeklindeki saptamalarına göre, kadastro mahkemesinin dosyası eldeki dosya için kesin hüküm teşkil etmez ise de, taşınmazın niteliği bakımından kuvvetli delil olduğundan davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.09. 2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.